"Kimse bu sarayı milletin gözünden kaçıramayacaktır"

Akif Hamzaçebi: "Kaçak sarayın denetlenmesine hiç kimse engel olamayacak. Bunun hesabını devlet, devletin kurumları, Sayıştay bugün olmazsa yarın soracaktır, ama bunun hesabını en güçlü şekilde milletimiz soracak."

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, KİT Komisyonu'nda Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) hesaplarının denetlenmesinde yaşanan tartışmaya işaret ederek, "AOÇ hesaplarının denetlenmesi demek, AOÇ arazi içine yapılan kaçak sarayın da denetlenmesi, konuşulması demekti. Bundan rahatsız olan AKP'li üyeler, bu denetimi halkın, medyanın gözünden kaçırmak için her şeyi yaptılar, çoğunluğu oluşturmayarak toplantıyı engellediler. AKP'li Komisyon üyeleri şunu gayet iyi bilsinler; bu hesapların, kaçak sarayın denetlenmesine hiç kimse engel olamayacak. Bunun hesabını devlet, devletin kurumları, Sayıştay bugün olmazsa yarın soracaktır ama bunun hesabını en güçlü şekilde milletimiz soracaktır. Kimse bu sarayı milletin gözünden kaçıramayacaktır." diye konuştu.

İktidarın tutumu nedeniyle kaçak sarayın daha uzun süre Türkiye'deki siyasetin temel gündem maddelerinden biri olacağını söyleyen Hamzaçebi, "Sarayı daha çok konuşacağız. Sayın Erdoğan istediği kadar bir takım PR yöntemleriyle kaçak sarayın üstünü örtmeye çalışsın, kaçak sarayın üstü örtülemeyecektir. Bu sarayla Sayın Erdoğan kendisini tarihe geçecek şekilde konumlandırmıştır. Bu kaçak saray Erdoğan'ın zulmünün, baskının sembolü olarak yaşamaya devam edecek. Bu saray aynı zamanda yolsuzluğun, ranta ve inşaata önem veren anlayışın sembolü olarak sonsuza kadar devam edecektir. Sarayın ileride ODTÜ'ye verilmesi konusunda genel başkanımız Kalıçdaroğlu 'nun taahhüdü oldu. Buraya yapılacak rezidansı da yolsuzluk müzesi olarak konumlandıracağız. Böylece sonsuza kadar o müzede, o isimle yaşayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Kamudaki lojman sayısının 30 Haziran 2003 yılında 233 bin 843, 30 Haziran 2014 'de 246 bin 68 olduğunu, 13 bin artışın yüzde 5,2'e tekabül ettiğini belirten Hamzaçebi, sosyal tesislerin 2 bin 759'dan 3 bin 227'e çıkarak yüzde 17 oranında arttığını, resmi taşıtların sayısının ise 86 bin 837'den 96 bin 501'e çıktığını, devletin 12 yılda 12 bin taşıt aldığını, her yıl bayına bin taşıt anlamına geldiğini söyledi.

Kiralama yöntemiyle alınan taşıt ve binaların bu rakamlara dahil olmadığını belirten Hamzaçebi, "Sayın Erdoğan'ın son aldığı Mercedes'ler buna dahil değildir. Saltanata meraklı olanlar, devlette de saltanatlarını aynı şekilde sürdürmüşler. Sayın Erdoğan taşıtlarını sürekli yeniliyor, en yeni, en lüks arabaları alıyor. Alsınlar ama Ermenek'te evladı maden ocağında ölen işçinin babasının yırtık lastik ayakkabılarına da bir baksın, oradan bir ders alsın. Ama onlar bu dersi almazlar çünkü onlar otellerin kırmızı halılarında yürümekte vatandaşın arasında yürümeyi unuttular." dedi.

Bedelli askerlik konusuna değinen Hamzaçebi, Hükümet ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bedelli bekleyen vatandaşlarla dalga geçtiğini, kendilerini ayıpladığını ifade etti.

Akif Hamzaçebi, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuyla ilgili açıklamalarını hatırlatarak, "Ne zaman seçim, referandum var ona yönelik bedelli beklentisinde olanların oylarını almaya yönelik açıklama yapılıyor, seçimden sonra ise bunları unutma. Strateji bu… Bedelli askerlik bekleyen gençlerimize çağrıda bulunuyorum; bunların oyununa gelmeyin, bunlara bir kez dersi verin ki gerçekten bedelli askerlik çıksın. Türkiye 1997 yılında PKK ile en yoğun mücadelesini yaşarken bedelli askerlik düzenlemesi yapıldı. 2011'de yapıldı, CHP'nin verdiği teklifle iktidarın mecbur kaldığı düzenlemedir. Bunların açıklamasına inanmak mümkün değil. Biz bedelli konusunda beklentileri sona erdirecek, herkesin içine sinecek düzenleme yapılması arzusundayız. İçinde bulunduğumuz konjonktürü engel olarak görmüyoruz." dedi.

Çözüm Süreci'ndeki yeni gelişmelerle ilgili sorulara Hamzaçebi, sürecin nasıl yürütüldüğü konusunda ne kendilerinin ne de milletin bilgisi olduğunu belirterek, yetkilendirilen bakanların da süreçle ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmadığını düşündüğünü söyledi. MİT Müsteşarı ile İmralı arasında görüşme yürütüldüğünü, orada alınan kararların Ankara'da uygulandığını ileri süren Hamzaçebi, saydam olmayan, milletin gözünden saklanan süreçten başarı beklemediğini belirtti. Hamzaçebi, "Bu anlayış CHP'nin Kürt sorunun çözümü konusundaki temel projesinin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. İzlemeye ilişkin yapı Parlamento'da değilse hiçbir şekilde başarılı olamaz. Bunlar yanlış modellerdir. Süreç yanlış işliyor." dedi. Bir televizyon kanalında Said Alpsoy adlı kişinin Atatürk ve CHP'ye asılsız iddialarla iftiralarda bulunduğunu belirten Hamzaçebi, son olarak Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa'nın vatandaşlığa alınması için Atatürk'ün 900 bin lira rüşvet aldığı iddiasında bulunduğunu söyledi. "Son derece çirkin. Saygısız adam…" diyen Hamzaçebi, RTÜK'ü derhal işlem yapmaya davet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mescid-i Aksa ile ilgili sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna Hamzaçebi, "Türkiye'ye saldırı olarak görüyorsa gereğini yapsın. Bol keseden atıyor. Hani Gazze'ye gidecekti? Hep erteledi. Buyur gereğini yap, elini tutan mı var? Blöf, şov. Kendisini çok güçlü görüyor, böyle bir gücü yok. Kimse ciddiye almıyor, biz de almıyoruz. Mescid-i Aksa kutsal bir mekandır. Bu mekana yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Asla ve asla kabul edilemez." diye konuştu.

    Perşembe, 20 Kasım 2014 14:26

Bağlantılı Konular