CHP AKP'nin sınavsız torpilli VİP-2 atama listelerini açıkladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Arıç'tan Hüseyin Çelik'e kadar, torpil deryasında yakınlarını yüzdürerek KPSS'den kaçıran AKP yöneticilerinin ikinci torpil listesini de açıkladı ve hesap sordu.

CHP Sözcüsü Koç düzenlediği basın toplantısında torpilli sınavsız AKP'nin VİP atamalarını teşhir etti ve şunları söyledi;

"Değerli arkadaşlarım, geçen hafta içerisinde bir açıklama yaptık ve Türkiye bu haberle çalkalandı. Yüzbinlerce KPSS mağduru ayağa kalktı. Çünkü açıkça bir haksızlık yaşanıyordu Türkiye'de. AKP'li birçok bakan ve milletvekilinin yakınlarının sıradan vatandaşların girdiği KPSS sınavına hiç uğramadan, kapısından bile geçmeden istisnai bir takım özel kadrolara atanarak bu istasyon kadrolarda bir iki gün, bazen birkaç saat durdurulup başka kadrolara geçirildiğini belgeleriyle ortaya koymuştuk. 4-5 gün bu açıklamayı Cumhuriyet Halk Partisi adına yapan ben özellikle sustum. Tepkileri görmek istedim. İlk şaşkınlıktan sonra inkar edemeyecekleri bazı gerçeklerle karşı karşıya kaldıklarını gördüler anladılar. Bir iki canhıraş ses yükseldi. Milli Savunma Bakanı dedi ki, bahsedilen kişi benim bacanağım değil, bacanağımın kardeşi dedi. Buna benzer bir takım komik açıklamalar ortaya çıktı. Hiçbirisi söylediğimiz durumu çürütemedi, reddedemedi. Bu bir başlangıçmış meğerse. Vatandaşın o kadar çok bağrı yanmış ki bu konuda o tarihten itibaren Cumhuriyet Halk Partisine ihbar yağmaya başladı. Şunlar mail ve posta yoluyla gelen çeşitli ihbarlar. Konuşmamın biraz ileriki döneminde köstebeklikle anılan AKP sözcüsünün benim için söylediklerine cevap vereceğim. Paralel yapının papağanı olmuş Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü. Kim söylüyor bunu? AKP sözcüsü Beşir bey söylüyor. Kim Beşir bey? Şu Deniz Feneri davasında hani şu Kırıkkale'deki zanlılara telefon ederek aman arazi olun, bilgileri, belgeleri yok edin, polis geliyor diye köstebeklik yapan ve bu marifeti de yargı kararıyla açığa çıkartılan kişi.

Bak Beşir bey, biz paralel, dikdörtgen, kare, üçgen bilmeyiz. Bizim o taraklarda bezimiz yok. Paraleli en iyi bilen sensin. İş tutanda sensin. Beraber düşüp kalkanda sensin. Bu ihbarlar nereden geliyor biliyor musunuz bu bilgiler? Senin eski milletvekillerinden geliyor. Senin bürokratlarından geliyor. Senin parti teşkilatlarından geliyor. Sade vatandaşlardan geliyor. Daha da akmaya devam ediyor. Yani minareyi çaldınız kılıfına sokamıyorsunuz. Çürümeye başladınız, tükeniyorsunuz artık. Kendi içinizden bağırıyorsunuz biz kirliyiz, biz vicdani suç işledik.

