"Kimsenin aç ve açıkta kalmadığı bir Türkiye için yola çıktık"

Kemal Kılıçdaroğlu Salihli'de, "Kimsenin aç ve açıkta kalmadığı, herkesin karnının doyduğu, aşının, işinin olduğu, huzur içinde yaşadığı bir Türkiye için yola çıktık, bunun için mücadele edeceğiz." dedi.

Üzüm üreticilerinin sorunlarını yerinde incelemek ve o sorunların çözümü konusunda CHP'nin görüşlerini anlatmak için Salihli'ye giden Kılıçdaroğlu coşku, alkış ve sloganlarla karşılandı. Konuşmasında yerel sorunlara özellikle dikkat çeken Kemal Kılıçdaroğlu üreticinin sorunları konusunda şunları söyledi;

"Hep beraber güzel bir Türkiye'yi inşa edeceğiz. Hedefimiz bu. Kimsenin aç ve açıkta kalmadığı bir Türkiye, herkesin karnının doyduğu bir Türkiye, herkesin huzur içinde yaşadığı bir Türkiye, herkesin aşının, işinin olduğu bir Türkiye. Bunun için yola çıktık, bunun için mücadele edeceğiz.

Salihli'deyiz, Gediz ovasındayız. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın imrendiği bir ovadayız. Her şey çok güzel, güneşi, suyu, insanları, her şeyiyle mükemmel. Burada dünyanın en güzel üzümü üretiliyor. Hani ovalarında bal var denir ya o tanım burasıdır, Gediz ovasıdır. Burada üretici aile boyu çalışıyor, üretiyor, alın teri döküyor. Elde ettiği ürünü götürüp satmak istiyor. Alan kaç liradan alıyor? 2 liradan, 2,5 liradan alıyor. Kaça mal oluyor sizlere bunların hepsini tek tek anlatacağım. Tek tek anlatacağım. Sadece burada değil, sadece Salihli'de değil, milletvekillerimiz TBMM kürsüsünden de anlatacaklar. Gittiğimiz her yerde de anlatacağız. Çekirdeksiz üzümde dünya birincisiyiz, yaş üzümde dünya yedincisiyiz. Dolayısıyla biz bu konuda Salihli çiftçisinin emeğini, alın terini birilerine yedirmemek gibi bir görev üstlendik. Size sözüm söz sizin alın terinizi kimseye yedirmeyeceğiz.

Bakın değerli kardeşlerim, size örnek vereceğim. Dedim ya çekirdeksiz üzümde dünyada bir numarayız tıpkı fındıkta olduğu gibi. Peki çekirdeksiz üzümü kaça mal ediyoruz ona baktık.

Değerli arkadaşlarım, sorduk soruşturduk çekirdeksiz üzüm kaça mal oluyor. 40 dönüm Sultaniye çekirdeksiz üzüm alanı olan bir çiftçiyi düşünün 40 dönüm. Sorduk gübre 12 bin lira 40 dönüme. Yani eski parayla 12 milyar lira. Mazot 7 bin lira. İlaç 9 bin lira. Sulama 4 bin lira. İşçi ücretleri 22 bin lira. Tarım sigortası için 4 bin lira. Diğer masrafları saymıyoruz. 40 dönüm bağda üretilen ürünün maliyeti, üzümün maliyeti 66 bin lira. 27 ton üzüm elde ediliyor. Kiloya vuruyorsunuz kilosu 2,5 lira. Maliyet 2,5 lira.

Değerli arkadaşlarım, bir kilo Sultaniye üzümünün maliyeti 2,5 lira. Diyeceksiniz ki bu hesabı nasıl yaptınız? Siz Ankara’da masa başında oturarak mı bu hesabı yaptınız? Hayır. O hesabı yine sizler yaptınız. İsimde vereyim Salihli'nin Kabazlı köyünden Muammer Çelik aranızda mı bilmiyorum hesabı bir o yaptı. Doğru mu? Güzel.

