CHP'den Askeri Hakimler Kanunu Tasarısına Muhalefet Şerhi

Meclis Adalet Komisyonu'nun CHP'li üyeleri Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına yazdıkları muhalefet şerhinde, "Bu düzenlemeler ile askeri yargının tümüyle siyasi iradenin kontrolüne geçmesi istenmiştir." dedi.

CHP'li üyeler; Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Mersin Milletvekilleri Ali Rıza Öztürk ile İsa Gök, Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Adalet Komisyonu'nda kabul edilen tasarıya muhalefet şerhi yazdı.

Karşı oy yazısında, tasarıyla öngörülen Askeri Hakimler Kurulunun yapısı ve askeri yargının idari yapılanmasında Milli Savunma Bakanı'na verilen yetkilerin Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ve "hukuk devleti" ilkesinin bir gereği olan "kuvvetler ayrılığı" prensibine  aykırılık teşkil edeceği iddia edildi.

Kurulun gündemini bakan tek başına belirleyecektir
CHP'nin muhalefet şerhinde şu değerlendirmeler yer aldı:

"Bu düzenlemeler ile askeri yargının tümüyle siyasi iradenin kontrolüne geçmesi istenmiştir. Tasarının özünü oluşturan ASHK düzenlemelerinin bu haliyle kabul edilmesi Anayasamızın 2'nci Maddesinde yerini bulan Cumhuriyetimizin demokratik hukuk devleti niteliklerine yeni sorunlar çıkartacaktır. Son yıllarda AKP iktidarının sayısal çoğunluğunu gözeterek yapmış olduğu çok sayıdaki yasa değişikleri ve bunların uygulanması sonucunda hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, tarafsız ve bağımsız yargı süreçlerinde ortaya çıkan sorunlara bir yenisi bu düzenleme ile eklenecektir.

Öyle bir yapı düşünülmüştür ki, 5 kişiden oluşacak bu kurulun başkanı Milli Savunma Bakanı olacaktır. Kurulun diğer dört üyesini ise Başbakan; Milli Savunma Bakanı'nın önereceği birinci sınıf hakimler arasından seçecektir. Bu kurulun gündemini Bakan tek başına belirleyecektir. Kurulun diğer üyelerinin gündemi belirlemede ve kurulu toplantıya çağırmada hiçbir yetkileri yoktur.

Askeri düzeni olumsuz etkileyecektir
Bu kurula Bakanın önereceği alt rütbeli askeri hakimlerin seçilmesi halinde, bu üyeler kendilerinden kıdemli askeri hakimlerin tayin, ceza ve terfi gibi işlemlerinde söz sahibi olacaktır. Bu durum, askeri düzeni/hiyerarşiyi olumsuz etkileyecektir.

Kurul üyelerinin dört yıllık görev sürelerinin sonunda yeniden seçilmeleri tasarıda hüküm altına alınmıştır. Bu da dört askeri hakim üyenin yeniden seçilmek için kararları alırken bakanın sözünden dışarı çıkmamalarına neden olacaktır.

Kurul askeri yargıyı istediği gibi kontrol edebilecek ve istediği gibi de düzenleyebilecektir
Tasarı ile oluşturulmak istenen bu kurul üstleneceği görevler itibariyle askeri yargıyı istediği gibi kontrol edebilecek ve istediği gibi de düzenleyebilecektir.

ASHK'nın yapacağı atamaların dışında; Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın yargı ile ilgili diğer idari görev kadrolarına atama yetkisi tek başına Milli Savunma Bakanı'na verilmektedir. Bu durumda Bakan yürümekte olan bir dosyanın savcısı veya hakimini belirtilen bu kadrolara atamak suretiyle dosyaya müdahale yetkisi elde etmiş olacaktır."

CHP'li komisyon üyelerinin hazırladığı Askeri Hakimler Kanunu Tasarısına Muhalefet Şerhi şöyle:

"ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI'NA
CHP GRUBU MUHALEFET ŞERHİ

GİRİŞ

Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının Adalet Komisyonundaki görüşmeleri Alt Komisyonun kabul ettiği metin esas alınarak 22 Ocak Perşembe günü yapılmıştır. CHP'nin komisyon üyeleri olarak tasarıya ilişkin görüş ve önerilerimizi gerek alt komisyonun çalışmaları sırasında gerekse komisyon çalışmalarında ayrıntıları ile anlatmaya çalıştık. Alt Komisyon görüşmeleri sonunda tasarıya karşı görüşlerimizi sunmuştuk. Aşağıda bir kez daha ayrıntıları ile sunduğumuz bu düşüncelerimizin tamamına yakın kısmı iktidar grubu ve hükümeti temsilen MSB tarafından dikkate alınmamış ve birkaç değişiklikle askeri mahkemelerin yapısını yeniden düzenleyen tasarı AKP üyelerinin oyları ile Adalet Komisyonunda kabul edilmiştir.