Değerli arkadaşlarım, şimdi gerçi bunlar şeytana bile pabucu ters giydirecek bir kadro, bu yetenekleri olduğunu biliyoruz. Hırsızlığı, yolsuzluğu, rüşveti makbul meslekler arasına soktuklarını biliyoruz. Haramla akraba olduklarını biliyoruz. Yüzbinlerce insanın hakkını, ahını aldıklarını biliyoruz. Hukuk tanımadıklarını görüyoruz, biliyoruz, yaşıyoruz, pişkinliği, arsızlığı zirveye taşıdıklarını da görüyoruz, tanık oluyoruz. Pişkinliğin bu kadarı olmaz, yüzsüzlüğün, arsızlığın bu kadarı olmaz. Dolanıp duruyorlar. Lafı çevirmeye çalışıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanına bir takım suçlamalar dile getirmeye çalışıyorlar. Kim yapıyor bunu? Hani şu ışınlanan Başbakan yapıyor. Kumandayla yönetilen Başbakan yapıyor. Sayın Kılıçdaroğlu söyledi 700 akraba değil 7 kişi gösterin dedi, belgeyi koyun dedi siyaseti noktalayacağım dedi. Bu kadar açık bir irade sergiledi. Kendi pisliklerini örtmek için bir algı oluşturmaya çalışıyorlar.

Değerli yurttaşlarım, bu kadronun marifeti budur. Onun için bu haram havuzlarını oluşturdular. Onun için kendilerine maaşlı papağanlar, kalemler tuttular. Onun için kendi pisliklerini örtmek için yapamayacakları, iftira atamayacakları kişi, kurum yok.

Değerli basın mensupları, bunlar darbe mağduriyeti edebiyatına sığınıp demokrasiye ve hukuka darbe yapan bir kadro. Bu suçların ve günahlarının bedelini elbette ödeyecekler. Bunu ödemekten hiçbir zaman kurtulamayacaklar.

Şimdi değerli arkadaşlarım, bu uygulamaların sadece vicdanlara değil, hukuka da, liyakata da aykırı olduğunu ayrıca hazineyi de zarara uğrattığını söyledik. Bakın, Sayıştay Genel Kurulunun 2005 yılında verdiği kararda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı merkez saymanlığı hesaplarının incelenmesi sırasında 657 sayılı devlet memurları kanununun 59. maddesi hükmü uyarınca istisnai memuriyet kadrosuna atananların KPSS sınavına katılmadıkları halde bir süre sonra sınavla girilebilecek memur kadrolarına atandığının tespit edildiği bildirildi. Bu Sayıştay Genel Kurulunun açıklaması. Sözkonusu hükmün uygulama ve sonuçları bakımından hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte görüldüğü belirtilen kararda sınava girmediği halde bazı kişilerin istisnai memurluk kadrolarına atanmaları devlet memurluğu alımı için duyurulan sınava katılarak başarılı olmuş, ciddi yükseklikte puanlar almış ve atamayı bekleyen kişiler aleyhine haksız bir durum oluşturduğunu açıkça raporunda belirtti. Bu da anayasanın kişilerin kanun önünde eşitlik ve kamu hizmetine girmede eşitlik ilkelerini ihlal edici nitelikte bulunmaktadır ifadesine de yer verdi.

Şimdi kendi içlerinden gelen ihbarlarla bazı isimler daha söyleyeceğim size. Tuğçe Özer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafçısı Kayhan Özer'in kızı. Gençlik ve Spor Bakanlığında iki gün basın müşaviri olarak görev yaptırılıyor bu sayede memuriyete açıktan atanmış oluyor.

İki; Yasin Ekrem Selim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde örtülü ödeneğin başında olan Maksut Selim'in oğlu. Açıktan atamayla AB bakanlığında müşavirlik kadrosu veriliyor. Dünya kadar uluslararası ilişkiler bölümünden mezun olmuş genç üniversiteli işsiz.

Ali Taha Koç, eski Kültür Bakanı Atila Koç'un oğlu. Sınavsız olarak Başbakanlıkta önce müşavir, sonra baş müşavir yapılıyor. Ardından da başkan olarak atanıp sarayın bilişim biriminin başına getiriliyor.

Fatma Erten, Mehmet Ali Şahin'in teyzesinin kızı. KPSS'den aldığı puan yetmeyince dönemin TBMM Başkanı yakını sayesinde önce sözleşmeli olarak meclise bağlı devlet arşivlerine alınıyor. Bir süre sonrada istisnai kadro ile mecliste müşavir yapılarak memur olması temin ediliyordu. Bununla da yetinmiyor yeğeninin eşinin bulunduğu Kastamonu'nun, Karabük'ün Safranbolu ilçesindeki Meslek Yüksek Okuluna memur olarak gönderiliyor.

