"Türkiye'de AKP iktidarlarıyla birlikte kömürün artık bir yolsuzluk sektörü haline gelme süreci var"

Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Soma-Eynez bölgesindeki maden kazasının en önemli nedeninin üretim zorlaması ve bağlı olarak aşırı kar hırsı olduğunu söyledi.

Soma A.Ş. ocağı devraldıktan sonra, işçi sayısı ve üretimini her yıl 2 katına çıkararak, ocağın kaya mekaniğini bozduğunu, köstebek yuvası haline getirildiğini savunan Kart, "Üretim miktarıyla paralel biçimde alınması gereken güvenlik tedbirlerinin hiçbiri alınmamış, iş güvenliği ihmal edilmiş, çalışma koşulları gün geçtikçe zorlaşmış insanlar ölmüş. Ne gam. Enerji Bakanı'nın ve işletmecinin umurunda değil, gündeminde değil" diye konuştu.

Ermenek'te meydana gelen kazanın ise tam bir facia olduğunu ifade eden Kart, halkın malı olan yeraltı kaynaklarının, "iş bilmez, kural tanımaz, madencilik bilgi ve kültüründen yoksun insanların" eline verilerek bir yandan bu kaynakların heba edildiğini, diğer yandan yaklaşık 900 lira ücretle çalıştırılan maden işçilerinin, yeraltında ölüme terkedildiğini belirtti.

Kart, hükümetin, oluşturduğu kara delikleri kapatmak ve yeni haksız kazançlar sağlamak amacıyla kurumları üretime zorladığı, bu amaçla da ihalelerin, kendi bünyelerinde oluşturulan "havuz müteahhitlerinde" kalmasını sağladığını ifade etti.

"İş güvenliği kültürünü geliştirmeye ihtiyacımız var" söyleminin, artık sözün bittiği yer olduğunu kaydeden Kart, sözlerini şöyle sürdürdü; "Halkın aklıyla, toplumun vicdanıyla alay edercesine ve gayri ciddi bir söylemi dile getirenlerin, bu ülkenin çıkarlarını koruduğundan ve insanımızın hukukuna sahip çıktıklarından söz edilemez. 12 yıl boyunca asli görevlerini yapmayanların, çıkar yapılanmasına yol açanların, bu pişkinlikleri, ciddiyetsizlikleri ve sorumsuzlukları insanın içini acıtıyor. Türkiye'de AKP iktidarlarıyla birlikte kömür rantı esas alınarak yapılan rant siyaseti ve bağlı olarak kömürün artık bir yolsuzluk sektörü haline gelme süreci söz konusu. Siyasi iktidar, hem siyaseten ve hem de kişisel olarak bu çıkar ilişkileri ağından beslenmekte, kaynaklarımızı sömürmektedir."

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na ilişkin bir soru üzerine Kart, burada İşsizlik Fonu'nun kullanıldığı iddiasının da bulunduğunu söyledi.

Kart, "İddialar açıklığa kavuşmadan kaçak sarayın kullanılmaya devam etmesi halinde toplumsal barışın sağlanması, kamu vicdanının tatmini mümkün değildir. Avrupa Uzay Ajansı uzayda çalışma yaptı, onun maliyeti 1,6 milyar dolar, kaçak saraya yapılan harcama bunun üstünde. Böylesine insafsız, görgüsüz, keyfi bir harcamayla karşı karşıyayız" dedi.

    Salı, 18 Kasım 2014 13:23

Bağlantılı Konular