"Cumhurbaşkanı, hükümeti ve anayasal sistemi kendi kişisel boyunduruğu altına almak istemektedir"

Atilla Kart Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, bir ülkede anayasal darbelerin sadece asker eliyle ya da askeri vesayet yoluyla gerçekleştirilmeyeceğini, Türkiye'nin artık bu dönemleri aştığını söyledi.

AB süreci, demokratik olgunluğun gelişmesi ve diyalektik süreçlerin yarattığı bu sonucun, demokrasi için ciddi bir kazanım olduğunu belirten Kart, "Türkiye'de artık darbeler görev ve nüfuz suistimali yoluyla yapılmaktadır. Halkın oyuyla iktidara gelen AKP iktidarı; bu gücünü ve meşruiyetini istismar ederek Anayasal kurumlarımızı askıya almış, mevzuatımızı talan etmiştir." iddiasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık edeceğini kamuoyuyla paylaştığını anımsatan Kart, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu'na başkanlık etme yetkisine sahiptir, bunda bir tereddüt yoktur. Sorunun özü şudur; bu konuda Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa'nın 104. maddesinde ve diğer ilgili mevzuatta düzenlenen yetkileri dışında icrai yetkisi yoktur. Bu kapsamda, Hükümet icraatının içinde ve yönetiminde olamaz. İcraat yetkisi ve sorumluluğu hem anayasal hem siyasi ve hem de yasal boyutlarıyla Bakanlar Kurulunu'ndur. Cumhurbaşkanı'nın, Bakanlar Kurulu'nun kararlarını ve icraatlarını, siyasi yerindelik yönünden denetleme yetkisi yoktur. Hal böyle olmasına rağmen; söylem ve uygulamalarıyla Hükümet icraatının bir organı durumunda olan Cumhurbaşkanı'nın bu durumu, Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmek ve yönetmek suretiyle fiili ve kurumsal hale getirmek istediği görülmektedir.

Cumhurbaşkanı bir taraftan her tür icrai yetkiyi kullanmak ve Anayasa'nın getirdiği sorumsuzluk zırhına bürünmek; diğer taraftan ise Hükümeti ve anayasal sistemi kendi kişisel ve siyasi boyunduruğu altına almak istemektedir. Böyle bir anlayış ve uygulamanın demokrasilerde yerinin olmadığı açıktır."

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 31 Aralık 2014 15:25

Bağlantılı Konular