Nurettin Şar, AKP'li Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan'ın milletvekilliği döneminde danışmanlığını yapıyor. Önce Türksat direktörlüğüne kısa bir süre öncede sınavsız olarak geçen toplantıda da belirtmiştim Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Yönetim Sistemleri Koordinatörlüğüne getiriliyor. Her biri bir cevher bunların. Keşfedilmemiş cevher. Ancak birinci akraba olduktan sonra yetenekleri, cevherleri keşfedilebiliyor.

Ahmet Can Turpçu, yeni AB Bakanı Volkan Bozkır'ın özel kalem müdürü Anıl Turpçu'nun kardeşi. Kısa bir süre önce AB Bakanlığında müşavir yapılarak açıktan memuriyete atanıyor.

Latif Çelik, Hüseyin Çelik'in yeğeni. KSS puanı memur olmaya yetmeyince TBMM'de istisnai kadro ile memur yapılıyor.

Sami Kunduroğlu, Egemen Bağış, bu isim yabancı değil size herhalde. Egemen Bağış'ın Amerika'dan arkadaşı. Önce Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğine alınıp açıktan memur yapılıyor, daha sonra naklen atamayla AB bakanlığı müşavirliğine getiriliyor. Yani Egemen Bağış'ın arkadaş kontenjanından danışmanı. AB ile ilgili müzakerelerde niye bu kadar başarılı olduğumuzu şimdi çok iyi anlıyorsunuz değil mi?
Oluşturulan kadroyla herhalde AB müktesebatını en ince detaylarına kadar bilebilecek bir uzmanlar kadrosu yerleştiriyorlar akraba kontenjanından.

Ayşe Kunduroğlu, Sadi Kunduroğlu'nun eşi deminki. AB bakanlığında açıktan atamayla başkan yapılıyor, sonra bakanlığa bağlı ulusal ajansta görevlendirilerek maaşı iyileştiriliyor. Açık öğretim mezunu arkadaş.

Mehmet Safi Öztekin, yine Egemen Bağış'ın özel kalem müdürü İbrahim Bayram'ın arkadaşı. Zafer Çağlayan döneminde ekonomi bakanlığında özel kalem müdürü olarak açıktan memur yapılıyor. Dört kafadarlar ya bunlar. O iki kafadarın arasındaki arkadaş, akraba paslaşması.

Dolunay Yüksel, elinde belge Arapça yazılı harflerin önünde gülümseyerek, hangi çağda yaşadığını unutmuş Başbakanın eşleri Sare hanıma halterci bir danışman atanıyor. Sare hanımın sekreterlik yapan kadın halterci Dolunay Yüksel 3 bin 600 ek göstergeli ve bol ikramiye ve yüksek maaşla Başbakanlık müşavirliğine atanıyor. Yani en az 3 yıl süreli yüksek öğrenim veren fakülte ve yüksek okulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavıyla giren ve belirli bir süre meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlilik sınavı sonunda atanan müfettiş ve uzmanların mesleklerinde en az 8 yıl görev yaptıktan sonra erişebildikleri şu 3 bin 600 ek göstergeye adeta paraşütle hiçbir liyakat ve kariyer gözetilmeksizin atanıyor. 28 Kasım 2014 tarihli 29 bin 187 sayılı resmi gazeteyle bütün müfettiş ve uzmanların gözünün içine sokarak, dalga geçer gibi atanıyor.

Ey neye gülümsediğini bilmeden ortalarda dolaşan Başbakan, bak sende de neler var.

Adil Murat Alan, AKP Kahramanmaraş Milletvekili ve TBMM Eski Başkanvekili Nevzat Pakdil'in danışmanı TİB'e sınavsız olarak uzman yapılıyor.

