"Vatandaş 12 yıldır Türkiye'yi çatışma ortamına getirsin diye mi AKP'ye iktidarı verdi?"

CHP Lideri Kılıçdaroğlu Salihli'de sordu; "Türkiye'yi görüyorsunuz. Kaç vatandaşımız öldürüldü? Geriye dönüyoruz yine sıkıyönetimler, yine iç kavgalar başladı.

Salihli'deki konuşmasında yerel ve üreticinin sorunlarına değindikten sonra, "Sevgili Salihliler, üzüm cephesi böyle ama siz sanmayın ki diğer cephelerde çiftçiyle birlikte herkes çok memnun. Değil. Ama siz iyi biliyorsunuz, her açıdan çiftçinin durumu pek iyi değil. Sadece çiftçinin mi? Hayır. Herkes büyük bir şüpheyle Türkiye nereye gidecek diye bakıyor. Son olaylardan size kısaca söz etmek isterim" diye konuşmasını şöyle sürdürdü.

Türkiye'yi görüyorsunuz. Kaç vatandaşımız öldürüldü? Geriye dönüyoruz yine sıkıyönetimler başladı. Geriye dönüyoruz yine iç kavgalar başladı. Sordum, siz de sorun. Bütün vatandaşlarım kendisine sorsunlar 12 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor? 12 yıldır vatandaş onlara iyi bir süre verdi, iktidar verdi. Çatışma ortamına getirin mi dedi Türkiye'yi? Hayır. Vatandaş dedi ki, sana oy veriyorum, huzur istiyorum, barış istiyorum, kardeşlik istiyorum. Bu ülkede herkesin karnı doysun istiyorum. Geldiler kendi ceplerini doldurdular, kendilerini zengin ettiler. Vatandaşa değil, yandaşa hizmet ettiler.

Değerli kardeşlerim, 50 kez bu hükümete dedik ki dış politikanı düzelt. Eğer dış politikayı düzeltmezsen Ortadoğu bataklığına Türkiye'yi sürüklersin. Yapma etme dedik. Her seferinde itiraz ettiler bu CHP her şeye itiraz eder diye. Oysa biz onlara doğruları da söyledik. Bakın biz yönümüzü uygarlığa çevirmişiz. Biz yönümüzü batıya çevirmişiz, biz uygar bir ülke olmak istiyoruz. Elbette Ortadoğu'ya sırtımızı dönmeyelim, elbette orada akrabalarımız var. Ama Ortadoğu bataklığına askerimizi göndermeyelim. Asker giderse o bataklıktan çıkamaz. Aklı başında hiç kimse bataklığa kendi askerini sürükleyemez. Bunu söyledik. Defalarca söyledik ama bizi dinlemediler. Şimdi geldiler Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları görüyorsunuz. Doğu, güneydoğuda Atatürk'ün heykelleri yakılıyor. Doğu, güneydoğuda Türk bayrağı indiriliyor. Ben şunu söylemek isterim bir toplumun ortak değerleri vardır. Görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun ortak değerlerimize bağlıyız, bayrağımıza bağlıyız, Mustafa Kemal Atatürk'e bağlıyız, çağdaş uygarlığa bağlıyız.

Şimdi hükümete soruyorum ne yapıyorsun sen? Bir şey yaptığı falan yok. Bir şey yaptığı yok. Ortadoğu'ya sen gittin IŞİD'in eline silah verdin. Dedik bak IŞİD'a silah gönderme, El Kaide'ye silah gönderdin. El Kaide'ye silah gönderme. El Nusra'ya silah gönderdin. El Nusra'ya silah gönderme. Ben göndermiyorum dedi. Tırlar yakalandı Adana'da mahkeme görülüyor ama mahkeme haberlerini yayınlamak yasak. Yasak getirdiler hükümetin ayıpları ortaya çıkmasın diye. Ama biz bütün bu ayıpları ortaya çıkardık. Şimdi bir bataktalar ve bataktan çıkmaya çalışıyorlar.

Bütün yurttaşlarıma sağduyu çağrısı yapıyorum. Provokasyonlara gelmeyin diyorum. Güzel ülkemiz bizim, temiz ülkemiz bizim, iyi insanlarımız var bizim ülkemizde. Hep beraber güzel bir Türkiye'yi inşa etmek zorundayız. Sağduyulu olmak zorundayız. Provokasyonlara gelmemek durumundayız. AKP ülkeyi kan gölüne çevirmek üzere. Ben bunun farkındayım. Sizde farkındasınız. Ülkeyi yönetemiyorlar. Kendisi sorun olan bir hükümet ülkenin sorunlarını çözemez. Önce hükümetin sorun olmaktan çıkması lazım. Önce hükümetin vatandaşların derdine derman olması lazım. Ama onların tek düşündüğü var cepleri. Tek düşündüğü var yandaşları. Emin olun ülkeyi düşünmüyorlar. Yoksa ülke bu hale mi gelirdi? Bu güzel ülke bu hale mi gelirdi? Kardeş kavgası mı olurdu? Neyimiz eksik bizim. Her şeyimiz var.

