CHP’den Ekonomi Raporu: “Enflasyon beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti, önümüzdeki aylarda daha da yukarı gidebilir”

“10. Kalkınma Planı'nın ve Merkez Bankası'nın 2013 enflasyon hedefleri çöktü"

 

“Dünya bedava paranın sonuna geldi ama Türkiye'de finansman ihtiyacı giderek artıyor”

“Kısa vadeli dış borç çeyrek asrın rekorunu kırdı”

“Bu gidiş hayra alamet değil”

CHP’nin ekonomi raporunda, Haziran ayı enflasyonunun beklentilerin çok üzerinde gerçekleştiği ve çekirdek enflasyonda düşüş eğiliminin kırıldığı belirtildi. Raporda, döviz kurundaki artışların da yansımasıyla enflasyonun önümüzdeki aylarda daha da yukarı gidebileceği kaydedildi.

Merkez Bankası’nın ve 10. Kalkınma Planı’nın 2013 enflasyon hedeflerinin tutması için yılın ikinci yarısında enflasyondaki artışın yüzde 1–1,2 düzeyinde kalması gerektiğinin ifade edildiği raporda, “Bunun gerçekleşmesi ise bu konjonktürde mümkün değil” değerlendirilmesinde bulunuldu.

Raporda, Türkiye’nin vadesi bir yıldan önce dolacak borç stokunun 115 milyar doları bulduğu kaydedilerek, “Yani Türkiye’nin her 100 dolarlık dış borcunun 33 doları kısa vadelidir. 1989’dan bu yana yayımlanan dış borç verileri içinde bu bir rekordur” denildi.

ABD Merkez Bankası(FED) Başkanı Ben Bernanke’nin parasal genişlemenin sonuna gelinebileceği yönündeki açıklamalarının ardından, küresel ekonomide bedava para döneminin sonuna gelindiğinin belirtildiği raporda, 350 milyar dolara varan dış borcu olan Türkiye’nin “finansman ihtiyacının azalmak bir yana daha da artırdığı” belirtilerek, “Bu politika ilerleyen günler için hayra alamet değil” denildi.

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 64. Ekonomik Görünüm Raporu’nda Mayıs ayı dış ticaret verilerinin ve Haziran ayı ihracat rakamlarının ihracattaki sıkıntıların yılın ikinci üç ayında da sürdüğünü gösterdiği ifade edildi. TÜİK verilerine göre ihracatın Nisan’da yüzde 1,1 düştüğünün, Mayıs’ta ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4’lük sınırlı bir artış gerçekleştiğinin kaydedildiği raporda, Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre de Haziran’da, ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,6 arttığı hatırlatıldı.

 İkinci çeyrekte ihracat artışı duracak

“Yılın ilk üç ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artan ihracatın, ikinci üç ayda sıfıra yakın artış göstermesi çok büyük olasılık” denilen raporda, ihracat göstergelerinde düşüşün bir sebebinin de geçen yıl İran’a yapılan ve ihracat olarak görünen altın ödemelerinin bu yıl sonlanması olduğu belirtildi.

İhracattan sorumlu ithalattan sorumsuz bakan

Raporda, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın altın cinsinden yapılan ödemeleri ihracat hanesine yazdığı belirtilerek, “Geçen yıl ‘yağ satarım, bal satarım, altın da satarım’ diyerek bu operasyonu kendi karnesine yazan ‘ihracattan sorumlu ama ithalattan sorumsuz’ Ekonomi Bakanı; şimdi düşen ihracat performansı karşısında ihracatçılarımızı daha gayretli olmaya çağırması ise tam bir AKP fırsatçılığı” değerlendirmesinde bulunuldu.

Tüketim malı ithalatı yüksek

İlk beş ayda dış ticaret açığındaki artışın yüzde 17 civarında olduğunun ifade edildiği raporda, yatırım malı ve enerji hariç ara mal ithalindeki artışın tüketim malı ithalindeki artışın çok altında kaldığına dikkat çekildi.

Bedava para döneminin sonu gelirken türkiye'nin finansman ihtiyacı artıyor

ABD Merkez Bankası(FED) Başkanı Ben Bernanke’nin 22 Mayıs’ta yaptığı parasal genişlemenin sonuna gelinebileceği yönündeki açıklamaların ardından dünya piyasalarında yarattığı etkilere de dikkat çekilen raporda, “Küresel ekonomide bedava para döneminin sonuna gelirken, finansman ihtiyacının azalmak bir yana daha da artması ilerleyen günler için hayra alamet değil” denildi. Raporda, Bernanke’nin başlattığı sürecin “Türkiye gibi yüksek finansman ihtiyacı olan ülkeler için elverişli finansman ve likidite koşullarının sona ermek üzere olduğunu gösterdiği” değerlendirmesinde bulunuldu.

