Tezcan: "Cumhurbaşkanı elini Osmanlıcanın üzerinden çeksin"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan yazılı bir açıklama yaparak Cumhurbaşkanını samimi olmaya, kendisini Osmanlıca eserlerin korunmasına çaba göstermeye çağırdı.

Bülent Tezcan açıklamasında şöyle dedi:

"Osmanlıcaya ve Osmanlıca yazılmış kültür birikimine sahip çıkma konusunda gerçekten samimiyse sayıları 300 bini aşan elyazması eserlerin doğru dürüst bakımının yapılması sağlansın.

Arap alfabesi ile Osmanlıca olarak yazılmış olan bu eserlerin konularına göre ayrımının yapılması, kağıt ve cilt bakımının yapılarak kalıcılaştırılmasının sağlanması en acil görevdir. Bu eserlere gerçekten önem veren kişi, Osmanlıcayı istismar etmeden önce bu önlemleri almalıdır.

Bur
ada demagoji yaparak halkın kafasını karıştırmaya gerek yok. Bu yazma eserlerin korunması halkımızın en önemli beklentisidir. Bu konuda 12 yıldır hiçbir adım atmadığı gibi, üstüne üstlük eserlerin önemli bir bölümünü rutubetli, küflü ortamda çürüme tehlikesi altına koyanlar Osmanlıcadan bahsetme hakkına sahip değildir.

Yunus Emre'den Aşık Veysel'e kadar uzanan ve bugün de güçlenerek süren düşünce birikimi, Anadolu halkının konuştuğu arı duru ve estetik niteliği yüksek Türkçe ile üretilmiştir. Cumhurbaşkanı bu can alıcı gerçeğin ya farkında değildir, ya da kasten ört bas etmek istemektedir.

Türkiye Cumhuriyetinin en önemli kazanımlarından birisi olan harf devrimiyle; Türkçe’nin bilim, sanat, edebiyat ve felsefe dili olarak gelişmesinin önü açılmıştır. Bugün bu devrim sayesinde Türkçe ile en yetkin ve en üst nitelikli eserler üretilebilmektedir. Özellikle felsefe alanında Türkiye'de geliştirilen felsefi düşünce doğrultusunda Türkçe en karmaşık felsefe sorunlarını bile bilimsel bakımdan eksiksiz olarak anlatma yeterliliğini taşımaktadır.

Durum böyleyken Türkçeyle bilim ve felsefe yapılamaz diyebilen bir Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olamaz. Çünkü Türkçe olmaksızın Türk toplumu ve Türkiye olamaz. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı Türkçeyle felsefe yapılmaz sözüyle ağzındaki baklayı çıkarmıştır: Cumhurbaşkanı Türkçe yerine Arapçayı koymak istemekte, ancak bunu açıkça söyleme cesareti bulamamaktadır.

Cumhurbaşkanının, Türkçenin bu alanda ne kadar yetkinleştiğini görmesi için, sadece Türkçe olarak yazılmış felsefe sözlüklerine ve başvuru yapıtlarına bakması bile yeter. Ancak kitabı "merkep yükü" gibi görenlerden bunu anlamasını beklemek tabii ki hayaldir.

Cumhurbaşkanı bu sözleriyle, bütün üniversitelere, özellikle üniversitelerin felsefe bölümlerine, sanatçılara, edebiyatçılara, bilim adamlarına açıkça hakaret etmektedir."

    Perşembe, 25 Aralık 2014 16:25

Bağlantılı Konular