İki; Taytan köyünden Rasim Dumlupınar yaptı. O da aranızda mı bilmiyorum. Güzel. Hesabınız doğru mu? O hesabı 12 yıl devlette hesap uzmanlığı yapan bir kişi olarak söylüyorum bende kontrol ettirdim. Uzmanlarıma verdim bu hesap doğru. 2,5 lira maliyeti.

Şimdi değerli arkadaşlar, kaça alıcısı var bunun? 2 – 2,5 arası. Peki diyorlar ki köylü geçinecek, az önce bir pankart vardı köylü milletin efendisidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün lafıdır o. Köylü milletin efendisidir. Köylüyü milletin efendisi olmaktan çıkardılar mı? Çıkardılar. Bunun sandıkta hesabını soracak mıyız? Söz mü, söz mü, söz mü? Söz bende sizin haklarınızın sonuna kadar takipçisi olacağım.

Değerli arkadaşlarım, bakın yolda gelirken bir çiftçi arkadaş bana bir fatura verdi. Geçen yıl çekirdeksiz üzüm satmış. 5 lira 10 kuruş yani 510 kuruşa geçen yıl. Bu yıl 2,5 lira fiyat açıkladılar. Şimdi ben soruyorum geçen yıldan bu yıla neyin fiyatı ucuzladı? Gübrenin mi, ilacın mı, işçiliğin mi, neyin fiyatı ucuzladı? Mazotun mu? Her şeye zam ürüne gelince fiyat düşüyor.

Şimdi bakınız biliyorum ayakkabı kutularında istif ediliyor o paralar ben onun farkındayım. Onu ben çok iyi biliyorum. Hiç siz meraklanmayın gübrenin fiyatını veriyorum arkadaşlar 2002'den buyana. 29 kuruştan 110 kuruşa 4 kat artmış. Üre 26 kuruştan 125 kuruşa çıkmış 5 kat artmış. İlaçlama artıyor, işçilik ücreti artıyor çiftçinin elde edeceği para düşüyor. Eskiden bir kilo üzüme bir litre mazot alınıyordu. Şimdi 2 kilo üzüm veriyorsunuz bir litre mazot alıyorsunuz.

Şimdi geliyoruz bu işin hesabına. Sizden 2 liraya, 2,5 liraya alıyorlar dışarıya kaça satıyorlar? Onun da hesabını çıkardık. Sizin alın terinizi dışarıya kaça satıyorlar.

Değerli arkadaşlarım onun rakamını da vereyim ben size. 2012 yılında 225 bin ton kuru üzüm elde edilmiş. 520 milyon dolar gelir elde ediliyor, ihraç ediliyor. Kilo fiyatı 2 dolar 31 sent. 2013 yılında 216 bin ton kuru üzüm ihraç edilmiş 490 milyon dolar gelir elde edilmiş 2 dolar 26 sent kilosu. 214 yılının yani bu yılın ilk 7 ayında 95 bin ton kuru üzüm ihraç edilmiş 236 milyon dolar gelir elde edilmiş. Fiyatı kilo başı 2 dolar 48 sent. Türk lirasıyla 570 kuruş. Sizden 2 liraya, 2,5 liraya alıyorlar 570 kuruşa satıyorlar. Şimdi siz bunun hesabını sormak zorundasınız. Demokrasinin gereği budur. Eğer bunu yapacaksak, demokrasinin gereğini yerine getireceksek bunun hesabını sormak zorundayız. Eğer hesabını sorarsak emin olun biz bu ülkeye demokrasiyi getiririz. Alın terinin karşılığını almak mı istiyorsunuz, emeğinizin karşılığını almak mı istiyorsunuz o zaman oturacağız bunun hesabını soracağız. Ben soracağım, Ankara'da ama siz Salihli'de, Manisa'da, İzmir'de, her yerde sormak zorundasınız. Sandıkta soracağız.