Sözüm söz bir partiye güvenin. O partiye sonuna kadar güvenin. O partinin adı Cumhuriyet Halk Partisidir. O partiye güvenin o parti Türkiye'nin geleceğidir. O partiye güvenin o parti uygarlıktır. O partiye güvenin o parti kadın erkek eşitliğidir. O partiye güvenin o parti alın terine değer verir. O partiye güvenin o parti çiftçi dostudur. O partiye güvenin o parti alın terinin karşılığını verir. O partiye güvenin o parti yandaşa değil vatandaşa çalışır. O partiye güvenin o parti Türkiye'yi çağdaşlaşmaya götürecektir. O partiye güvenin o partinin yönettiği bir ülkede kardeş kavgası olmayacaktır. O partiye güvenin o partinin iktidar olduğunda yani Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında asla ve asla hiçbir komşumuzla kavga olmayacaktır. O partiye güvenin o partinin ruhunda yurtta barış, dünyada barış vardır. O partiye güvenin o parti sadece Manisa'yı değil 76 milyon metrekarede yaşayan yurttaşı kardeş kılacaktır. O partiye güvenin o partinin iktidarında hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecektir. O partiye güvenin o partinin iktidarında atanamayan öğretmen kavramı olmayacaktır. O partiye güvenin o partinin iktidarında işsizlik olmayacaktır.

Biz böyle bir mücadelenin içindeyiz. Bunu yapmak istiyoruz. Onun için sizin desteğinizi bekliyoruz. Destek vereceksiniz. Gün geldi siyah beyaz bellidir artık. Türkiye'nin hangi durumda olduğunu görüyorsunuz. Değişim zamanı, güzel Türkiye zamanı, barışın zamanı, huzurun zamanı, kardeşliğin zamanı. O zaman gelin hep beraber kararımızı verelim. Hep beraber güzel Türkiye'yi yeniden inşa edelim. Hukuk devleti içinde, hukuk kuralları içinde yeniden inşa edelim. Yeniden güzel Türkiye'yi kuralım. Biz huzurlu Türkiye istiyoruz. Her evde huzur olsun istiyoruz. Her evde bereket olsun istiyoruz. Tarlada bereket olsun istiyoruz, fabrikada bereket olsun istiyoruz. Anneler çocuklarını güler yüzle okula göndersin istiyoruz. Arzumuz bu, hedefimiz bu.

Bakınız Soma'yı unutmadık biz ve asla unutturmayacağız. Soma'da madenden çıkan bir işçinin söylediğini asla unutmayın. Eskiden tarımcıydık diyor, tarım öldü şimdi yeraltında çalışıyoruz. Tarım bu kadar önemlidir, toprak bu kadar önemlidir. Alın teri bu kadar önemlidir. Ekiyorsunuz, biçiyorsunuz, milleti doyuruyorsunuz. Dolayısıyla her sorunu çözebileceğimiz alan üretimdir. Tarlada üreteceğiz, fabrikada üreteceğiz. Güzel Türkiye'yi işsizliği bitirerek yeniden inşa edeceğiz.

Hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun diyorum. Ve sizden şunu istiyorum. Benim anlatmam yetmiyor sizin de anlatmanız lazım. Kahvede anlatmanız lazım, tarlada anlatmanız lazım, fabrikada anlatmanız lazım, caddede anlatmanız lazım, sokakta anlatmanız lazım. Benim sorumluluğum var ama sizin de vatandaş olarak sorumluluğunuz var. Ben gerekeni yapıyorum sizde gerekeni yapmak zorundasınız. Beraber mücadele edeceğiz. Anca beraber, kanca beraber. Güzel Türkiye için hep beraber yola çıkacağız güzel Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz."


Salihli'de düzenlenen Üzüm Mitingi'ne katılmak üzere İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan hareket eden Kılıçdaroğlu, yol üzerindeki Derbent, Urganlı ve Gökkaya mahallelerinde durarak kahvehanelerde köylülerle çay içti, sohbet etti. Gökkaya mahallesinde bir vatandaş, Kılıçdaroğlu'nun geçişi sırasında elindeki çuvalda bulunan kuru üzümleri yola döktü.

    Çarşamba, 08 Ekim 2014 16:39

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica