"17 Aralık 2013 tarihinde Türkiye öfke ve utanç içinde bir güne başladı"

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 17 Aralık 2013 tarihinde Türkiye'nin öfke ve utanç içinde bir güne başladığını söyledi.

Soruşturma kapsamındaki fezlekelerde rüşvet, adam kayırmacılık, altın kaçakçılığı, kara para aklama iddialarının yer aldığını belirten Oran, "O gün Türkiye, 'babacığım' tapeleriyle, evlerde para kasalarıyla, kamu bankalarının genel müdürlerinin evlerinde ayakkabı kutuları ve onların içinde dolarlarla, bakan çocuklarının evlerinde para sayma makineleriyle tanıştı." diye konuştu.

İstanbul Milletvekili Umut Oran, "Davutoğlu 'Bu ülkede yolsuzluk ve rüşvet olmadı' diyorsa, dört eski bakanı görevlerine iade etsin, onlarla birlikte seçim mitinglerini dolaşsın." dedi.

Ortaya çıkan yolsuzluk rakamının 252 katrilyon lira olduğunu iddia eden Oran, 77 milyon nüfus kapsamında ele alındığında, yolsuzluğun kişi başı maliyetinin 3 bin 273 lira olduğunu ifade etti. Oran, işsizlerin bu parayla 7,5 yıl asgari ücret, emeklilerin 25 bin lira ikramiye alabileceğini, atanamayan tüm öğretmenlerin atanabileceğini ifade etti.

Umut Oran, bu iddialar karşısında başka ülkelerde yöneticilerin istifa ettiğini, ancak Türkiye'de bu konuda bir "pişkinlik" söz konusu olduğunu söyledi.

Siyasi ahlak ve etik yasası çıkmalı
Hükümetin, söz konusu iddialar karşısında sesinin çok yüksek çıktığını belirten Oran, "Biliyoruz ki sesin çok yüksek çıkması, suçluluk psikolojisinin gereğidir. Bu sözler, yolsuzluk iddialarına karışan, o zamanın Başbakanı bugün Cumhurbaşkanlığı'nda oturan kişinin sözleri" dedi.

Bütün bu olayların ardından yapılan seçimlerde, iktidar partisinin her şeye rağmen birinci parti olarak çıktığını kaydeden Oran, şöyle devam etti: "Ama hala küstahlığa devam ediyorlar. Bu sefer çalınan paralar yetmedi, araziler gasbedildi, kaçak saraylar inşa edildi. Yaklaşık maliyeti 5 katrilyon lira olan bu kaçak saraya baktığımız zaman; o saraylarda otururken, kara toprağa düşen binlerce madencimiz, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden binlerce işçimiz, açlıktan ölen 2,5 yaşında Kübra bebek, babasının sırtında bir çuval içinde soğukta son yolculuğuna çıkan 1,5 yaşındaki Muharrem aklınıza gelmiyor. Yani hem suçlusunuz hem güçlüsünüz.

Bu ülkede geçen sene bu tarihte büyük bir yolsuzluk yaşandı. Bununla yaşamak bir acı. Bütün dünyaya rezil oluyoruz. Biz, 'İktidar olduğumuzda ilk 100 gün yapacağımız en önemli işlerden biri siyasi ahlak ve etik yasasını getirmek ve komisyon kurmak" diyoruz. TBMM'nin onurunu, itibarını koruyabilecek şekilde, bir siyasi etik yasasının çıkması lazım. Bu kanun tekliflerini geçtiğimiz dönemlerde de verdik. 12 senedir bunu söylüyoruz. Sen G-20'ye Dönem Başkanlığı mı yapıyorsun Davutoğlu? G-20'nin gündeminde yolsuzlukla mücadele mi var Davutoğlu? O zaman gel, hep beraber, milletvekili dokunulmazlığını kürsüyle sınırlayalım. Her milletvekili mal beyanında bulunsun, şeffaf olsun. Eğer samimiysen, sen G-20'de yolsuzlukla mücadele yılında, Türkiye adına Başkanlık yapacaksan, gel bu yasayı çıkar."


Oran, siyasi ahlak ve etik yasasının getirilmesi için kanun teklifi hazırladıklarını ve "hodri meydan" diyerek, bugün TBMM Başkanlığı'na sunduklarını bildirdi.

Bakanları görevlerine iade et
Umut Oran, 14 Ağustos 2011 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan'ın partisini kurarken, "Üst yönetimde etkin olan herkesin mal bildirimini genişletiyoruz." dediğini anımsattı. AK Parti'nin, parti tüzüğünde de "Siyasetin kirlenmesini önleyen yasal düzenlemeler yapılacaktır. Siyaset bir rant aracı görüntüsünden kurtarılacaktır. Seçimle gelen herkesin kanunen vermek zorunda olduğu mal bildirimi şeffaf olarak kamuoyunun bilgi ve denetimine sunulacaktır" ifadelerine yer verildiğini belirten Oran, "İşte getirdim yasa teklifini. Gelin bunu çıkaralım." dedi.

Oran, şöyle devam etti; "Bugüne kadar ne söyledilerse tam tersini yaptılar. Mesela şeffaf mal beyanında bulunacağız dediler ama şu anda yasal zorunluluğu bile çiğniyorlar. Mal beyanlarına baktığınız zaman evlatlar çok hayırlı, babalarına borç vermiş durumdalar. Eşlerinin altınları sürekli azalıyor. Memleketteki arazileri hiç değer kazanmıyor. O kadar çelişkiler var ki.

Ben Başbakan'a sesleniyorum; siz yargıyı sıfırladınız. 17 ve 25 Aralık soruşturma dosyalarını kapattınız. Sanıklarla ilgili takipsizlik kararları çıktı. Buradan, 'Ortada bir şey yok. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonları olmadı. Bir hayal gördük' çıkıyor. O zaman niye duruyorsun? Madem her şey normal, o zaman eski Başbakan'ın görevden aldığı dört bakanı görevlerine iade et. Hatta seçim geliyor, al bunları yanına seçim mitinglerini dolaş.

Ben yasa teklifimi getirdim. Davutoğlu'na 'hodri meydan' diyorum. Davutoğlu, 'Ülkede yolsuzluk ve rüşvet olmadı' diyorsa, o zaman bakanları görevlerine iade et."


Oran, kürsüde, Davutoğlu ve dört eski bakanın bir arada bulunduğu fotoğrafı göstererek, "Böyle bir görüntü ortaya çıkacak." dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Oran, İstanbul merkezli "paralel yapı" operasyonunu değerlendirirken, "Türkiye operasyonlar ülkesi haline geldi. Herkes makul şüpheli. Kim bu hükümet gibi düşünmüyorsa, hükümete yönelik darbe teşebbüsünde bulunuyor. Bu bir akıl tutulması." dedi.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 17 Aralık 2014 11:18

Bağlantılı Konular