Bir şey daha. Birazda mizah yapalım. AKP'nin 3 milletvekili var burada onlarında bazı sözleri var o sözleri de aldım buraya üzüm konusunda neler söylemişler o da çok ilginçtir değerli arkadaşlar.

Bunlardan birisi diyor ki, Muzaffer Yurttaş. Üzüm fiyatı 3 liranın altına düşerse üzümü ben alırım diyor. Ben söylemiyorum, 3 liranın altına düşerse üzümü ben alırım diyor. O zaman deposunu bulun, kuyruğa girin Tariş'e 2,5'a satacağınıza 3 liraya alıcısı var gelsin alsın.

Selçuk Özdağ, devlet tarafından üzüm üreticisine verilen destek en az 150 kuruş olsun diyor. Bunun için mücadele edeceğiz diyor. Bulun desteği versin. 150 kuruş üreticiye versin.

Hüseyin Tanrıverdi, en güzel lafı bu etmiş. Üreticilerimiz son 2 yıldır ortalama 2,5 doların üzerinde satış yapmıştır. 2,5 doların üzerinde yani 570 kuruşun üzerinde üretici üzümü satmış diyor. Var mı böyle bir şey? O zaman oturacağız bunun hesabını göreceğiz.

Değerli arkadaşlarım, çiftçi hani milletin efendisidir dedik ama şimdi öyle değil. Borç batağında çiftçi. Örnek vereceğim size. Bankalarda sık sık denir ki, çiftçinin borcunu yeniden yapılandıracağız. Onun adı bankacılık dilinde yüzdürme deniyor. Faizleri alıyorsun ana para kalıyor. Her seferinde faizi al, ana para duruyor ve çiftçi faize çalışıyor. Önümüzdeki süre içinde çiftçi gerçekten hakkına sahip çıkmak istiyorsa sandıkta bunun hesabını sormak zorundadır. Bu işin kuralı budur. Sizi borç batağına batırdılar, ürününüzün hakkını vermiyorlar, alın terinizin karşılığını vermiyorlar ve sizleri perişan ediyorlar. Ben derdi anlatıyorum. Şimdi gelelim çözümüne. Bu iş nasıl çözülür?

Değerli arkadaşlarım, bu işin çözüm yolu lisanslı depoculuğu getireceksiniz, uygulamasını getireceksiniz, gerçek anlamda üreticinin hakkını vereceksiniz. Mademki dünyada ben kuru üzümde bir numarayım o zaman fiyatı ben belirleyeceğim. Çiftçi alın terinin karşılığını alacak, hakkını alacak çiftçi. Çiftçi alırsa esnaf kazanır, çiftçi alırsa sanayici kazanır, çiftçi alırsa üretici kazanır. Herkes kazanır. Ama çiftçi kaybettiği an toplumda herkes kaybeder.

Bir başka önemli nokta. Biz kuru üzümde dünyada bir numarayız ama birileri Mersin serbest bölgeye İran'ın üzümünü getiriyor ve Türk üzümü diye dünyaya satıyor. Siz bunun farkında olmak zorundasınız. O izni kim veriyor? Üstelik daha kalitesiz üzüm üstüne sanki Türk malıymış gibi ambalajlıyorlar ve yurtdışına gönderiyorlar. Sizin alın terinizi sizin elinizden alıyorlar.

Şimdi hep beraber bütün bunları biliyoruz. Bakın, yeni teknolojiler var artı Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında biz Tariş'i yeniden çiftçi dostu bir kuruluş haline getireceğiz. Tariş size çalışacak, çiftçiye çalışacak, birilerine çalışmayacak. Bunu yapmak zorundayız. Fiskobirliği batırdılar şimdi Tariş'i batırmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. İzin vermeyeceğiz ama sizin desteğinizle bunu yapacağız. Bunu yaptığımız zaman göreceksiniz köylü milletin gerçek anlamda efendisi olacak."

    Çarşamba, 08 Ekim 2014 16:28

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica