"Türkiye'de harf devriminin kaldırılması bin tane Recep Tayyip Erdoğan orta yerde olsa mümkün değildir"

Engin Altay: "Düşünen, konuşan çocuklar ya cezaevinde ya mezarda. AKP'nin ileri demokrasi anlayışının Türkiye'yi getirdiği nokta bakımından herkesin ibretle izleyip, şiddetle karşı çıkması gereken bir durum."

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Konya'da bir lise öğrencisinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanmasına dikkat çekti ve gelinen noktada sulh ceza hakimliklerinin hükümetin infaz timi haline dönüştüğünü, bunun demokrasilerde kabul edilemez olduğunu söyledi.

Engin Altay, Mehmet Ayvalıtaş'ın ve Berkin Elvan'ın katillerinin dışarıda, Mehmet Ayvalıtaş ile Berkin Elvan'la aynı yaştaki M.E.A'nın düşüncesini açıkladığı için içeride olduğunu belirterek, "Yani düşünen, konuşan çocuklar ya cezaevinde ya mezarda. AKP'nin ileri demokrasi anlayışının Türkiye'yi getirdiği nokta bakımından herkesin ibretle izleyip, şiddetle karşı çıkması gereken bir durum." dedi.

Lise öğrencisinin, Kubilay'ın şehit edilişinin 84. yılı etkinlikleri sırasında yaptığı bir konuşma nedeniyle tutuklandığına işaret eden Altay, "Sulh ceza hakimi Derviş Mehmet'in görevini ve rolünü üstlenmiştir. Türkiye'de yaşan herkesi hukuk devleti için mücadele etmeye ve direnmeye çağırıyorum." ifadesini kullandı.

Siyasi parti binalarında polis araması yapılmasını da eleştiren Altay, aramaya gerekçe olan kararları veren hakimleri de Türkiye tarihinde ibretlik bir olay olan tahkikat komisyonlarına benzetti.

AKP iktidarının Türkiye'yi getirdiği noktanın sivil diktatörlük anlayışı olduğunu belirten Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkçe'ye ilişkin yapmış olduğunu değerlendirmeye de değindi.

Erdoğan'ın sözlerini hayret ve ibretle izlediklerini belirten Altay, şunları kaydetti:

"Devletin laik niteliğini, hukuk devleti olma özelliğini içselleştiremeyen zihniyetin hezeyanına ibretle tanık olduk. 12 Eylül darbesi Türk Dil Kurumu'nu kapatmıştı, AKP bunu bir adım ileri götürerek, Türk Dili'ni kapatmaya çalışmaktadır. Bu harf devrimine karşı açık, aleni bir tecavüzdür. Rejimle ve cumhuriyetle olan sorunlarını artık gizlemekten vazgeçtiklerinin çok açık bir göstergesidir. Anlaşılan o ki demokrasiyi bir tramvaya benzetenlerin tramvayı son durağa gelmiştir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2012 yılında dil sempozyumunda yaptığı konuşmada, "Zaman zaman söyleniyor, "Türkçe ile felsefe yapılmaz" diye. Bunların tamamı ırkçılık kokan açıklamalardır." dediğini aktaran Altay, bugün ise bunun tam tersi ifadelerde bulunduğunu söyledi.

Geri kafalılıktır ve yobazlıktır
Engin Altay, "Takiyenin, riyakarlığın, samimiyetsizliğin bu kadar açık bir şekilde ortaya çıktığı bir nokta olamaz. Dün söylediği Erdoğan'ın kendi anlayışıdır, 2012'de söylediği takiyeci anlayışı ve yaklaşımıdır. Latin alfabesiyle uğraşıp, 'Arap alfabesiyle Türkçe konuşalım' demek karşı devrimciliktir. Cumhuriyeti içselleştirmemek, cumhuriyetin icatlarına imtina etmek, modernleşmeyi reddetmektir, gericiliktir, geri kafalılıktır ve yobazlıktır. Ama bilinmesi lazım ki Türkiye'de harf devriminin ortadan kaldırılması tekrar geri dönülmesi bir değil bin tane Recep Tayyip Erdoğan orta yerde olsa mümkün değildir." şeklinde konuştu.

