Nazlıaka: "Gökçek halkı kandırıyor, yalan söylüyor"

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Ankara'da bulunan yaklaşık 10 kaynak suyu fabrikasından 4 tanesinin ya Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı iştirakler tarafından satın alındığını ya da Büyükşehir belediyesi şirketi yöneticilerinin bu firmaların başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerini yaptığını belirterek, "Gökçek halkı kandırıyor, yalan söylüyor" dedi.

Aylin Nazlıaka, Ankara'nın şebeke suyu ile ilgili Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in, "geçen nisan ayından itibaren Ankara şebeke suyuna Kesikköprü Barajı'ndan Kızılırmak suyu verildiğini itiraf ettiğini" söyledi.

ASKİ'nin resmi web sayfasında, "Ankara'nın barajlarında su ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda su bulunduğundan 2009 yılından itibaren Kızılırmak suyu verilmediğinin" yazılı olduğunu belirten Nazlıaka, "Gökçek halkı kandırıyor, yalan söylüyor" ifadesini kullandı. Nazlıaka, Gökçek'in düzenlediği basın toplantısında, CHP milletvekillerini ve meslek odalarını hedef gösterdiğini ifade ederek, "Israrla söylediği 'chponline' adresi, CHP'nin resim hesabı değildir" diye konuştu.

Aylin Nazlıaka, Gökçek'in, kendisinin ve meslek odası temsilcilerinin damacana şirketleriyle ortaklıklarının olduğunu iddia ettiğini belirterek, "İddia makamı, bunu ispatlamakla yükümlüdür. 'Ankara ergeni' lafımdan alınmış olacak ki benim için 'damacana solcusu' demiş. O halde Sağlık Bakanı Müezzinoğlu da mı damacana solcusu. Başbakan da damacana suyu tüketiyor, Başbakan da mı damacana solcusu?" dedi.

Ankara'da bulunan yaklaşık 10 kaynak suyu fabrikasından 4 tanesinin ya Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı iştirakler tarafından satın alındığını ya da Büyükşehir belediyesi şirketi yöneticilerinin bu firmaların başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerini yaptığını savunan Nazlıaka, şöyle konuştu: "Melih Gökçek, tüccar zihniyeti ve her şeyden rant sağlama hevesiyle yönettiği Ankara'da şimdi de belediye kaynaklarıyla su ticaretine başlamıştır. Daha çok para kazanma hevesi ile Ankaralıların sağlığını ve geleceğini tehlikeye atmaktadır. 'Delidir ne yapsa yeridir' lafı var ya, vatandaş da 'Melih'dir ne yapsa yeridir' tarzı bir yaklaşım ve yılgınlık var. Su kadar özgül ağırlığı yoktur, ama özgül ağırlığı sudan az olan zeytinyağı gibi üste çıkmaktadır. Benden yaşadığımız rahatsızlığa yönelik sağlık raporu istiyor. Ben ona binlerce vatandaşın raporunu getiririm ama önce o ruhsal sağlığının yerinde olduğuna dair rapor getirsin. Şimdi beni yine dava açmakla tehdit edecek. Gökçek'ten korkan onun gibi olsun."

Aylin Nazlıaka, "Sayın Gökçek, Halk Sağlığı Kurumu Başkanı 'su kirli değil' diyor, siz kirli diyorsunuz. Kurumlardan kirli olduğu yönünde bir rapor aldınız mı?" sorusu üzerine, "Gökçek'le gidelim, bizim seçtiğimiz bir yerden suyu alalım ve onu da bir laboratuvarda inceletelim. Vatandaş Gökçek'in söylediğine mi inansın, karnının ağrısına mı inansın?" dedi.

Ankara Tabip Odası Başkanı Çetin Atasoy da ishalin esas sebebinin su ve besinler olduğunu belirterek, "Ankara'daki ishal vakalarını takip ediyoruz. Biz ishal vakalarının arttığını söylüyoruz ama bunun neden arttığını ortaya koymak devletin görevidir" diye konuştu.

Bazı hastanelerde ishal ve buna bağlı hastalıkların arttığına ilişkin örnekler veren Atasoy, "Sağlık Bakanı bile damacana suyu tükettiğini söylüyor. Musluktan suyu içtiğimiz günlere dönmek istiyoruz" diye konuştu.

    Pazartesi, 15 Eylül 2014 15:11

Bağlantılı Konular