Parasal sıkılaşmadan en çok Türkiye etkilenecek

Uluslararası Finans Enstitüsü’nün tahminlerine göre önümüzdeki yıl Türkiye’ye benzeyen ekonomilere gelecek sermayenin “2009’dan bu yana en düşük seviyeye” ineceğinin belirtildiği raporda, Enstitü’nün tahminlerine göre FED’in parasal sıkılaştırmasından en çok sarsılacak ülkelerin başında da Türkiye’nin geldiği kaydedildi.

Borçlar artıyor, Türkiye hakkındaki risk algısı da

Yılın ilk üç ayında Türkiye’nin dış borç stokunun da 12,4 milyar dolar artarak 350 milyar dolara ulaştığına dikkat çekilen raporda, bunun Türkiye hakkında risk algısını artırdığı ifade edildi. Raporda, AKP iktidara geldiğinde 129,6 milyar dolar olan Türkiye’nin dış borcunun 10 yılda 2,7 kat arttığı belirtildi.

Kısa vadeli borç oranında çeyrek asırlık rekor

Türkiye ekonomisindeki kırılganlığı artıran bir başka unsurun da kısa vadeli dış borçlar olduğunun belirtildiği raporda yılın ilk üç ayı itibariyle vadesi bir yıldan önce dolacak borç stokunun 115 milyar doları bulduğu kaydedilerek, “Yani Türkiye’nin her 100 dolarlık dış borcunun 33 doları kısa vadelidir. 1989’dan bu yana yayımlanan dış borç verileri içinde bu bir rekordur” denildi.

Sorumluluğu üstlerinden atmaya çalışıyorlar

Artan dış açıkların ve kısa vadeli borçların Türkiye’nin ellerine adeta kelepçe geçirdiğinin belirtildiği raporda, AKP’nin uyguladığı ekonomi politikalarının Türkiye’yi benzer ekonomiler içinde en kırılgan ekonomi haline getirdiği, Merkez Bankası rezervlerinin artan kırılganlıklar karşısında yetersiz kaldığı, yaşanan son dalgalanmada Merkez Bankası’nın altın dahil brüt döviz rezervinin Mayıs ayından 21 Haziran haftasına kadar 1,3 milyar dolar eridiği ifade edildi. “Kısa vadeli dış borç ve cari açıkla kıyaslandığında zaten yetersiz olan döviz rezervlerinin çok dikkatli yönetilmesi ve barutun boş yere harcanmaması gerekiyor” denilen raporda, hükümetin bu yaşanan sıkıntıların sorumluluğunu “faiz lobisi”, “dış mihrak”, “diyaspora” gibi “ne olduğu pek de anlaşılmayan” kesimlere atmaya çalıştığı vurgulandı.

Enflasyon beklenenin çok üzerinde

Son açıklanan verilere göre Haziran’da enflasyonun piyasa beklentisinin yaklaşık 8 kat üzerinde gerçekleştiğinin ifade edildiği raporda, üretici fiyatlarında da artışın beklenenden çok yüksek geldiği belirtilerek, “Böylece Haziran ayında 12 aylık enflasyon TÜFE’de yüzde 8,3; ÜFE’de ise yüzde 5,2 oldu” denildi.

Önümüzdeki aylarda enflasyon daha da artacak

Raporda, çekirdek enflasyon göstergelerinin de enflasyonun artık belirli bir tabana oturduğunu ve düşüş eğiliminin kırıldığını gösterdiği kaydedilerek, Haziran’da döviz kurunda başlayan artışın, henüz enflasyona yansımadığı, döviz kuru ile girdi fiyatlarındaki artışın enflasyonu önümüzdeki aylarda daha da yukarı itebileceği değerlendirmesinde bulunuldu.

Plan hedefi de merkez bankasının hedefi de tutmaz

Raporda, TCMB’nin 2013 yılsonu için enflasyon hedefinin yüzde 5, 10. Kalkınma Planı’na göre ise 2013 resmi enflasyon tahmininin yüzde 5,3 olduğu belirtilerek, “Hedefin ve son resmi tahminin tutması için yılın ikinci yarısında enflasyonda sadece yüzde 1–1,2 artış gerekiyor. Bunun gerçekleşmesi ise bu konjonktürde mümkün değil” ifadelerine yer verildi.

Borsa çakıld, kur ve faiz patladı

Beklentileri aşan enflasyon verisinin piyasaların moralini de bozduğu ifade edilerek, açıklanan veriler sonrasında dolar kurunun, Merkez Bankası’nın günlük dolar satışı ihalesini 50 milyon dolara indirmesinin de etkisiyle yeniden 1,95 TL seviyelerine doğru hareket etmeye başladığı, Borsa İstanbul’un 2 bin 300 puandan fazla düşerek 74 bin seviyelerine indiği, referans borç kâğıdı faizinin ise yeniden yüzde 8,60’lara çıktığı belirtildi.

    Çarşamba, 03 Temmuz 2013 14:13

Bağlantılı Konular