Eski bakanların yargının önünde hesap vermelerine müsaade et
Dört eski Bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nun karar toplantısının 5 Ocak Pazartesi gününe ertelendiğini hatırlatan Altay, hükümetin samimiyse komisyon üyesi AKP'li milletvekillerinin özgür iradeleriyle karar vermelerine müsaade etmesi gerektiğini savundu. Altay, "Gereğini yap, 5 Ocak'ta yolsuzluk ve rüşvete adı karışmış eski bakanların yargının önünde hesap vermelerine, olabiliyorsa aklanmalarına müsaade et, Başbakan'a bu çağrıyı yapıyoruz. Meclis AKP'nin kirli çamaşırlarının temizleneceği bir çamaşırhane değildir."

Engin Altay, konuşmasında bugün bazı gazetelerde yer alan Milli İrade Platformu adı altında çeşitli sivil toplum kuruluşlarınca verilen "Yeni Türkiye yolunda şimdi yeni şeyler söylemek lazım" başlıklı ilanı da eleştirdi.

"Yeniden vatan cephesi" ifadesini eklediği ilanı gazetecilere gösteren Altay, bunun Türkiye'de büyük bir kutuplaşmanın işareti olduğunu belirtti.

Bu süreçlerin sonu iç savaştır
Engin Altay, bir gazetecinin TOKİ ile ilgili yaptığı haberden dolayı eşinin Sağlık Bakanlığı'ndaki görevinin askıya alındığı iddialarına ilişkin sorular üzerine de AKP'ye karşı olan herkesin darbeci ilan edildiği bir dönem yaşandığını söyledi ve şöyle dedi;

"Topluma 'ister severek, isteyerek, ister ürkerek bana teslim ol, bana biat et, bana teslim olmazsan seni yaşatmam', mesajı veriliyor. İş şirazeden çıktı, tadı kaçtı. Bir büyük toplumsal ayrışmaya Türkiye gidiyor. Bunun sonu iyi olmaz. Temenni etmeyiz ama böyle işler, bu süreçlerin sonu iç savaştır. 16 yaşındaki çocuğu cumhurbaşkanını eleştirdi diye hapse atan yönetim demokratik olma özelliğini kaybetmiştir. Eğer yönetim diktatoryal bir anlayışla ülkeyi sevk ve idare ediyorsa sokakların hareketlenmesi kaçınılmaz. Biz bunu olsun diye söylemiyoruz. Herşey barışçıl olsun ama AKP işin tadını kaçırdı."

Bartın İl Milli Eğitim Müdürü'nün okul müdürlerine gönderdiği SMS mesajı ile yeni yıl kutlamalarının yapılmamasını istediği ifade edilerek, nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Altay, "sapkınlık" karşılığını verdi.

Engin Altay'a, internete erişim ile ilgili yeni bir yasal düzenlemenin olabileceği yönündeki açıklamalar da hatırlatıldı. İnternet erişimi ile ilgili düzenlemenin CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğinin altını çizen Altay, "Şimdi bunlar Anayasa Mahkemesi'nin arka bahçesinden dolanarak yeni bir kanun teklifi ile Meclis'e gelebilirler. Bence o teklifi şöyle vermeleri lazım; 'Başbakan'ın ağabeyi tarafından kendisine verilen talimatlar için, ayrıca kanun çıkarılmaz. Başbakan tarafından çıkarılacak genelgeler, kanun hükmünde kararname niteliğindedir' denirse daha kolay olur. Bu kadar hukukla cebelleşmek demokrasilerde görülen bir durum değildir." diye konuştu.

Engin Altay bir soru üzerine görüşlerini açıklarken, "14 Aralık halkın haber alma özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, darbedir, tecavüzdür hatta." dedi.

    Perşembe, 25 Aralık 2014 16:50

Bağlantılı Konular