"Takipsizlik kararları ekonominin geleceğine duyulan güveni de sarstı"

Selin Sayek Böke: "Yolsuzlukla mücadele yoksullukla mücadele için ön şarttır." dedi.

CHP'nin Ekonomi Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek-Böke, Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk soruşturmaları olan 17 - 25 Aralık yolsuzluk dosyalarına savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmesinin aynı zamanda Türkiye ekonomisinin geleceğine olan güveni sarstığını söyledi.

Yolsuzluk soruşturmalarının üstünün örtülmesini ekonomi penceresinden yorumlayan Böke, "Kimsenin Türkiye'yi seçeneksizlik içinde bırakma hakkı yoktur. Ne yoksulluk ne yolsuzluk kaderimizdir. Yolsuzlukla mücadele yoksullukla mücadele için ön şarttır." dedi ve şunları söyledi;

Yolsuzluğa örtü kamu vicdanını yaralar
Sağlam ekonomi için yolsuzluk iddialarının üstü örtülmemelidir. 17 - 25 Aralık yolsuzluk dosyalarına takipsizlik kararı verilmesi kamu vicdanını derinden yaralamış ve Türkiye ekonomisinin geleceğine duyulan güveni sarsmıştır. Türkiye'yi 12 yıldır yöneten AKP iktidarının bakanlarının ve aile üyelerinin karıştığı yolsuzluk iddialarının yasaların emrettiği şekilde, bağımsız yargı tarafından soruşturulması gerekmektedir. Yolsuzlukların üzerinin örtülmesi kamu vicdanını yaraladığı gibi ekonominin temellerini de sarsmaktadır. Yargının bağımsızlığına ve devletin şeffaflığına gölge düşüren bu yolsuzluklar yerli ve yabancı yatırımın azaltarak, sürdürülebilir büyümenin önünde çok büyük bir engel oluşturmaktadır.

Sağlam ekonomi için kaliteli demokrasi
Sağlam ekonomi için kaliteli demokrasiye ihtiyaç vardır. Dünyanın en büyük 18'inci ekonomisinin yolsuzluk sıralamalarında bazı en az gelişmiş ülkelerden bile daha olumsuz bir konumda olması kabul edilmesi güç bir olgudur. Uluslararası Saydamlık Örgütü tarafından açıklanan yolsuzluk göstergelerinde Türkiye 177 ülke arasında 54'üncü sırada yer almaktadır.

Egemenin değil, halkın hukuku
Türkiye'nin sağlam bir ekonomiye sahip olması için, egemenin hukukunun değil halkın hukukunun esas alındığı kaliteli bir demokrasiye ihtiyacı vardır. Herkes için kaliteli demokrasi ve adil yargı olmadan koyulan hiçbir hedefe ulaşılamaz.

Yolsuzluk adaletli bölüşüme engel
Sağlam ekonomi için adil paylaşıma ihtiyaç vardır. Türkiye'nin sahip olduğu iktisadi kaynaklar, yolsuzluk nedeniyle adaletli bir biçimde bölüşülmemektedir. Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu ülkedir. Aynı eşitsizlik servet dağılımında da yaşanmaktadır. Credit Suisse tarafından yayınlanan Küresel Servet Raporu'na göre, 2000 yılında Türkiye nüfusunun en varlıklı yüzde 1'lik kesimi ülkedeki toplam servetin yüzde 38'ini alırken bu oran 2014 yılında yüzde 54'e çıkmıştır.  Söz konusu oran 2014 yılı için ABD'de yüzde 38, İsveç'te yüzde 30, Yunanistan'da yüzde 27 ve Mısır'da ise yüzde 44 olarak açıklanmıştır. Bir tek Rusya, yüzde 66'lık oranıyla, bu göstergede Türkiye'yi geride bırakmıştır.

Aslında çalınan hane halkının birikimi
Bu rakamlar göstermektedir ki 17 - 25 Aralık yolsuzluk dosyalarının ortaya çıktığı dönemde Türkiye'de olumsuza giden tek olgu adalet duygusunun zedelenmesi olmamıştır. Ayrıca, 2013-14 yıllarında servet verisi olan 52 ülke arasında toplam hane halkı serveti düşen 11 ülke arasında Türkiye de yer almaktadır. Üstelik servetin düşüş oranının en yüksek olduğu ülkeler arasında Türkiye 4. sırada yer almaktadır. Kısacası çalınan ortalama hane halkının serveti ve birikimleri olmuştur. 2000'li yıllar Türkiye'de hukukun üstünlüğünün kaybolması ile ortaya çıkan yeni iş ortamıyla artan eşitsizliklerin ülkesi haline gelmiştir.

11.5 Milyonun geliri 326 Liradan az
Sağlam ekonomi için yoksullukla mücadele şarttır. Bugün Türkiye'de hane halkının ekonomisi yoksulluk ile tanımlanmaktadır. Aylık geliri 326 liradan az olan kişilerin sayısının 11.5 milyondur. Her iki haneden biri iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını karşılayamamaktadır. Her üç haneden biri konutunun ısınma masraflarını karşılayamayacak durumdadır.

Dosya kapatmanın yarattığı algı
Yolsuzluk, yoksulluğun en önemli sebeplerinden biridir. 17-25 Aralık davasındaki takipsizlik kararı, Türkiye'nin zenginleşmek için emeğin değil siyasi bağlantıların önemli olduğu bir ülke algısını güçlendirmiştir. Bu algı yıkılmadan Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasına girmesi mümkün değildir. Yoksullukla mücadelenin ilk adımı yolsuzlukla mücadeledir ve CHP'nin ekonomi programı bu prensip üzerine kuruludur."

    Çarşamba, 22 Ekim 2014 10:16

Bağlantılı Konular