GÖRÜŞ VE İTİRAZLARIMIZ

A) Tasarı ile Askeri Mahkemelerin yapısı, askeri hakimler ile ilgili olarak mesleğe kabul etme, atama, nakletme, birinci sınıfa ayırma ve birinci sınıf olma, disiplin cezası verme ve disiplin cezalarını silme, görevden uzaklaştırma işlemlerinin Milli Savunma Bakanının Başkanlığında ve bakanın seçeceği dört birinci sınıf askeri hakimden oluşacak HSYK benzeri bir Askeri Hakimler Kurulunca yapılması öngörülmektedir. Tasarıda bu anlayış ile 357 Sayılı Askeri Hakimler Kanununda çok sayıda madde yeniden düzenlendiği gibi, son dönemlerde yapılan Anayasa değişiklikleri yanında; Anayasa Mahkemesinin Askeri Ceza Kanununun bazı maddeleri hakkında vermiş olduğu iptal kararlarının zorunlu bir sonucu olarak da 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanununda ve askeri mahkemeleri yeniden düzenleyen değişiklikler ile 353 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda da düzenlemeler yapılmıştır.

B) Komisyondaki görüşmelerde yeni eklemeler sonucu 51 maddeden oluşan bu tasarının ana unsurunu 13'üncü, 14'üncü, 15'inci ve 16'ncı Maddelerinde düzenlenmiş olan ASKERİ HAKİMLER KURULU (ASHK) oluşturmaktadır. Bu düzenlemeler ile askeri yargının tümüyle siyasi iradenin kontrolüne geçmesi istenmiştir. Tasarının özünü oluşturan ASHK düzenlemelerinin bu haliyle kabul edilmesi Anayasamızın 2'nci Maddesinde yerini bulan Cumhuriyetimizin demokratik hukuk devleti niteliklerine yeni sorunlar çıkartacaktır. Son yıllarda AKP iktidarının sayısal çoğunluğunu gözeterek yapmış olduğu çok sayıdaki yasa değişikleri ve bunların uygulanması sonucunda hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, tarafsız ve bağımsız yargı süreçlerinde ortaya çıkan sorunlara bir yenisi bu düzenleme ile eklenecektir.

1- Öyle bir yapı düşünülmüştür ki, 5 kişiden oluşacak bu kurulun başkanı Milli Savunma Bakanı olacaktır. Kurulun diğer dört üyesini ise Başbakan; Milli Savunma Bakanının önereceği birinci sınıf hakimler arasından seçecektir.
2- Bu kurulun gündemini Bakan tek başına belirleyecektir. Kurulun diğer üyelerinin gündemi belirlemede ve kurulu toplantıya çağırmada hiçbir yetkileri yoktur.
3- Bu kurula Bakanın önereceği alt rütbeli askeri hakimlerin seçilmesi halinde, bu üyeler kendilerinden kıdemli askeri hakimlerin tayin, ceza ve terfi gibi işlemlerinde söz sahibi olacaktır. Bu durum, askeri düzeni/hiyerarşiyi olumsuz etkileyecektir.
4- Kurul üyelerinin dört yıllık görev sürelerinin sonunda yeniden seçilmeleri tasarıda hüküm altına alınmıştır. Bu da dört askeri hakim üyenin yeniden seçilmek için kararları alırken bakanın sözünden dışarı çıkmamalarına neden olacaktır.
5- Tasarıda öngörülen bu Kurul oluşumu itibariyle, 2010 anayasa değişiklikleri öncesindeki HSYK'dan dahi geriye gidiş niteliğindedir.
6- ASHK'nın bu yapısının; mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı ilkelerine aykırılığı göz önüne alındığında, Kurul tarafından yapılan atamalar da bu ilkelere uygun olmayacaktır.
7- Tasarı ile oluşturulmak istenen bu kurul üstleneceği görevler itibariyle askeri yargıyı istediği gibi kontrol edebilecek ve istediği gibi de düzenleyebilecektir.
8- Anayasa Mahkemesi (04 Haziran 2014 tarihli ve 2013/82 E., 2014/100 K. sayılı) kararı ile, "askeri hakimlerin meslekte yükselmelerini doğrudan etkileyen disiplin cezalarını verme yetkisinin yürütme organının üyesi olan MSB'ye ait olması, yargılamanın taraflarında askeri hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda güvensizlik ve şüphe uyandırabilir. Böyle bir güvensizlik ve şüphenin ortaya çıkma olasılığı… mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı ilkelerine aykırı…" olduğu gerekçesi ile, Milli Savunma Bakanının askeri hakimlere disiplin cezası vermesine ilişkin hükmü iptal etmiştir.
9- Mevcut kanundaki uyarma ve kınama cezalarının MSB tarafından verilmesinin AYM tarafından iptal edilmesinden sonra, bu cezalara ilave olarak bu Tasarı ile öngörülen (Madde/9) çok daha ağır nitelikli (kademe ve derece ilerlemesinin durdurulması, yer değiştirme ve meslekten çıkarma) cezaların, yargılamanın taraflarında; askeri hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda güvensizlik ve şüphe uyandırabilecek yapıdaki bir (MSB ve onun seçtiği 4 üyeden oluşan) Kurul tarafından verilmesi, hükmün hâkimlik teminatı ve mahkemelerin bağımsızlığına aykırı görülerek bir kez daha Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline neden olabilecektir.