Çağla Seymenoğlu, Trabzon milletvekili Safiye Seymenoğlu'nun kızı. Ekrem Serim'in yeni evlendiği eşi herhangi bir sınava girmeden açıktan atamayla Başbakanlık basın ve halkla ilişkiler müşavirliğinde memur yapılıyor. Ne kadar işsiz var Trabzon'da, ne kadar KPSS sınavına girip yeterlik puanı alıp atanamayan var Trabzon'da?

Tuğba Nur Ciğeroğlu, AKP Uşak eski milletvekilinin kızı. İktisat fakültesi mezunu, üniversitede akademisyen olmak istiyor ve baba devreye giriyor. Önce Karahallı Meslek Yüksek okulunda kadro açılıyor fakat eski vekilin kızı sıralamada ilk 4'e giremiyor. Ardından Eşme Meslek Yüksek Okulunda yeni bir kadro açılıyor. Ama bu kadro bankacılık ve sigortacılık mezunu olmayı gerektiriyor. İlan süresinin dolmasına iki gün kala alım şartları değiştiriliyor ve bu değişiklik yaygın bir biçimde kamuoyuna duyurulmuyor. Eski vekilin kızı babasının referansı ile üniversiteye nihayet kapağı atıyor.

Mustafa Erken, AKP Uşak eski milletvekili Mustafa Çetin'in eşinin yeğeni. Kendi çocuklarını geçen dönem söylemiştik Mustafa Çetin'in. Şimdi eş kontenjanına geldi. Eşinin yeğeni. Uşak valiliği özel kalem müdürlüğüne atanarak istisnai kadrodan memur yapılıyor. Diğer AKP milletvekillerine haksızlık yapmış bu Mustafa Çetin. Yani o kadar çok akraba kontenjanı kullanılmış ki bunun üzerinden diğerlerinin hakkı yok mu? Onlarda iktidara el kaldırıyorlar.

Değerli arkadaşlarım, Zeynep Sezal, eski Kahramanmaraş milletvekili Ali Sezal'ın kızı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından KPSS'si olmadığı halde Kahramanmaraş'a öğretmen olarak atanıyor.

Çiğdem Erdoğan Atabek, AKP Sakarya il kadın kolları başkanıyken Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcılığına atanıyor. 81 doğumlu. KPSS'ye hiç ihtiyaç duyulmaksızın 8 bin ek göstergeli makama paraşütle oturtuluyor.

Zafer Tarık Daroğlu, Erzurum AKP Gençlik Kolları Başkanı iken dönemin bakanı ve Erzurum milletvekili Recep Akdağ tarafından Sağlık Bakanlığına müşavir olarak atanıyor.

Selim Terzi, AKP Üsküdar Gençlik Kolları Başkanı. Açıktan atama ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğüne getirilerek memur olması sağlanıyor.

Alperen Karaosmanoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun yıllar özel kalem müdürlüğünü yapan şimdiki Bilim Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu'nun oğlu. AB Bakanlığında açıktan atamayla memur yapılıyor. Bir süre sonrada maaşların oldukça yüksek olduğu Başbakanlık Yatırım Destek Ajansına geçiyor. Allah bir kere yürü ya kulum dedi ya bunlara ne kural, ne bir şey. İstedikleri yere kadar gidecekler.

Talha Yanılmaz, Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz'ın yeğeni. Belediyenin istisnai memurluk kadrosu olan özel kalem müdürlüğüne getirilerek memur yapılıyor, bu göreve getirilmeden önce esnaflık yapan bir arkadaş.

Elif Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Eski Daire Başkanı Hüseyin Öztürk'ün kızı AB Bakanlığına açıktan atamayla müşavir yapılıyor. AB karnemiz o kadar başarılı ki bu kadro sayesinde. Mustafa Seçen Nevşehir Belediye Başkan Yardımcısı Atila Seçel'in oğlu. Önce belediyede özel kalem müdürlüğüne açıktan memurluk, ardından TRT'ye geçiş yaptırılarak Televizyon Daire Başkanlığında işe başlatılıyor.

