Tanrıkulu'ndan KPSS sınav adaylarının emeklerinin karşılığı için meclis araştırması

Sezgin Tanrıkulu, 2010 yılı sonrası sürekli hale gelen ve her sınavda kamuoyunu şaşırtmanın ötesine geçen skandalların araştırılması, emeğe saygı çerçevesinden emek veren, alın teri döken adayların tamamen alın terlerinin karşılığını alması amacıyla Anayasamızın 98., Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını istedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun Meclis araştırması isteği ve gerekçesi şöyle:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

7 Temmuz 2012 tarihinde ÖSYM tarafından Kamu Personeli Seçme Sınavı ( KPSS ) düzenlenmiş ve 987.352 kişi katıldığı ÖSYM tarafından açıklanmıştır. Sınav öncesinde, sınav süresince ve sınav sonrasında KPSS soruları Sosyal Medya Sayfaları ( Facebook, Twitter vb. ) ve internet sitelerinde yayınlanarak kamuoyunda ÖSYM yönelik 2 yıldır oluşan güvensizlik daha da artmış ve kamu vicdanı yara almıştır.

2010 yılında gerçekleştirilen KPSS'de yaşanan kopya ve soruları sızdırma skandalları henüz aydınlatılamamışken son iki yılda ÖSYM tarafından düzenlenen hemen hemen her sınavda yeni skandallar eklenmiş ve son olarak 7 Temmuz'da gerçekleştirilen KPSS ile doruğa ulaşmıştır.

2010 yılında yapılan KPSS'nin sis perdesi aydınlatılamamış bir nevi aydınlatılmak istenmeyerek üzeri örtülmek istenmiştir. 2010 yılında yaşanan KPSS skandalları ile ilgili şüpheler 7 Temmuz 2012 sınavına kadar taşınmış ve bu sınavda da şaibelerin sınav sırasında ortaya çıkması halk nezdinde tepkiyle karşılanmıştır.

7 Temmuz 2012 tarihinde 987.352 adayın katıldığı sınav soruları öncesinde kişisel sosyal medya sayfalarında, daha sonrasında da haber sitelerinde ve dershane sitelerinde yayınlanmıştır. Yayınlanan sorular bire bir sınav sorularıdır. www.beyazkalem.com.tr internet sitesi kısa zaman içerisinde önceden hazırlanmışçasına 120 sorunun yer aldığı kitapçığı sitesinden yayınlamış ve yayınlanma sonrası site yöneticisi soruların sosyal medya sayfalarında yapılan paylaşımlardan derlenerek yapıldığını açıklamıştır. Kamuoyunda oluşan baskılar sonrası ÖSYM'de soruların yayınlanmasının kurumu yıpratmak amaçlı olduğunu ve öğrencilerin hafızalarında soruları tutmasıyla yayınladığını açıklamıştır.

Öncelikle bu iki açıklama gerçek dışı ve hayal ürünüdür. Adaylar 120 dakikada 120 soruya yönelik verdikleri emek süresince soruların detayına kadar ezberlemeleri mümkün değildir. Eğer böyle bir şey mümkün ise o zaman bu adayların bulunup ödüllendirilmesi ve üst organlarda bu üstün yeteneklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Soruların en ince detayına kadar hatırlanması ve bu soruları da sınav sürerken servis edilmesi alınan toplama kampı sınav önlemleri ile kesinlikle ve kesinlikle bağdaşmamaktadır. Yayınlanan sorularda haritaların en ince detayları dahi adaylar tarafından teyit edilmiş ve skandal adeta ispatlanmıştır.

Ayrıca iddialar bunlarla da sınırlı kalmamaktadır. Sınav soruları öncesinde bir takım dershaneler tarafından deneme sınavlarında sorulmuş ve adeta sınava yönelik hazırlık yapılmıştır. İnternet Forum sayfalarında bir çok aday itirafta bulunmuş soruların kendilerine önceden verildiğini paylaşmıştır. Bu iddiayı da internet üzerinde hizmet veren arama motoru 'google' verileri doğrulamaktadır. Sınava yönelik sorular gece saatlerinden itibaren arama motorunda aranmış ve bu aramaya yönelik veriler sınav saatine kadar artmıştır.

İnternet forum sayfalarında birçok ilde sınava saatler kala sınav sorularının belli ücret karşılığından satıldığı iddia edilmekte ve satın alan kişilerin bunu itiraf etmesiyle şüpheler tamamen yerini ispatlanmış bir skandal olduğunu kanaatine çevirmiştir.

Yapılan açıklamalar ne kamuoyunu nede tatmin olmak için can atan kesimleri tatmin etmemiş tam tersi iddiaları güçlendirmiştir. 2010 skandalı üzeri örtülmek istenmiş, bunun için toplama kampı sınav önlemleri hayata geçirilmiştir. Su şişelerin reklam yazılarının dahi sınav alanına giremediği ve lavaboya çıkmanın dahi yasak olduğu bir sistemde sınav soruları sınav başladığı anda yayınlanmıştır. Ayrıca ezberde tutulması açıklaması tamamen bir fiyaskodur. Günümüzde kendi bilincinin farkına varan küçük çocuklara dahi masallarda yer almayacak ifadelerin resmi organlarca açıklamaya dönüşmesi ÖSYM kurumunun geldiği içler acısı durumu ispatlamaktadır.

Ülkemizde artarak devam eden diplomalı işsiz intiharları ile birlikte sınav skandalları artık can almaktadır. Emek veren kişilerin yetkili organlara olan güveni azalmakta, toplumda ciddi kaygılara yer vermektedir. Bu kaygıların ölümler ile sonuçlanmasının vebali ise sorumluları himaye altına alan anlayışa aittir.

2010 yılı sonrası bir TV dizisi tadında sürekli hale gelen ve her sınavda kamuoyunu şaşırtmanın ötesine geçen skandalların araştırılması, emeğe saygı çerçevesinden emek veren, alın teri döken adayların tamamen alın terlerinin karşılığını alması, yaşanan diplomalı işsiz intiharları sonucu can alma boyutuna kadar uzanan bu skandalların aydınlatılması için gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasamızın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğünün 104 üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Dr. Sezgin Tanrıkulu
CHP İstanbul Milletvekili"

    Pazar, 14 Aralık 2014 14:48

Bağlantılı Konular