Loğoğlu: “Türkiye’nin eksiği yok ama eksik hükümette”

”Gezi Parkı süreci, sadece Türkiye’de değil, Brezilya’yı, Mısır’daki halk kitlelerini de etkilemiştir.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu,TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, AB ile 22. faslın açıldığını duyurduğunu ama bu faslın açılmadığını, en erken Kasım ayına ve  koşula bağlı olarak ertelendiğini söyledi. Faruk Loğoğlu, bu durumu Hükümet’in, kamuoyuna faslın açıldığı şeklinde takdim ettiğini belirtti.

AB ile katılım müzakerelerin daha fazla duraklamaya uğramadan, sağlıklı şekilde ilerlemesini istiyoruz diyen Loğoğlu bu konuda şunları söyledi;

“Bizden yıllarca sonra üyelik başvurusunda bulunanlar teker teker üye oldu. Türkiye’nin eksiği yok ama eksik hükümette. İktidar üzerine düşeni  yapmadı. Hükümet 10 yılda üzerine düşenleri, Kopenhag kriterlerini, ilerleme raporlarındaki eksiklikleri tamamlasaydı bugün çok farklı konumda olurduk. Başmüzakerecinin ağzından AB’yi yerden yere vurduk, Başbakan, Dışişleri Bakanı, her vesileyle AB’ye olmadık laflar, saldırılarda bulundular. Sorumluluğun tamamı Türk tarafında, AKP’dedir demiyorum, Avrupa tarafından da ciddi eksiklikler var. Ama iki taraf da Türkiye’nin AB’ye katılım hedefine yeterince sahip çıkmadı.Ama buna daha fazla, hiç ara vermeden sahip çıkması gereken taraf Türkiye ve onu yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi iktidardıydı. Bu gelişmelerden rahatsızız. Ertelenerek de olsa bu faslın açılması, ilke kararının alınması Türkiye-AB katılım müzakereleri bakımından çok yetersiz ama sürecin kopmamasını sağladığı için olumlu sayılabilecek bir durumdur.”

Loğoğlu, geçen hafta Irak’ta çok sıkıntılı günler yaşandığına da işaret ederek, bunun, izlenen hatalı Irak politikasından kaynaklandığını belirtti.

Çözüm sürecinde yaşananlara da dikkat çeken  Loğoğlu, bir tarafın, Hükümet’e “adım at” diye toplantılar düzenlediğini, taleplerini açığa vurduğunu söyledi. Loğoğlu, “Ancak bunun karşısında sessiz olan, ne söz verdiği, ne yaptığı, ne yapacağı belli olmayan Hükümet var. Bu da bizi kaygılandırıyor” dedi.

Bir soru üzerine Loğoğlu, Mısır’daki gelişmeleri değerlendirirken,  Mısır’da bu gerginliklerin süreceğini, Mısır’ın açık bir toplum olduğunu, dini esaslara dayalı bir rejim, toplum anlayışına karşı çıkan çok büyük kitleler bulunduğunu söyledi.

Mursi’nin, bir demecinde Mısır’da ikinci bir devrimin olmayacağını söylediğine dikkat çeken Loğoğlu, şunları kaydetti:

“Bu Türkiye’de olanları da biraz anımsatıyor. Sayın Başbakan, meşhur balkon konuşmasında ‘Bütün Türkiye’nin, bize oy verenlerin de vermeyenlerin de Başbakanıyım’ demişti. Mursi de cumhurbaşkanı seçildikten sonraki ilk konuşmasında ‘Bütün Mısırlıların Cumhurbaşkanıyım’ demişti. Türkiye ile Mısır’ın geldiği noktalar itibariye bir takım paralellik var. Ama Mısır’daki durum ciddi çünkü giderek sertleşen Mursi ve yönetim karşısında,  taleplerinde ısrarlı olan, dini esaslara dayalı olmayan, özgürlükçü toplum isteyen çok büyük kitleler var. O nedenle Mısır’ın önümüzdeki günlerde ciddi gerginlikler yaşayabileceğini öngörebiliriz.

Gezi Parkı süreci, Türkiye’de, sadece Türkiye’de değil, baskıcı iktidarlara karşı artık korkmayan, taleplerini korkmadan, ısrarlı şekilde dile getiren bir yaklaşım, irade, yaygın bir dalga gibi Brezilya’yı, Mısır’daki halk kitlelerini de etkilemiştir. Baskıcı yönetimlerden korkmayan halk kitleleri, yeni bir çağ, yeni bir dinamik. Bunu hepimizin doğru okuması gerekir. Baskı, şiddet, korkuyla, bibergazı, TOMA’larla susturulacak bir halk kalkmadı Türkiye’de. Bunu öncelikle Türkiye’deki yöneticilerin anlaması lazım.”

Loğoğlu, ABD’nin bazı ülkelerin büyükelçilerini izlediğine yönelik haberlerin anımsatılması üzerine, “Birbirini izlemeyen bu dünyada kim kaldı?Türkiye’de herkesin dinlendiği ortamda bunu Türkiye yapmıyor mu?” diye sordu. Loğoğlu, bunu, “doğrudur” anlamında da söylemediğini de belirtti.

Faruk Loğoğlu, Diyarbakır Lice’deki olaylara ilişkin bir soruyu yanıtlarken de,  ”Türkiye’de olup bitenlere baktığımız zaman Hükümet’ten duyduğumuz ilk değerlendirme provakasyon oluyor, yapılan herşeyde provakasyon var. Ne kadar provakotör ülke haline gelmişiz. Bu doğru olsa, yani her olayın altında provakasyon varsa  bile toplumun o hale gelmesinin nedeni, kaynağı ne? Orada Hükümet’in sorumluluğunu aramak lazım. Hükümet’in söylediğinde de vatandaşın söylediğinde de doğruluk payı olabilir. Vatandaşın üzerine ateş açıp ölüme  sebebiyet vermek, gösterilecek tepki değildir. Güvenlik, şiddet kullanarak, vatandaşın canına kıyarak sağlanmamalı. Lice’deki olaylardan üzüntü duyuyorum. Böyle gergin ortamda, böyle bir olayın patlak vermesi, bunun karşısında askerin tepki göstermesi hükümetin değerlendirme yapmasını gerektiriyor” dedi.

Loğoğlu, bir soru üzerine ABD ziyaretlerini, Türkiye’nin gündeminin  çok yoğun olması, Meclis’in 1 Temmuz’da tatile girmemesi nedeniyle ertelediklerini bildirdi. Ziyareti Eylül sonuna doğru yapmayı planladıklarını kaydeden Loğoğlu, ziyaretin Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında bir ziyarete dönüştürebileceklerini, bunun üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Loğoğlu, TSK 35. maddede yapılacak değişikliğe ilişkin değerlendirmesinin sorulmasına, “TSK üzerinde demokratik yönetim imkanını, hukukunu sağlayacak bir düzenlemeye gitmek esas olan. AKP’den şunu görüyoruz; Askeri Şura’da oturma düzenini değiştirmek, protokol sırası gibi göstermelik adımlarla halka ‘Bak ben askeri hizaya getiriyorum’ şeklinde izlenim vermeye  çalışıyorlar” karşılığını verdi.

    Pazartesi, 01 Temmuz 2013 13:29

Bağlantılı Konular