"Vatandaş hizmet sektörlerinde çalışıyor, o borçla mal mülk alıyor ama her şey borç"

Faik Öztrak: "Kredi kartında ve diğer kredilerde borcunu ödemekte zorlanan insanların sayısı çok hızlı şekilde artmaya başladı. Bunlar hep belli sıkıntıların habercileri."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası'nı (TSO) ziyaretinde, Türkiye ekonomisinin gidişatında bazı sıkıntıların yaşandığını söyledi. Ülkede çiftçinin ve esnafın kazanmadığını, memurun zarar ettiğini ifade eden Öztrak, şöyle konuştu:

"O zaman bunlara mal üreterek mal satacak iş adamı da kazanmıyor. İş adamı kazanmayınca orada çalışan da kazanmıyor. Kısır bir döngü içine giriyoruz. Türk ekonomisi son birkaç yıldır sıcak parayla dönüyor. Dışarıdan sıcak parayı getiriyorsun, vatandaşı borçlandırıyorsun. Vatandaş hizmet sektörlerinde çalışıyor, o borçla mal mülk alıyor ama her şey borç."

Faik Öztrak, borçla gelirin dengeli bir biçimde gitmesi için üretim olması gerektiğini vurguladı. Üretim olması halinde işçinin kazanacağını ve borcunu ödeyebileceğini aktaran Öztrak, şöyle devam etti:

"Kredi kartında ve diğer kredilerde borcunu ödemekte zorlanan insanların sayısı çok hızlı şekilde artmaya başladı. Bunlar hep belli sıkıntıların habercileri. Bu sıkıntılar da ister istemez dönüyor dolaşıyor çalışanları vuruyor, iş alemini vuruyor. Onun için benim gördüğüm şu, karşımıza getirilen orta vadeli program, yine üretim yerine tüketimi, ihracat yerine ithalatı, tasarruf yerine borcu önce alan bir program. Çok açık görünen bir şey var ki 2007′den bu yana Türkiye'nin en önemli eksikliği, ülkenin rekabet gücünü attıracak reformların yapılmaması."

Faik Öztrak, dün sonuçlanan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimleriyle ilgili gündemin, "tatsız" geçtiğini söyledi.

İktidar partisinin ya da sözcülerinin konuya çok müdahil gözüktüğünü ifade eden Öztrak, şunları kaydetti:

"Ortaya çıkan bu tablonun da kimsenin içine çok fazla sindiğini zannetmiyorum, iktidarın vermiş olduğu bu müdahale izlenimi nedeniyle. Güçler ayrılığı demokrasinin olmazsa olmazıdır. Dolayısıyla ne yürütme yargıya, ne de yargı yasamaya müdahale etmelidir. Hepsi bunların birbirlerine kendi alanlarında saygılı olmalıdır ki o ülkede güçler birbirini denetlesin ve o ülkede demokrasi işlemeye devam etsin. Maalesef ortaya çıkan süreç, insanlara bu görünümü veren, insanların içine sinen bir süreç olmadı."

    Pazartesi, 13 Ekim 2014 10:17

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica