Kılıçdaroğlu: "Vahşi kapitalizm sosyal devleti yuttu"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye ekonomik olarak ortaçağın vahşi kapitalizmine teslim edilmiş bir ülkedir" dedi, Çalışma Bakanını istifaya çağırdı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nı istifaya çağırdığı konuşmasında vahşi kapitalizmin sosyal devleti yuttuğunu da belirterek şunları söyledi;

"Değerli arkadaşlarım, bu dönemde vesayet sistemini getirenler hukuku çalıştırmadıkları için farklı sonuçlar çıkıyor. İnsan hakkı ihlalleri çıkıyor. Kadına yönelik şiddet artıyor %1400. Kadın erkek eşitliği ortadan kalkıyor. Hukukun üstünlüğü kavramı yıpranıyor. Hatta toplumun vicdanını bile dikkate almayan farklı bir yapı çıkıyor ortaya.

Değerli arkadaşlarım, vesayetin yoğunlaştığı dönemlerde her alanda hukuksuzluk olur. Her alanda insan hakkı ihlalleri olur. Bunun tipik örneği iş cinayetleridir. İş cinayetleri. Şuanda Türkiye ekonomik olarak ortaçağın vahşi kapitalizmine teslim edilmiş bir ülkedir. Açıkça söylüyorum ortaçağın vahşi kapitalizmine teslim edilen bir ülke var. 301 işçi ölüyor Soma'da. Dönemin Başbakanı gidiyor oraya ve diyor ki, efendim işin fıtratında var bu yeraltında çalışıyorsan e zaten öleceksin. Asansör faciası hepimizin gözleri önünde oldu.

Davutpaşa'da patlama oldu değerli arkadaşlarım, 20 kişi hayatını kaybetti. İstanbul'da Esenler de 10 işçi çadırlarda yanarak öldü. 2002 - 2014 kaç kişi iş kazalarında öldü biliyor musunuz? 15 bin 7 işçi iş kazalarında öldü, iş cinayetlerinde öldü. Avrupa'nın birincisiyiz, dünyanın da üçüncüsü iş cinayetlerinde. Nasıl bir demokrasidir, nasıl bir hukuktur, nasıl bir ekonomik anlayıştır bu? İnsanın açıkça vahşi kapitalizme teslim edilip ölüme mahkum edildiği bir süreci yaşıyoruz. Böyle bir tabloyu ben içime sindiremiyorum. O insanların hepsine üzülüyorum. Yazık günah değil mi o insanlara? Onların aileleri yok muydu, çoluk çocuğu yok muydu? Bir asgari ücrete mahkum edilmişlerdi onlar. Yerin yüzlerce metre altında çalışıyorlardı. Alın teri döküyorlardı onlar evlerine bir lokma helal ekmek götürmek için ve siz onları ölüme mahkum ediyorsunuz. Ne adına? Kendi vesayetinizi tahkim adına yapıyorsunuz bütün bunları. Kendi karlarınızı daha fazla artırmak için yapıyorsunuz bütün bunları. Seçimlerde size daha fazla destek versinler, mali destek versinler diye bunları yapıyorsunuz. Soma’da iş cinayeti olmuş, 301 işçi hayatını kaybetmiş, ben Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı olarak oraya gidiyorum enerji bakanı firmayı bana övüyor medyanın önünde. Firmayı övüyor.

Değerli arkadaşlarım, bütün bu tabloyu taşeronlaşma dediğimiz sistem yaratıyor. Çağdaş kölelik. Neden vahşi kapitalizme teslim ediyorlar? Tipik örneği budur. İş güvencen yok, iş güvenliğinde yok, toplu sözleşme hakkın yok, sendikalaşma hakkın yok, ücretimi artır deme hakkın yok. Ömür boyu asgari ücrete mahkumsun sen. Öyle 8 saat çalışacağım yok. 11 - 12 saat en az çalışacaksın. Gerekirse 24 saat çalışacaksın. Böyle bir sistem olmaz arkadaşlar. Para harcanarak alınması gereken tedbirler alınmıyor işin özeti bu. İş güvencesi nasıl sağlanır? İş güvenliği nasıl sağlanır? Para harcayacaksınız. İşyerinin önce güvenlikli olmasına bakacaksınız. Önce riski göreceksiniz, riski tanımlayacaksınız, riski ortadan kaldıracaksınız sonra işçiyi oraya göndereceksiniz. Biz ne yapıyoruz? Hiç bunları yapmıyoruz. İşçiyi gönderiyoruz, işçi ölüyor ondan sonra hep beraber diyoruz ki niye önlem almadık. Tam çağdışı bir anlayış. 19. yüzyıl anlayışı. 20., 21. yüzyılda farklı bir şey var. Önce riski görürsünüz, tanımlarsınız işçiyi ondan sonra çalışma alanına gönderirsiniz ki işçinin yaşamını güvence altına alırsınız.

