"TSK'nın sıcak bir savaşın unsuru olmasını istemiyoruz"

Gazetecilerin sorusu üzerine "Tezkerenin içeriğine bakacağız" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kemal Kılıçdaroğlu, aşçılar diyarı Bolu'nun Mengen İlçesi'nde düzenlenen 30'uncu Uluslararası Mengen Aşçılık ve Turizm Festivali'ne katıldı.

İlçe girişinde aşçı federasyonu ve dernekleri temsilcileri ile vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Kemal Kılıçdaroğlu, kortej yürüyüşüne katıldı. Bando eşliğinde düzenlenen yürüyüş sırasında Kılıçdaroğlu, vatandaşları selamladı.

Mengen Belediyesi'ni ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın IŞİD'e karşı kara harekatı düzenlenmesi yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak, "Önce tezkerenin içeriğine bakacağız. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başka bir ülkenin topraklarına girmesini istemiyoruz. Sıcak savaşın bir unsuru olmasını istemiyoruz. Bu düşüncemizi defalarca dile getirdik." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, öğrencilerin 5'inci sınıftan itibaren derslere başörtülü girilebileceği yönündeki soruyu da şöyle yanıtladı;

"Türkiye'nin dünya kadar sorunu var, Vatandaş borç batağı içinde. Neyi tartışıyoruz? '5-6-7 yaşındaki kız çocuğuna başörtüsü takalım' diye gündeme getiriyorlar. Bunlar doğru değil. Hepimizin çocukları var. Çocukların üzerine titreriz. 'Çocuğun üstün yararı' diye bir kavram var. Bizim bu kavramın gereklerini yerine getirmemiz lazım. Çocukları iyi eğitmemiz lazım. Çocuklar çağdaş dünyada ve ülkede okuyabilmeli. Aklın özgürlüğü nedir, onu öğrenebilmeli, sorduğu bütün sorulara yanıt alabilmeli. Biz çocukları alıyoruz ve siyasi meta, unsur, siyasetimizin parçası haline getiriyoruz. Günah bizim çocuklarımıza. Çocuklarımız neden bir siyasetin parçası olsun?

Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, bütün baba ve anneler çocuklarının üzerlerine titrer. Çocuklarının iyi eğitim almasını ister. Başörtüsüne özgürlük açısından yaklaşanlar var. 18 yaşını aşan kişinin özgürlüğü ayrı, çocukların özgürlükleri ayrıdır. 18 yaşını tamamlayan kişilere artık çocuk olarak bakmıyoruz. Onlar iyi ve kötüyü rahatlıkla birbirinden ayırabiliyor ama çocuklar bunu yapamaz.

Çocukların üstün yararı kavramı bu açıdan önemlidir. Çocuklar için özgürlük kavramı farklıdır, yetişkinler için farklı. Çocuklar, özgürce gidecek, başörtüsünü takacak diyorlarsa bu yanlıştır. Bu, ancak yönlendirmeyle olur."


Kemal Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya "Osmanlı hangi gerekçeyle battı, hangi gerekçeyle yok oldu, biliyor musun?" diye soru yönelterek, şunları kaydetti:

"Osmanlı'nın son dönemlerinde acaba okullar neydi, ne oldu? O okullarda hangi eğitimler veriliyordu? Nasıl eğitim veriliyordu? Acaba gerçekten dünya çapında, dünyanın saygı duyduğu, üretimle katma değeri yüksek ürün üreten ülke konumuna nasıl geleceğiz? Acaba bunu merak ediyor mu? Milli Eğitim Bakanı merak ediyor mu?

El alem uzaya, Mars'a araç gönderiyor. Adını ne koyuyorlar, biliyor musunuz? 'Merak, orada ne var acaba' diye. Biz ne yapıyoruz? Çocuğun merakını öldürüyoruz. Çocuk, bir şey sormasın, sorgulamasın, bunu yapmak için farklı eğitim modeli getiriyoruz. Yazık, günahtır bu ülkeye. Bu ülke gerçekten katma değeri yüksek ürün üretecekse bilimle üretecek. Bilimi alır, bir tarafa koyarsanız, dışlarsanız, toplumun dışına iterseniz, bu çocuklar gelecek Türkiye'yi, yani güçlü Türkiye'yi, katma değeri yüksek ürünler üreten Türkiye'yi nasıl kuracak?"


Kemal Kılıçdaroğlu, cumhuriyet döneminde eğitimde önemli reformlar yapıldığına dikkati çekerek, çağdaş uygarlığın yakalanması için mücadele edildiğini belirtti ve şunları söyledi;

"O günün koşullarında yerli uçak ve denizaltı yapıldı. Bugün yapabiliyor muyuz? Hayır. Neden acaba? Bu sorunun yanıtını aramak varken, 5-6 yaşındaki kız çocukları başörtüsü taksın, takmasın. Bunlar doğru değil. Başka  bir şeyi tartışmak lazım. Nasıl güçlü ülke olabiliriz, Sözü dinlenen ülke nasıl olabiliriz? Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletlerde konuşurken o sıralar neden dolmadı? Asıl sorgulamamız gereken alanlar onlar"

Kemal Kılıçdaroğlu görüşlerini açıklarken, vatandaşların borç batağında olduğuna dikkat çekti ve vatandaşların asıl derdinin ay sonunu getirmek olduğunu belirtti.

Hükümetin başörtüsü tartışmasını ortaya atarak toplumun dikkatini başka yöne çekmek istediğini iddia söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle dedi;

"Bu tuzağa düşmemek lazım. Eğitim sistemimizin çağdaş olması lazım. Biz uygar bir toplumuz. Uygar dünyada bizim yerimiz. Ortadoğu bataklığında işimiz yok.

'Ortadoğu bataklığı dedim' diye Başbakan, 'Irkçılık yapıyorsun, Ortadoğu'ya bataklık denmez' diye beni eleştirdi. Güzel. Aynı sözü Sayın Cumhurbaşkanı kullandı. O da 'Ortadoğu bataklığı' dedi. Şimdi merak ediyorum. Davutoğlu acaba beni eleştirdiği gibi Sayın Cumhurbaşkanı'nı da eleştirecek mi? Adım gibi biliyorum, eleştiremez. Neden eleştiremez? Çünkü koltuğunu ona borçlu. Birine diyet borcu ödeyecekseniz veya diyet borcunuz varsa bağımsız, tarafsız başbakanlık koltuğunda oturamazsınız. Merak ediyorum, kullandığım sözler nedeniyle beni eleştirdi. Aynı sözleri kullanan Erdoğan'ı acaba eleştirecek mi? Bunun da yanıtını gerçekten merak ediyorum."


Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilere açıklamalarda bulunurken şunları da söyledi;

"IŞİD denilen bir bela var. Çok insanı öldürüyor ve Türkiye için de bir risk. Türkiye için bir tehlike. Hükümet daha düne kadar buna terör örgütü bile diyemiyordu. 101 gün 49 vatandaşımız IŞİD'ın elinde rehin tutuldu. Bölgede itibarımız kalmadı, batıda itibarımız kalmadı. Gidiyor Birleşmiş Milletler'de boş sıralara konuşma yapıyor. Konuşulması, düşünülmesi gereken konulardan biri de bu."

    Cumartesi, 27 Eylül 2014 09:35

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica