"Türkiye Ortadoğu bataklığını ülkesinin içine çekti, bataklığa saplandı"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu İzmir'de gazetecilere açıklamalarda bulundu ve sorularını yanıtladı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı;

Kemal Kılıçdaroğlu: "Türkiye büyük bir ülkedir. Kendi sorunlarını aşabilecek kapasitesi vardır, birikimi vardır.

Ancak yurttaşlarım
dan şunu da düşünmelerini istiyorum. 12 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor? 12 yıl sonra ülke bu hale niye geldi? Yanlış dış politikanın iç barışımızı bozduğunu, bozacağını defalarca ama defalarca söyledik. Ben sadece bunları söylemek istiyorum ve bütün vatandaşlarıma tekrar aynı çağrıda bulunuyorum. Sakin olun, Türkiye büyük bir ülkedir, kendi sorunlarımızı aşabiliriz, aşabilecek kapasitemiz vardır, birikimimiz vardır.

Sadece ve sadece düşünerek kendi sorunlarımızı aşabiliriz. Düşüneceğiz. Kim yönetiyordu 12 yıl bu ülkeyi ve bu ülke 12 yıl içinde nasıl bu hale geldi? Yeniden adeta sıkıyönetim ilan edildi. Hükümete çağrım şu; dış politikanı yeniden gözden geçir.

Yanlış dış politikanın içerde huzursuzluk yaratacağını, kargaşa yaratacağını defalarca ama defalarca dile getirdik. Ama her seferinde bunu duymazlıktan geldiler ve her seferinde Cumhuriyet Halk Partisini suçladılar. Oysa biz her söylemimiz doğruydu ve doğru söylemeyi de sürdürdük. Yanlış bir dış politika izliyorsunuz dedik. Bu dış politika Türkiye'ye yarar getirmez dedik. Ortadoğu bataklığına Türkiye sürükleniyor, sakın Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürüklemeyin dedik. Ortadoğu bataklık değildir diye bize cevap verdiler. Bugün geldiğimiz nokta gerçekten de acı dolu bir noktadır, acı bir noktadır. Türkiye Ortadoğu bataklığını kendi ülkesinin içine çekti. Yani bir anlamda bataklığa saplandı Türkiye.

Yine her şeye rağmen insanlarımızı sağduyuya davet ediyorum. Biz büyük bir ülkeyiz, güçlü bir ülkeyiz, sorunlarımızı aşabilecek birikimimiz ve kapasitemiz var. Herkes sağduyu içinde hareket etsin. Söyleyeceğim bu."


Soru: "Dışişleri Bakanı şiddete misliyle karşılık verilecek dedi. Bir endişe taşıyor musunuz?"
Kemal Kılıçdaroğlu: "Şiddete misliyle karşılık vermek ifadesi son derece tehlikeli bir ifadedir. Şiddetin şiddeti doğurduğunu devleti yönetenlerin bilmesi lazım. Biz nasıl ana muhalefet partisi olarak vatandaşı sükunete davet ediyorsak iktidardakilerinde vatandaşı sağduyuya davet etmesi lazım, sükunete davet etmesi lazım. Ben şiddeti misliyle bastırırım dediğiniz andan itibaren Türkiye'de kargaşayı başlatırsınız. Daha tehlikeli sonuçların doğmasına yol açarsınız."

Soru: "Sıkıyönetim koşulları dediğiniz bu koşullar devam ediyor şuanda sokağa çıkma yasakları var. Çözüm mü bu acaba sizce ve sizin çözüm öneriniz ne?"
Kemal Kılıçdaroğlu: "Şiddet çözüm değildir. Vatandaşları sağduyuya davet ederken şunun da altını özenle çizmek isterim. Bir toplumun ortak değerleri vardır. Bu değerlerin birincisi bayraktır. Bayrağına saygı duymayan insan olmaz. Bayrağına saygı duymayan insan bu topraklarda yaşamamalıdır. Bayrak bizim ortak değerimizdir ve onu korumak zorundayız. Ona saygı duymak zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk düşmanlarının bile saygı duyduğu bir liderdir, bir dünya lideridir. Bu toprakların yetiştirdiği bir liderdir. Bizim insanımızdır. Ona saygı duymayan insanın bu topraklarda yeri yoktur. Hepimiz bayrağımıza, Mustafa Kemal Atatürk'e saygı duyacağız. Kendi aramızda tartışma olabilir. Benim düşüncelerimi birileri beğenmeyebilir. Beni beğenmeyebilir. Ama bayrak ve Mustafa Kemal Atatürk bu toplumun ortak değeridir, hepimizin ortak değeridir ve ona saygı duymak zorundayız. Kargaşa çıkarmanın hiçbir şekilde mazeret gösterilecek bir yanı yoktur. Kargaşaya hepimiz karşı çıkmalıyız. Hükümetin yanlış politikalarını biliyoruz, bu politikaların Türkiye'yi kaosa sürüklediğini biliyoruz ve bundan ciddi endişe duyuyoruz ama bütün bunlara rağmen ülkesini seven bir siyasal partinin Genel Başkanı olarak vatandaşlarımı sağduyuya, sükûnete davet ediyorum.

Bu hükümete de şapkanı al önüne koy diyoruz. Ortadoğu bataklığına defalarca ama defalarca ülkeyi sürüklüyorsun, o bataklıkta Türkiye'nin yeri yoktur dedik. Türkiye'nin yönü çağdaş uygarlıktır, batı uygarlığıdır. Biz yönümüzü yüzyıllardır 200 yıldır, 300 yıldır, 500 yıldır batıya dönen bir toplumuz. Neden bizi Ortadoğu bataklığının içine sürüklediniz? Hala o kavgayı sürdürüyorlar küçük çocuklar gibi. Devlet intikamla yönetilmez, hırsla yönetilmez, şiddetle yönetilmez. Devlet akılla yönetilir, mantıkla yönetilir. Devleti yönetecek kişide önce aklı egemen kılacak bir iradenin olması lazım. Kavga olur mu? Efendim şiddet misliyle şiddet görecektir. Bu yanlış bir anlayıştır dünyanın hiçbir tarafında da kabul gören bir anlayış değildir.

Teşekkürler arkadaşlar."

    Çarşamba, 08 Ekim 2014 12:22

Bağlantılı Konular