"Yetişkin bireyin cinselliği ile bebeğe tecavüzü eşgören zihniyet sorgulanmalıdır"

Veli Ağbaba, Samsun Müftüsü'nün yapmış olduğu açıklamaları Meclis gündemine taşıdı. Ağbaba, 18 yaşındaki yetişkin bir bireyin yaşam şekli ile yaşadığı cinsellik ile 7 aylık bebeğe tecavüz edilmesini eş tutabilen bir kamu görevlisi hakkında işlem yapılmamasını anlamak mümkün değil diyerek müftünün kullandığı ifadeleri ve yaptığı açıklamaları Başbakan Davutoğlu'na sordu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın yazılı soru önergesi şöyle:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Veli Ağbaba
CHP Malatya Milletvekili

"Kadınlı-erkekli horon oynamayın" ve "çocuklarınıza Aleyna ve Sanem ismi koymayın" gibi açıklamalar ile gündeme gelen Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk yapmış olduğu muhtelif konuşmalar sebebiyle kamuoyunda birçok toplumsal kesimin tepkisine sebep olmaktadır. Öztürk, en son Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle İl Müftülüğü'nde yapmış olduğu bir toplantıda "18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır" ifadelerini kullanmıştır.

Bu çerçeveden hareketle,
1- "18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır" ifadesiyle 7 aylık bebeğe tecavüzle 18 yaşındaki bir bireyin cinselliğinin eş tutulması doğru mudur?
2- 18 yaşındaki bireyin cinsel hayatının bir kamu görevlisi tarafından "suç unsuru" olarak değerlendirilmesini doğru buluyor musunuz? Bu açıklamanın sahibi olan kamu görevlisi hakkında bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?
3- Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, daha önce verdiği beyanatlardan birinde kadın ve erkek beraber horon oynamanın ve dövme yaptırmanın haram olduğunu savunmuştur. Bu açıklamanın bir kamu görevlisi tarafından yapılmasını doğru bulmuyorsanız hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı?
4- Müftü Öztürk'ün daha önce yaptığı açıklamalardan birinde de Aleyna ve Sanem isimlerinin çocuklara verilmemesi gerektiği ifadeleri yer almıştır. Bu tip bir açıklamanın çocuklarına bu isimleri veren vatandaşlarımızın ötekileştirilmesi anlamına geldiğini ve sonuç olarak kamu görevlilerine olan güven duygusunu zedelediğini düşünüyor musunuz?"

    Perşembe, 16 Ekim 2014 15:23

Bağlantılı Konular