CHP gıda maddelerindeki denetimsizlik konusunda Meclis Araştırması istedi

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Gıda maddelerindeki denetimsizliğin kanser vakalarında artışa neden olan etkilerinin ortaya çıkarılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Meclis Araştırması açılması için önerge verdi.

TBMM Başkanlığına sunulan önerge şöyle:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Gıda maddelerinin üretim, depolanma, dağıtım aşamalarındaki denetimsizliklerin kanser vakalarında artışa neden olan etkilerinin ortaya çıkarılması ve gerekli önlemlerin alınması için Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 24.11.2014

Levent GÖK
Ankara Milletvekili
CHP Grup Başkanvekili

Gerekçe
Ülkemizde son yıllarda kanser vakalarında yaşanan büyük artışın kurbanları da giderek artmaktadır. Kanser tanısı konmasındaki güçlükler ve hastalıkla mücadelenin pahalı olması dikkatleri hastalıktan korunmayı sağlayacak önlemler almaya çekse de bunu gerçekleştirmek mümkün olmamaktadır.

Çünkü,  teknolojik gelişmelerin aşırı rant hırsıyla örtüşmüş olduğu düzenek  denetimden uzak bir biçimde işlemekte ve insan sağlığını korumayı ihmal etmektedir.

Kamuoyunda kanser vakalarının artışında gıda üretimindeki denetimsizliğin önemli bir etken olduğu görüşü yaygındır.

Gıda katkı maddelerinin kullanılmasının asıl amacı, gıdanın üretilmesi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmaktır.

Ancak,  gıdalara istenilmediği halde bulaşan/bulaştırılan kanser yapıcı kimyasal maddeleri, gıda bulaşanlarını; bitki, hayvan ve toprak kökenli yabancı maddeleri, ilaç kalıntılarını, metalik ve biyolojik bulaşmaları; insan sağlığına zararlı olan plastik madde, deterjan, dezenfektan ve radyoaktif madde kalıntılarını Gıda Katkı Maddesi saymak yanlışına düşmemek gerekmektedir.

Gıda kodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretilerek tüketime uygun olmayan, güvenilir olmayan bu gıdaların insan sağlığını tehlikeye sokarak piyasaya arz edildiğine ilişkin haberlerle sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ve yem ile ilgili faaliyet gösteren işletmelerin bir kesiminin kendi faaliyet alanının her aşamasında 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nda belirtilen şartları sağlamak konusundaki yükümlülükleri yerine getirmediği bilinmektedir.

Denetim gevşekliğinden yararlanan gıda işletmeleri işledikleri, ithal ettikleri, satışını veya dağıtımını yaptıkları ürünlerin, gıda güvenilirliği şartlarına uymadığının bir biçimde değerlendirilmesi veya buna ilişkin makul gerekçelerinin ortaya çıkması durumunda, ürünün piyasadan çekilmesi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmaktadırlar. Oysa bu durumdaki işletmeler, böylesi durumlarda söz konusu ürünler piyasaya sürülmüş olsa bile o andan itibaren ürünün toplanması için gerekli işlemleri derhal başlatmak ve keyfiyeti Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ilgili birimine bildirmek zorundadır. Gıda işletmecisi, ürünün toplanması gerektiğinde, toplanma nedeni hakkında tüketiciyi veya kullanıcıyı doğru ve etkin olarak bilgilendirmek ve gerekli hâllerde, insan sağlığını korumaya yönelik alınacak tedbirlerin yeterli olmaması durumunda, tüketiciye veya kullanıcıya ürünün iadesi için çağrıda bulunmak zorundadır.

Gerekli denetimlerin yapılmayışından yararlanan Gıda işletmeleri, işletmelerinin onayı veya kaydına ilişkin belgelerini, tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları ilkelerine dayanan gıda ve yem güvenilirliği sistemlerine ilişkin uyguladığı prosedürleri ve güncel kayıtlarını, cihaz kalibrasyon kayıtlarını, cihaz ölçüm kayıtlarını, üretimpartisinin tanımlanmasını sağlayan bir işaret veya numara ve diğer bilgileri içerecek şekilde alım ve satış ile ilgili kayıtlarını, gıda ve yemde izlenebilirlik kayıtlarını, haşere ve kemirgenlerle mücadele kayıtlarını, hammadde, üretimde kullanılan yardımcı maddeleri, ara ürüne ve/veya son ürüne ilişkin analiz kayıtlarını, işin niteliğine göre konuyla ilgili lisans eğitimi almış zorunlu personelin çalıştırıldığına dair kayıtları bulundurmak ve istenir istenmez göstermek zorunda olduğu halde keyfiliğin, başıboşluğun hüküm sürdüğü, insan sağlığını tehdit eden bir işleyişi ifade etmektedir.

    Çarşamba, 26 Kasım 2014 16:58

Bağlantılı Konular