Kart: "İETT kamunun 70 trilyon seviyesinde zarara uğramasına yol açtı"

Atilla Kart, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Almanya Stuttgart Savcılığının istinabe talebinin yasal gereğini gereğini yapmadığını iddia ederek, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek ve diğer kişiler hakkında soruşturmayı sümenaltı etmiş, kadük hale getirmiştir." dedi.

Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, Adalet Bakanlığına gönderilen 26 Aralık 2012 tarihli yazıya işaret eden Kart, "Bu belgelerin suç kovuşturmasında kullanılmasının mümkün olduğu belirtilerek, bu değerlendirmenin yapılması için evrak ve eklerinin Adalet Bakanlığına gönderildiği  ifade edilmişti." dedi.

SPK'nın bu yazısı üzerine, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün Adalet Bakanına iletilmek üzere bilgi notu hazırladığını ifade eden Kart, şöyle dedi:

"Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı'nın; Alman otomobil ve kamyon üreticisi Daimler'e,  10 yıl boyunca aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 22 ülkede satış yapabilmek için 10 milyonlarca Avro rüşvet dağıttığı iddiasıyla dava açtığı; 1998 ila  2008 dönemi için bu suçlamaların yapıldığı,  Adalet Bakanlığı tarafından mahkemeye gönderilen ve mahkeme tarafından kamuya açılan dava dosyasında, Daimler AG'nin Türkiye'deki iştiraki Mercedes Benz Türk'ün aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir  Büyükşehir belediyelerinin de bulunduğu kurumlar vasıtasıyla  rüşvet verdiğinin iddia edildiği; ABD Adalet Bakanlığının,  22 ülkede devlet yetkililerine rüşvet verdiği iddiasıyla mahkemeye gittiği;  Daimler'in  180 milyon dolar ceza ödeyerek dosyayı kapatmayı kabul ettiği şeklinde haberlere yer verilmiştir."

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Almanya Stuttgart Savcılığının istinabe talebinin yasal gereğini gereğini yapmadığını iddia eden Kart, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek ve diğer kişiler hakkında soruşturmayı sümenaltı etmiş, kadük hale getirmiştir. Hangi kamu görevlisine, hangi miktarda rüşvet verildiği, rüşvet tarihi ve bağlı deliller  tutarlı bir şekilde dosya kapsamında mevcut olmasına rağmen; istinabe talebi ve Alman savcı ve polislerin adli soruşturmaya iştirakleri engellenmiş ve soruşturma kadük hale getirilmiştir" dedi.

Adalet Bakanlığının kendisine ulaşan evrakı, 7 ay kadar muhafaza ettikten sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini savunan Kart, "Kamu İhale Kurumunun, ihale işlemlerini ve ihaleyi iptal eden, bu iptal kararının hukuka uygun olduğunu tespit eden İdare Mahkemesi ve Danıştay kararlarına rağmen;  İETT,  yüksek teklif veren Mercedes Benz firmasını tercih etmiş ve kamunun 70 trilyon seviyesinde zarara uğramasına yol açmıştır." dedi.

Önceki Başbakan ve önceki Adalet Bakanı'nın, bu adli soruşturmayı doğrudan engellediğini iddia eden Kart,  "Belgelerde rüşvetin miktarı var, kime verildiği hangi iş ve olay sebebiyle verildiği ifade ediliyor." dedi.

Atilla Kart, "Türkiye Cumhuriyetinin kurumları en üst düzeyde hükümet eliyle rüşvetin belgesi, rüşvetin fotoğrafı, uluslararası belgeler yoluyla ortaya konulmuş olmasına rağmen üstü örtülen bir ülke haline gelmiştir." diye konuştu.

Ankara ve İstanbul Cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde suç duyurusunda bulunulacağını belirten Kart, "Hem önceki Başbakan yönünden hem önceki Adalet Bakanı yönünden burada Meclis soruşturmasının, gensorunun bütün şartlarının mevcut olduğunu ifade ediyorum. Bir suçüstü belgesidir." dedi.

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 08 Aralık 2014 16:38

Bağlantılı Konular