C) Tasarının 4'üncü Maddesinde ASHK'nın yapacağı atamaların dışında; Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın yargı ile ilgili diğer idari görev kadrolarına atama yetkisi tek başına Milli Savunma Bakanına verilmektedir. Bu durumda Bakan yürümekte olan bir dosyanın savcısı veya hakimini belirtilen bu kadrolara atamak suretiyle dosyaya müdahale yetkisi elde etmiş olacaktır. Ayrıca 2802 sayılı Hakim ve Savcılar Kanunun 37'nci maddesinde Adalet Bakanlığında görev yapacak hakimlerin muvafakatinin alınması hükmü mevcut iken, tasarıda (madde 4/son) bakan tarafından idari görevlere atanacak askeri hakimlerin muvafakati aranmamıştır.

D) Yürürlükteki 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 16. Maddesine göre tüm askeri hakimlerin ataması üçlü kararname ile yani Milli Savunma Bakanı ve Başbakanın müşterek kararnamesi ve Cumhurbaşkanının onayı ile yapılmaktadır. Mutlaka HSYK benzeri bir kurulun oluşumu düşünülecek ise kurulun oluşumunda, yargılamanın taraflarında askeri hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda güvensizlik ve şüphe uyandırmayacak bir yapı öngörülmelidir. Bu amaçla askeri yargının önceliklerinin ve ihtiyaçlarını dile getirmek ve üyelerin siyasi otorite tarafından seçilmesini önlemek amacıyla üyelerin makam bazında belirlenmesi daha uygun olacaktır. Örneğin bağımsızlıkları konusunda bir şüphe bulunmayan askeri yüksek yargı organlarının; Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin başkan ve üyelerinin kurulda temsil edilmesini sağlayan bir kurul yapısı düzenlenmelidir.

E) Tasarının görüşmeleri sırasında tespit ettiğimiz diğer bir konu da şudur. Askeri yargıyı yeniden düzenleyecek olan böyle önemli bir tasarı hazırlanırken Bakanlığın çoğunlukla kendi arzu ettiği düzenlemeleri yasalaştırmak istediği anlaşılmıştır. MSB'lığı Kuvvet komutanlıklarından bir görüş almamış, Genel Kurmay Başkanlığına görüş sormuş ancak oradan gelen görüşlere de pek itibar etmemiştir. Diğer taraftan Askeri Yargıtay ve AYİM'nin de tasarı hazırlanırken görüşlerine itibar edilmediğini belirtmek gerekir.

F) Tasarıyla öngörülen Askeri Hakimler Kurulunun yapısı ve Askeri yargının idari yapılanmasında Milli Savunma Bakanına verilen yetkiler; Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ve "hukuk devleti" ilkesinin bir gereği olan "kuvvetler ayrılığı" prensibi ile Anayasamızın;

Yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağına ilişkin 9. Maddesine;

Hakimlerin görevlerinde bağımsız oldukları, hiçbir organ,  makam, mercii veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremeyeceğini düzenleyen 138. Maddesine;

Hakimler mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler' hükmünü içeren 140/2 Maddesine;

Askeri yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri, askeri savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre düzenlenir' hükmünü içeren 145/Son Maddesine; açıkça aykırılık teşkil edecektir.

Belirtilen nedenlerle tasarıya muhalif olduğumuzu belirtiyoruz."

    Salı, 27 Ocak 2015 14:41

Bağlantılı Konular