Serter: "Anlaşılan odur ki, Başbakan suçluluğun telaşı içindedir"

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, Başbakan'ın Samsun'da yaptığı konuşma ile şahsını açıkça hedef gösterdiğini belirterek, "Anlaşılan odur ki, Başbakan suçluluğun telaşı içindedir" dedi.

Nur Serter, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dün Samsun'da "selefine yaranma kaygısıyla şahsını da hedef alan talihsiz bir beyanda bulunduğunu" söyledi.

Nur Serter, "Başbakan, 12 yıllık AKP geleneğine sadık kalarak, yalan, iftira ve karalama destanı haline getirdikleri, çiğnenmekten çürümüş ikna odası sakızı ile aylardır 'terör örgütü' diyemediği IŞİD'e olan ilişkilerini ve Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürükleyen dengesiz ve başarısız dış politika hezimetini türbanla örtmeye çalışmıştır" dedi.

Nur Serter, bir soru üzerine, hedef gösterildiğini ve bununla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.

Yaşamı boyunca gerici ve bölücü terör örgütleriyle aynı yolda yürümediğini, onlarla gizli toplantılar yapmadığını, onlara maddi yardımda bulunmadığını, kimsenin dizi dibine çöküp emir ve talimat almadığını belirten Serter’in açıklaması şöyle:

"Başbakan dün Samsun'da yaptığı bir konuşmada, selefine yaranmak kaygısı ile şahsımı da hedef alan talihsiz bir beyanda bulunmuştur.

Anlaşılan odur ki, Başbakan suçluluğun telaşı içindedir.

12 yıllık AKP geleneğine sadık kalarak, YALAN, İFTİRA ve KARALAMA DESTANI haline getirdikleri, çiğnenmekten çürümüş İkna Odası sakızı ile aylardır terör örgütü diyemediği İŞID'le olan ilişkilerini ve Türkiye'yi Orta Doğu Bataklığına sürükleyen dengesiz ve başarısız dış politika hezimetini türbanla örtmeye çalışmıştır.

Ancak, ne 9 yaşındaki kız çocuklarının, çocukluklarını gasp eden türban, ne de 15 yıllık İkna Odası sakızı, bu olumsuz gerçekleri örtemeyecektir.

Ben, yaşamım boyunca gerici ve bölücü terör örgütleriyle aynı yolda yürümedim. Onlarla gizli toplantılar yapmadım, onlara maddi yardımda bulunmadım, kimsenin dizi dibine çöküp emir ve talimat almadım.

Yönümü belirleyen her zaman Atatürk ilkeleri ve 6 OK oldu.

Çok tehdit aldım ama tehditlerden korkmadım, geri adım atmadım ve susmadım, susmayacağım. Her zaman inandıklarımı savundum ve savunmaya devam edeceğim.

İşte tam da bu nedenle Cumhuriyet Halk Partiliyim.

Atatürk ilkelerini, Laikliği, Anayasa Mahkemesi kararlarını savunmayı ve bir üniversite yöneticisi olarak uygulamayı teröristlik ilan eden bir Başbakan’ın varlığı bile Türkiye'nin nasıl bir maceraya sürüklendiğinin en açık göstergesi olmuştur.

Başbakan'a göre yüksek yargı organlarının kararlarını uygulamak, Anayasanın değiştirilemez maddelerine, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalmak ve laik eğitimi savunmak terörizm, küçücük çocukları din istismarı ile ayrıştırmak ve 9 yaşında, o çok övündüğü türbanlama eylemi ile ideolojik bir kalıbın kıskacına almak özgürlüktür. Bu anlayış, AKP'nin Yeni Türkiye'sini gözler önüne sermektedir.

Başbakan yaptığı konuşma ile şahsımı açıkça hedef göstermiştir. Bunu tarihe bir not olarak düşüyor ve kamu oyunun dikkatlerine sunuyorum.

Ayrıca Başbakan'ı, kişileri hedef gösteren, kışkırtıcı nefret söylemlerine ve gerçek dışı beyanlarına son vermemesi halinde altından kalkamayacağı bir sorumluluğun altına gireceği konusunda da uyarıyorum."

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 29 Eylül 2014 16:44

Bağlantılı Konular