Erdemir, "AKP'nin din dersleri hüllesi AİHM'den döndü"

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Mansur Yalçın ve 14 şikayetçinin Türkiye aleyhine açtığı davada, AİHM'in, din kültürü ve ahlak bilgisi dersiyle ilgili verdiği kararı değerlendirerek, "AKP'nin din dersleri hüllesi AİHM'den döndü" dedi.

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan randevu talep ettiğini belirterek, "Sayın Başbakan'dan milletvekili olarak değil, Sünni vatandaş olarak randevu talep ettim. Sünni vatandaş olarak, Sünni Başbakan'a Türkiye'de Alevilerin maruz kaldığı ayrımcılığı anlatmak istiyorum" dedi.

Aykan Erdemir, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Mansur Yalçın ve 14 şikayetçinin Türkiye aleyhine açtığı davada, AİHM'in, din kültürü ve ahlak bilgisi dersiyle ilgili verdiği kararı değerlendirdi.

AİHM'in daha önce 2007′de Hasan ve Eylem Zengin'in, zorunlu din dersine karşı açtığı davada, Türkiye'yi mahkum ettiğini, "fakat aradan geçen 7 yıl boyunca AKP'nin bu insan hakları ihallerini sürdürdüğünü" belirten Erdemir, "7 yıl sonra gelen bu karar, müfredatta yaptığı makyaj hamleleriyle din dersini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun hale getirdiğini iddia eden AKP'nin bu hüllesini boşa çıkarmıştır" dedi.

Aykan Erdemir, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Mesele burada müfredattır ve müfredatta da şu ana baktığımızda böyle bir baskı unsuru görmedim" sözünü şaşkınlık verici bir açıklama olarak nitelendirerek, "Sayın Davutoğlu, zorunlu din derslerinde yaşanan ve bugüne kadar kamuoyuna yansımış olan binlerce ayrımcılık ve nefret suçu vakasından habersiz gözükmektedir" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu'ndan randevu talep ettiğini belirten Erdemir, şöyle konuştu: "Türkiye'de Alevilerin maruz kaldığı sistematik ayrımcılığın somut tanıklıklarıyla belgelendiği, ‘Türkiye'de Alevi olmak' ve ‘Alevi bakış açısıyla Türkiye'de ayrımcılık' kitaplarını kendisine vermek istiyorum. Kitap kokusunu çok özlediğini söyleyen Sayın Başbakan, bu iki kitaba göz atsın. Sünni kökenli bir milletvekilinin konuşmasından ziyade gelin, Alevi vatandaşlarının sözlerini dinleyelim. Kitapta, Alevi yurttaşların kendi tanıklıklarını paylaştık. Kitapta, yalnızca ötekileştirme, dayak, kötü muamele yok, bir genç kızın okulu bırakması ile sonuçlanan bir insanlık suçu var. Bunlar yaşanırken, Başbakan'ın ‘bir sorun yok' demesi, akıllara sığmadığı gibi vicdanlara da sığmamaktadır. Sayın Başbakan'dan milletvekili olarak değil, sünni vatandaş olarak randevu talep ettim. Sünni vatandaş olarak Sünni Başbakan'a Türkiye'de Alevilerin maruz kaldığı ayrımcılığı anlatmak istiyorum. Ama ‘kitaplara ayıracak vaktim yok' diyorsa, Hacı Bektaş Veli'nin ‘okunacak en büyük kitap insandır' sözünden yola çıkarak, Mansur Yalçın'ın hayat hikayesini dinlesin.

Bu ötekileştirme politikası Sünni yurttaşlar adına yapılıyor ama biz Sünni yurttaşlar olarak Alevi kardeşlerimizin asimile edilmesini talep etmiyoruz. Biz herkesin kendi inançlarına uygun olarak, özgür olarak yaşamasını istiyoruz. Sünni çoğunluk adına bu nefret ve asimilasyon politikasını sürdürenler, bunu, kendi şahsi emelleri siyasi ikballeri için sürdürüyor, bizim adımıza sürdürmüyor."

Aykan Erdemir, bir soru üzerine, "Türkiye'nin kan gölüne dönmesini, insanların diri diri gömülmesini, insanların kafalarının kesildiğini görmek istemiyorsak, çözüm din derslerinden geçmiyor, çözüm demokrasiden, temel hak ve özgürlüklerden ama en önemlisi vicdanlardan geçiyor. Hükümeti bir kez daha adalete ve vicdana davet ediyorum. Umarım on yıllardır süren bu zulüm, 2014 bitmeden son bulur" dedi.

Anahtar Kelimeler
    Perşembe, 18 Eylül 2014 16:14

Bağlantılı Konular