"Hükümetler, devlet ve topluma karşı örgütlü olarak ‘kamu dolandırıcılığı' yapar hale geldi"

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "bazı polislere usulsüz taltif verildiği" iddiasıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında 17 polis hakkında gözaltı kararı verildiğine dair bilgilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi.

Konya Milletvekili Kart; "AKP iktidarlarıyla birlikte, Hükümetler, devlet ve topluma karşı örgütlü olarak ‘kamu dolandırıcılığı' yapar hale geldi" dedi.

Taltif ödemelerinin amacı dışında, haksız ve adaletsiz bir şekilde kullanıldığını ifade eden Kart, kimin ne kadar ödüllendirildiğinin Emniyet Genel Müdürlüğü personel sisteminde görülmediğini, taltif ödemelerinin gizlendiğini belirtti.

Kart, taltife konu olay veya başarıyla ilgili birim personeli dışında, emeği geçmeyen personelin taltif teklif listesine eklendiğini, personelin görevli olmasının fiilen mümkün olmadığı dosyalarda bile yer aldığını kaydetti. Haksız taltif ödemeleri yoluyla, lüzumsuz kaynak israfına yol açıldığının itiraf edildiğini belirten Kart, "Bu tablonun anlamı, en hafif deyimiyle görevi kötüye kullanmak ve kamuyu zarara uğratmaktır" dedi.

Görevi kötüye kullanan ve kamuyu zarara uğratanlar hakkında, suç duyuruları ve şikayetlere rağmen, bugüne kadar neden işlem yapılmadığını soran Kart, "Polis bir taraftan Hükümet eliyle vatandaşa karşı şiddet uygulamak durumunda kalmış, devamında ise taltif yoluyla tatmin edilerek, Hükümete bağımlı hale getirilmiştir. Polis, bu yolla susturulmaktadır" diye konuştu.

Atilla Kart, AKP iktidarlarıyla birlikte, Hükümetlerin, devlet ve topluma karşı örgütlü olarak "kamu dolandırıcılığı" yapar hale geldiğini savunarak, "Emniyet mensuplarının bir bölümü için ‘destan yazdılar' diyen dönemin Başbakanı, kişisel ve siyasi çıkarları uğruna, diğer kurumlarda olduğu gibi emniyette de ayrımcılığın tohumlarını ekmiştir" dedi. Kart, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Hatay'da taltif edilen personel sayısı ve yapılan ödeme tutarını öğrenmek istedi.

"Ortaöğretimde başörtüsü yasağının kalkması" ile ilgili soru üzerine Kart, "Hükümetin her anlamda sıkıştığı bir dönemde, masum çocukların bedenleri üzerinden bir örtünün yaratılmak istendiğini görüyorsunuz ama yolsuzluklar, hukuksuzluklar, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını tehlike altına alan gelişmeler o kadar yoğunlaştı ki hiçbir örtü ile bunların üstünü örtemezsiniz" dedi.

Atilla Kart, 7-8 yaşındaki kız çocuklarının başlarının örtüldüğünü, bu çocukların 14-15 yaşında evlendirildiğini ifade ederek, şöyle konuştu; "Bu konuda nasıl bir istismar yapıldığını görüyorsunuz. O masum oyun çocuklarının bedenleri üzerinden, onların örtüleri üzerinden acımasızca siyaset yapan, buna sığınan bir kadrodan söz ediyorum. Ne yapmak istiyorlar? Sıkıştıkları zaman, bütün bu suçlarının, dirayetsizliklerinin, öngörüsüzlüklerinin kamuoyunda tartışılmasını önlemek adına, o küçük çocukların masum bedenleri üzerinden toplumu ayrıştırmaktan kaçınmayan bir kadro Türkiye'yi yönetiyor. Bu kabul edilemez. Bu çatı altında milletvekillerinin türbanlı olması onların tercihidir. Dilediği kıyafeti giyebilir ama 7-8 yaşındaki merveler reşit olsun, 17-18 yaşını bitirsin ve ondan sonra tercihini yapsın. Biz o zaman onun kararına saygı duyarız. Bugün aslında bu kararla, Taliban, IŞİD anlayışlarını, o iklimi yarattıklarını itiraf ettiler. Suçüstü tablosudur bu. Türkiye'de ayrışmanın, dönüşümün temelleri çoktan atıldı ama dönüşü olmayacak bir şekilde yapılmak istenen bir uygulamadan söz ediyorum. Buna karşı sadece kişisel olarak değil, kurumsal olarak da her türlü tavrı, tepkiyi Anayasal ve sivil zeminde ortaya koymak durumundayız."

    Salı, 23 Eylül 2014 10:09

Bağlantılı Konular