Bir örnek, Tuna Bekleviç. AKP'nin iktidarda olduğu yıllara götürüyorum sizi yine 2007 yılı. Bu arkadaş bir eşeğin boynuna ben bile bu ülkeyi sizden daha iyi yönetirim yazılı bir pankart asmıştı. 2011'de bu şekilde ağır eleştiriler yönelttiği AKP'nin Edirne'den ikinci sıra milletvekili adayı oldu seçilemedi avucunu yaladı. Ödülünü AB Bakanlığına danışman yapılıp açıktan memur olarak atanarak aldı. O eşek ne yapıyor şimdi sormak lazım.

Bu arada zaman zaman iyi polisi oynayan, Haluk Koç'un bütün söylediklerine yalan diyemem diyebilen ama dün Bursa'da kendi saha ve seyircisi önünde coşan, iyi polisliği bırakıp farklı bir kimliğe bürünen çift kimlikli siyasetçilerden birisi Sayın Arınç. Sana bir soru, yeğenin ve ağabeyin veya kardeşin TBMM'de milli saraylar koruma, danışman kadrosuna senin döneminde atandılar mı, atanmadılar mı? Benim oğluma da şu teklif edildi, böyle oldu, şu oldu, bu oldu. Bırak iyi polisliği bırak. Var mı yok mu çık söyle bakalım.

Değerli arkadaşlarım, bu listeler birde şu var. Bunları okumuyorum. AKP VİP torpiliyle liyakata dayanmadan hızla memuriyete yükseltilenler var. Bir şekilde memurlar ama inanılmaz şekilde kademeleri aşanlar var. İlk söylediklerim ismen sınava girmeden istisnai kadrodan memur yapılanlar. Bunun listesi de ayrı. Bunları da arkadaşlarım size takdim edecekler.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Davutoğlu hani şu kumandayla başbakanlık yaptırılan kişi var ya ortada konuşuyor. Kılıçdaroğlu'na atıp tutuyor. Yorum şu; hani tartışmalarda demişler ya ama Amerikalılarda Kızılderilileri öldürmüşlerdi. Bu mantık içerisinde bir savunmaya geçmiş durumda. Şunu söylüyor onun diliyle söylüyorum. Kılıçdaroğlu diyor ki, bana bir 4 yıl ver gerisini istemem. Neden biliyor musunuz diyor, çünkü biliyor AKP dönemlerinde hazine doldu, ekonomi bereketlendi, rezervlerimiz rekor düzeylerde. Gelecek dolu hazineyi merkez bankasındaki rezervleri harcayacak alıp şapkasını gidecek. Yok öyle yağma diyor.

Sayın Davutoğlu, hazine doldu da uçaklarla gelen dolarlar mı doldu, uçaklarla gelen altınlarla mı doldu? Üretmeden nasıl doldu bu iş?

Şimdi bak, şunu iyi dinle Sayın Davutoğlu, öyle her daim gülümseyerek ne dediğini bilmeden sağa sola sataşırsan senin alnına bu lafları çakarlar. Çalıp kaçmak, kaçanın önüne yatmak, hazineyi boşaltmak, kaçak sarayın klozetine altın fiyatı ödemek, harcayamadıklarınızı ayakkabı kutularına saklamak, en sonunda da sıfırla oğlum sıfırla demek sizin işiniz sizin. Biz hazine boşaltamayız. Biz diyoruz ki koltuğa yapışmayacağız, koltuk için bütün değerleri ayak altına almayacağız. Aramızdaki temel fark bu. Sen bunu anlamazsın. Sen oraya bak 17 Aralık geliyor. Yapılan hırsızlıkları, yolsuzlukları, alınan rüşvetleri soruşturtamamak için o makama ışınlandın, getirildin. Bunu iyi bil. Senin karnen bu. Sen şartlı geldin o göreve.

