Kılıçdaroğlu: "Türkiye bir sivil darbeyle karşı karşıya. Bir darbeci hükümet var"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Bahar Tamaylıgil'in cenazesine katılmak için gittiği İstanbul'da gazetecilerin sabah başlayan operasyonlarla ilgili sorularını yanıtladı.

"İnternet siteleri basıldı, gazeteler basıldı, gazeteciler içeri atıldı. Şimdi bu demokrasilerde olan olaylar değil bunlar. Türkiye bir sivil darbeyle karşı karşıya. Bir darbeci hükümet var. Demokrasiye doğrudan darbe yapılıyor. Medyaya yönelik darbe yapılıyor, üniversitelere yönelik darbe yapılıyor.

Düne kadar şunu söylüyorlardı bizi darbecilikle suçluyorlardı düne kadar. Oysa darbeden en büyük zararı gören parti biziz. Onların Genel Başkanları hapse atılmadı, bizim Genel Başkanlarımız hapse atıldı. Onların milletvekilleri hapse atılmadı bizim milletvekillerimiz hapse atıldı. Onların malvarlığına el konulmadı bizim malvarlıklarımıza el konuldu. Ama biz hep geçmişi geçmişte bıraktık geleceğe bakmak istedik. Ama onlar hep bizi suçladılar. Bugün geldiğimiz noktada açık ve net şunu görüyoruz. Hükümet bir darbe hükümetidir, demokrasiye yönelik darbe yapılmaktadır, yapılıyor. Sadece yeni değil öteden beri var. Dün tekrar çıktılar dediler ki, Ergenekon davaları için efendim bize kumpas kurdular. Sen iktidarda değil misin? İktidarda başka bir hükümet mi vardı, başka birisimi Başbakanlık koltuğunda oturuyordu.

Bugün geldiğimiz noktada şu gerçeği herkesin bilmesini isterim. 17 - 25 Aralık operasyonları bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk ve bütün dünya tanık oldu. Şimdi bu operasyonların yıldönümünde bunu kapatmak istiyorlar, örtmek istiyorlar. Vatandaş bunları bir daha hatırlamasın istiyorlar. Ama emin olun 17 - 25 Aralık yolsuzluk olayları artık tarihe maloldu, önümüzdeki süreçte bunun bütün ayrıntıları ortaya çıkacaktır. Bunu herkes biliyor. Hükümet ne yaparsa yapsın yeni operasyon mu yapar, yeni bir darbe mi yapar ne yaparsa yapsın bunları unutturamayacaktır. Ben unutmayacağım, çocuklarım unutmayacak, torunlarım unutmayacak. Bu ülkenin bütün düzgün insanları, namuslu insanları bunu unutmayacak. Artık bu tarihe malolan bir olaydır.

Dolayısıyla medyaya yönelik operasyonlar yapılıyor, televizyon dizilerine yönelik operasyonlar yapılır. Yani hangi yüzyılda yaşıyoruz Allah aşkına?


Soru: "Efendim basın özgürlüğü adına birde bu yayın organları ve başka yayın organları da bazıları gazete ve televizyonlar meclise ve cumhurbaşkanlığına alınmıyor, haberleri de takip edemiyorlar. Bundan da eleştiriler var."
Kemal Kılıçdaroğlu: "Elbette arkadaşlar. Yani şimdi siz medyanın özgürce çalıştığı bir ortamı yaratmazsanız doğal olarak Türkiye'deki demokrasi algısı batının öngördüğü ya da gerçekleştirdiği şeklinde bir demokrasi olmadığını hepimiz kabul ederiz ve kabul ediyoruz da zaten. Hibrit demokrasi olarak tanımlıyorlar. Siz hangi gazeteciye hangi gerekçeyle sansür uygulayacaksınız veya onu akredite edip veya etmeyeceksiniz. Başbakanlığa gelsin, Cumhurbaşkanlığına gelsin şu şu gazeteler, şu şu televizyon kanalları gelsin bunlar gelmesin. Niye hangi gerekçeyle yapıyorsunuz bunu? Bunun mantığı var mıdır? Yoktur bunun mantığı. Düne kadar pek çok şey söylediler. Başörtülü kadınların başörtüsü üzerinden siyaset yaptılar. Bugün başörtülü kadınların yerlerde sürüklendiğini, onların dövüldüğünü görüyoruz. Kim samimi, kim değil. Ve şunu açık yüreklilikle de ifade edeyim bütün bu olaylar sakın ola ki milletimizde bir umutsuzluk yaratmasın."

    Pazar, 07 Aralık 2014 09:40

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica