"AKP iktidar oldu, vesayetten şikayet etti şimdi yeni bir vesayetin ta kendisi"

CHP Lideri Kılıçdaroğlu 13 Eylül günü ilk toplantısını yapan PM'de konuşurken, darbe dönemlerinin hukukuna ve o hukukun AKP eliyle günümüze yansımasına dikkat çekti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu PM toplantısında darbe dönemlerinin hukukuna ve o hukukun AKP eliyle bugüne yansımasına dikkat çekerek şöyle dedi;

"Değerli arkadaşlarım, Türkiye'nin yakın tarihine kısaca şöyle bir bakalım. Darbeler oldu sıkı yönetim mahkemeleri kuruldu. İktidar erkinin gücünü halka kabul ettirmek için. Farklı bir düşünceye izin vermemek için. Onlar iktidar gücünün sopası oldular. İnsanlar acımasızca idam sehpalarına gönderildi. Sonra yumuşatıldı adına devlet güvenlik mahkemeleri dediler. Sonra biraz daha yumuşatıldı özel yetkili mahkemeler dediler. Silivri toplama kamplarını hiç unutmayacağız. Şimdi onu da kaldırdılar özel aklama mahkemeleri kurdular. Gücü elinde tutanların yaptığı yolsuzlukların araştırılmamasının yollarını buldular ve ortaya çıkardılar. Özel aklama mahkemeleri. Bunları sakın unutmayalım.

Değerli arkadaşlarım, 12 Ekim'de HSYK'nın seçimi var. Seçimler olacak. İktidar bütün gücüyle bu seçimlere yoğunlaşmış durumda. Başbakanı ziyaret ediyorlar bazıları. Özel rüşvet taleplerinde bulunuyorlar. Olur diyorlar sizin maaşlarınızı artıracağız. Yeter ki bizim istediğimiz kişileri HSYK'ya seçin. Buradan bütün savcılara ve hakimlere sesleniyorum. Eğer bu ülkede adalete saygı duyulacaksa o saygıyı önce siz duyacaksınız. Siz sağlayacaksınız. Rüşvete teslim olan, siyasal rüşvete teslim olan bir adaletten adalet beklenemez. Adaleti güçlü kılmak istiyorsanız, ben siyasal erke bile karşı çıkarım çünkü ben yargıcım, ben toplumun vicdanıyım diyecekseniz siyasal rüşvete karşı çıkacaksınız. Bunu yapmayan yargıca yargıç denmez. Savcıya da savcı denmez. Geldiğimiz süreçte bütün bu gerçekler hepimizin önünde duruyor.

Değerli arkadaşlarım, imtiyaz vesayeti doğuruyor. Vesayete kaynaklık ediyor imtiyaz. Birilerine imtiyaz sağlayacaksınız her türlü yolsuzluğu yapabilirsin kimse sana dokunmayacak. Seni üst mevkilere de getirebiliriz. Eğer bir şey olursa hiç meraklanma özel aklama mahkemeleri var. Oraya göndeririz bizim savcımız var takipsizlik verir. Hakimi ayarladık o da özel aklama mahkemesinde görevli o da zaten onaylayacak bir sorunda kalmayacak. Bu sürecin içindeyiz.

Dün 12 Eylül'dü arkadaşlar. 12 Eylül askeri darbesinin yıldönümü. AKP iktidar olmadan önce ve olduktan sonra hep vesayetlere karşı çıktığını söyledi. Bizde vesayete karşı çıkıyoruz. Hangi siyasi görüşten olursa olsun siyasal partilerin hukuk dışında egemen bir vesayeti reddetmeleri demokrasi açısından büyük bir kazançtır. Ama bunu sadece söylemde değil eylemde de gerçekleştirmeleri gerekir. AKP iktidar oldu, vesayetten şikayet etti şimdi yeni bir vesayetin ta kendisi.

Bakın değerli arkadaşlar, anayasayı değiştirelim dediler. Biz olur dedik. Uzlaşma komisyonu üç değerli arkadaşımızı görevlendirdik. 60 madde üzerinde uzlaşma sağlandı. Demek ki daha sağlanacak maddelerde vardı. Dedik ki şu başkanlık teklifini geri çekin. Daha fazla madde üzerinde uzlaşma sağlayabiliriz. Hayır çekmeyeceğiz. Tartışıldı mı? Kamuoyu biliyor mu? Hayır. Biz istediğimizi yaparız. Nasıl bir model? Efendim bize özgü bir başkanlık sistemi getireceğiz. Hukuku ayaklar altına alan bir başkanlık sistemi. Biz direndik olmaz ama onlar çekildiler. Anayasayı çağdaş normlara ulaştırmak bizim görevimizdir arkadaşlar bunu yapacağız. Biz bir teklifte daha bulunduk. Dedik ki siz vesayete karşısınız, darbelere de karşısınız gayet güzel bizde karşıyız. Gelin şu darbe hukukunu değiştirelim. 12 Eylül sadece anayasa değil ki, siyasi partiler yasasından tutun bir dizi yasanın içinde var zaten bu darbe hukuku. Gelin bunları değiştirelim. Teklifte verdik. Önce dediler ki, efendim siz böyle söylersiniz ama iş eyleme gelince, uygulamaya gelince vazgeçersiniz. Bende arkadaşlarıma talimat verdim hangi yasaları değiştirmek istiyorsak kanun tekliflerini verin. Bütün kanun tekliflerini verdik. Buyurun dedik kim samimi, kim samimi değil. Buyurun darbe hukukunu değiştirelim. Vazgeçtiler değiştirmediler. Değiştirmekten kaçındılar. Neden biliyor musunuz? Çünkü kurdukları bir vesayet sistemi vardı, 12 Eylül vesayet sisteminin hukuk altyapısına sarılmışlardı onu yok etmek değil, onu tahkim ediyorlardı kendi vesayetleri için ve tahkim ettiler. Bu gerçeğinde çok iyi bilinmesi lazım. Kim demokrat, kim demokrat değil? Kim vesayetten yana, kim vesayete karşı? Kim hukukun üstünlüğünü savunuyor, kim hukukun üstünlüğünü savunmuyor? Üstünlerin hukukunu savunuyor onu artık herkesin bilmesi gerekiyor."

    Cumartesi, 13 Eylül 2014 10:31

Bağlantılı Konular