Değerli arkadaşlarım, birde çok hisli bir bakanımız var Bilim Sanayi Teknoloji Bakanı Fikri Işık. Hissediyor bazı şeyleri bu arkadaş biliyorsunuz. Dikkatinizi çekerim söyle bir söz söylüyor. Varsa ufak tefek hırsızları falan filan onu da büyütüp şey yapmaya çalışıyorlar. Ufak tefek hırsızlıklar varsa da onu da büyütüp şey yapmaya çalışıyorlar.

Ey bilim bakanı, bu ülkede ekmek çalan, baklava çalan çocuk mahkum oldu. Gemiyi gemicik yapan çalan elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Koluna 700 milyarlık saat takan makamdaşın utanmadan kaçak saatin vergisini de devlete ödetiyor. Sizleri rehin alan bazı sahtekar işadamları uçağından çalınan 292 kilo altının akıbetini sormuyor bile. Bunlar küçük hırsızlık mı? Allah aşkına Sayın Bilim Bakanı, senin de alnın secdeye geliyor biliyorum. Hepiniz mi münafıksınız? Müslümanlıkta hırsızlığın küçük, büyük diye ayrıldığını sen mi öğretiyorsun şimdi? Böyle bir şey var mı?

Değerli arkadaşlarım, köstebeklikle maruf iktidar sözcüsüne söyledim bir kere daha hatırlatıyorum. Bakın bu ihbarların hepsi eski milletvekillerinizden, bürokratlarınızdan, yaptığınız haksızlıklardan ezilen kendi yandaşlarınızdan geliyor, akıyor. Dosyayı gösterdim. Şimdi yani siz çürüdünüz, birbirinizi ihbar ediyorsunuz artık. Bırak paraleli, üçgeni, dörtgeni.

Bir duyuru yapmak istiyorum bütün yurttaşlarıma.

Değerli yurttaşlarım, bu şekilde tüm duyumlarınızı ve haksız memur alımlarını duyurmak için bir web sitesi oluşturduk. Bunun adını veriyorum, haksizatama.com. Bütün duyumlarınızı bildirin. Bunlar kendi kaynaklarımızla doğrulandıktan sonra teşhir edileceklerdir.

Ayrıca TBMM'ye bir araştırma önergesi vereceğiz. 2002'den itibaren istisnai memur alımı yolu ile KPSS'ye girmeden kaç kişi hangi bakanlıkta, hangi devlet kurumunda memur yapıldı ve nerelere yükseltildi. Büyük bir ihtimalle bunu reddedeceksiniz. Ama bunu vereceğiz.

Ayrıca bu hafta içinde de ben bir televizyon programında söylediklerim için açıkça suç duyurusunda bulunuyorum demiştim. Bu ülkede baskıya direnebilecek tüm namuslu savcıları göreve çağırmıştım. Çıt yok. O zaman Ankara Cumhuriyet Savcılığına milletvekili arkadaşlarımızla biz suç duyurusunda bulunacağız.

Değerli arkadaşlarım, geldiğimiz süreç budur. Çürüyen bir devlet, rüşveti, hırsızlığı, yolsuzluğu bırakın kayırmayla vicdanların sömürüldüğü, kul hakkının yendiği bir yapıya dönüşmüş durumdayız. Bunu bilhassa canım çalıyorlar da iş yapıyorlar diyebilen hala vicdanlarını köreltmemiş, AKP'ye inanarak oy vermiş namuslu, mütedeyyin tüm yurttaşlarıma ifade ediyorum. Sizin de hakkınız yeniyor. Sizde bu işin mağdurusunuz. Onun için bu hukuk tanımazlara, bu akraba, yandaş kayırmacılarına hep beraber bir yanıt vermek zorundasınız. Unutmayın İsmet Paşa'nın bir sözü var "Bir ülkede namuslularda en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır."

Değerli arkadaşlarım, soru almayacağım. Konuyu bu şekilde bağlamak istiyorum. Sizlere iyi çalışmalar diliyorum."

    Pazar, 14 Aralık 2014 10:36

Bağlantılı Konular