Biz bunları söylüyoruz ama değerli arkadaşlarım bu iktidarın bir çalışma ve sosyal güvenlik bakanı var. Herkes topu birbirine atıyor. Soma faciasında da benzer bir olay oldu. Asansör faciasında da benzer bir olay. Herkes topu birbirine atıyor. Ben Sayın Davutoğlu'na bir çağrıda bulunmuştum sorumlu arıyorsan kabinede çalışma ve sosyal güvenlik bakanına bakacaksın. Sorumlu o. Hukuken de sorumlu o. Yasal olarak da sorumlu o. 11 Eylül'de bir demeç vermiş değerli arkadaşlarım Sayın Faruk Çelik. Olayları sorguluyor. Bizim sorguladığımız gibi sorguluyor. Ama ibret olsun diye burada okuyorum. Neden oluyor bu işler diye soruyor kendi kendine. Çok açık ve net bunu görüyoruz. Üretim zorlaması var. Yani vahşi kapitalizm var. Bunu herkesin görmesini özellikle rica ediyorum. Biz görüyoruz da sen yeni görmeye başladın. Bunu görmediğimiz an gerçekleri tespit edemeyiz. Demek ki çok şükür gerçekleri tespit etti. Üretim zorlaması, kazanma hırsı. Kazanma hırsı herkeste vardır ama eğer hukuk içerisinde kontrollü değilse bu kazanma hırsının ne gibi sorunlar açtığını hep beraber izliyoruz. Günaydın diyeceğiz. Bunun yanında maliyet zorlaması var. Siz işi daha ucuza yaptırmak için taşeronluk sistemini acımasız bir şekilde kullanarak insanları, çalışanları adeta köleleştirerek bir uygulama içerisine girerseniz burada maliyetin getirdiği baskılardan dolayı çok kazanma hırsıyla bütünleşen bu anlayış ister istemez güvenliği ikinci derecede bırakmaktadır. Beyefendi sanki muhalefet partisinin milletvekili.

Değerli arkadaşlarım, bu kişi bakan. Bütün bu şikayetlerin önlemini anlaması gereken kişi. Ama şikayet ediyor. Merak ediyorum o koltukta niye oturuyor? Hangi gerekçeyle oturuyor? Şikayet etmek için mi, önlem almak için mi? Emin olun buda zamana uygun olarak balonu biraz nasıl hafifletebiliriz, tepkiyi nasıl biraz dindirebiliriz o amaçla söylenmiş sözler. Çünkü samimi değiller. Neden samimi değiller? Çok açık ve net. Soma faciasından sonra bizim milletvekillerimiz plan bütçe komisyonunda yeraltı madenlerinde yaşam odası kurulsun diye önerge verdiler. Yaşam odası kurulsun. İnsanlar yeraltında patlama olsa dahi ölmesinler. 19 yıldır uluslararası çalışma örgütünün öngördüğü bu kuralı, bu sözleşmeyi Türkiye imzalamıyor 19 yıldır. Görüşmeler yapılırken Faruk Çelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak kürsüde oturuyordu. Önergeye red oyu verdi. Kabul etmiyoruz dedi. Yani insanlar ölebilirler dedi. Hani kar hırsı, hani maliyet hırsı? Şikayet ediyorsun. Kar hırsına teslim oldun sen. Vahşi kapitalizme teslim oldun sen. İnsanı yok eden bir düzene teslim oldun sen. Alın terini dikkate almayan bir sisteme teslim oldun sen. Neden şikayet ediyorsun şimdi? O görevi derhal bırakması ve oradan istifa etmesi gerekir onurlu bir insanın bu cümleleri ettikten sonra. Hem bu cümleleri edeceksin, işçiler için yeraltında yaşam odası kurulmasına maliyeti pahalıdır diye itiraz edeceksin sonra kalkıp bunları söyleyeceksin. Kar hırsına insanlarımız kurban edildi değerli arkadaşlarım. Kar hırsına.

Biz Müslüman bir ülkeyiz, dinimize saygılıyız. Bakın bizim dinimizde ne kural var? Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir. Siz bir insani değil, insanların öldürülmesine uygun bir ekonomik sistemi yaratıyorsunuz ve Müslüman geçiniyorsunuz. 10 işçi ölüyor hala sorumlu yok. 301 işçi hayatını kaybetti ortada sorumlu yok. 2008'de Davutpaşa’da patlama oldu hala sorumlu yok. Tren kazası oldu hatırlarsanız. 30'un üstünde insan hayatını kaybetti. İki makinist sorumlu oldu.

Değerli arkadaşlarım, bu sistem Türkiye'yi aydınlığa çıkarmaz. Bu sistem bir sömürü düzenini öngören sistemdir. Bu sistemi AKP bilinçli olarak yarattı zaten. Onlar için her şey para. Her şey para için kullanılabilir din dahil, inanç dahil, kimlik dahil her şey para için kullanılabilir. Yozlaşan bir düzen varsa, ahlaksızlık eğer bir ülkede pik yapmışsa dönüp orayı yöneten siyasal iktidara bakmak gerekiyor. Gencecik çocuklarımız uyuşturucu batağında. Nasıl oluyor bunlar? Yazık günah değil mi o çocuklara?

Değerli arkadaşlarım, vahşi kapitalizm anayasada öngörülen sosyal devleti yuttu. Yok artık sosyal devlet birbirimizi kandırmayalım. Emeğin sömürüldüğü, alın terinin sömürüldüğü, insanların yeraltında çalışmaya, olumsuz koşullarda çalışmaya mahkum edildiği bir sistemi yaşıyoruz. Sistemi tetikleyen ana unsur AKP'nin izlediği ekonomi politikalarıdır. Gelin diyorlar bizde işçilik çok ucuz. Niye ucuz? Hepsi taşeron, hepsi asgari ücrete mahkum. Gelin bizde işçilik çok ucuz ölse de önemli değil kimse hesabını sormuyor. Siz yeter ki karlarınızı yapın. Nasıl bir düzen bu?"

    Cumartesi, 13 Eylül 2014 10:40

Bağlantılı Konular