Kılıçdaroğlu: "Kimlik, inanç, mezhep, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayacağız"

"Geçmişimizle yüzleşmeliyiz, yüzleşmemeliyiz, bu tartışmayı da bırakacağız. Bizim özgüvenimiz var mı? Var. Kendimize güveniyor muyuz? Güveniyoruz. Hatamız varsa hatamız var diyeceğiz. Korkmayacağız. Efendim, acaba geçmişi tartışırsak ne olur? Hiçbir şey olmaz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iktidar olmaması gereken AKP'nin nasıl iktidar olduğunun da değerlendirilmesini istediği PM toplantısında konuşmasına şöyle devam etti;

"Değerli arkadaşlarım, AKP nasıl iktidar oluyor. Asıl sorgulamamız, asıl üzerinde durmamız gereken nokta bu. Nasıl oluyor da insan hayatını bu kadar ucuzlatan, insanı yok eden, aileleri yok eden, gençleri uyuşturucu bataklığına sürükleyen bir iktidar nasıl oluyor da varlığını sürdürüyor? Temel nedeni kimlik siyaseti arkadaşlar. Kimlik siyaseti. Kimlik üzerinden insanları bölüyor. İnanç üzerinden bölüyor, etnik kimlik üzerinden bölüyor, mezhep üzerinden bölüyor, yaşam tarzları üzerinden bölüyor. Aman ha diyor CHP iktidara gelirse senin yaşam tarzına müdahale edecek. Korkutuyor. Oysa biz onun yaşam tarzına asla müdahale etmeyeceğiz. CHP gelirse senin inancına müdahale edecek. Niye inancına müdahale ediyor? Herkesin inancı kendine ve biz herkese saygı duyarız. Senin mezhebine müdahale edecek, senin kimliğine müdahale edecek. Aman ha ayrılma. Bu siyaseti toplumun genlerine şırınga ediyor ve kendi tabanını orada tutuyor.

Hepimize düşen görev, sade sokakta yürüyen partili olmayan yurttaşa da düşen görev. Kimlik üzerinden, inanç üzerinden, mezhep üzerinden, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayacağız. Yapanları da aşağılayacağız.

Bakın kınayacağız demiyorum aşağılayacağız diyorum. Neden? İnsan değerli varlıktır. Kimlikte, yaşam tarzı da, inancı da, mezhebi de saygı duyulması gereken temel manevi dünyasıdır onun. Ona saygı duyacağız. O alana siyasetçi olarak asla ve asla müdahale etmeyeceğiz, müdahale edilmesine de karşı çıkacağız ve şunu bütün partili arkadaşlarımın bilmesini isterim. Ve bütün Türkiye'deki yurttaşlarımın da bilmesini isterim. Senin kimliğinin, inancının, yaşam tarzının güvencesi benim. Güvencesi biziz. Güvencesi Cumhuriyet Halk Partisidir. Hiçbir endişe duyma yaşam tarzına asla müdahale edilmeyecek, Kimliğine müdahale edilmeyecek, inancına müdahale edilmeyecek. Sen eğer bu alanlarda bir sorunla karşılaşırsan o sorunu çözmek benim boynumun borcudur. Bu partinin boynunun borcudur. Bu ülkede yaşayan aydınların, yurtseverlerin boynunun borcudur. Bunu her yerde anlatmak zorundayız.

Kimlik üzerinden siyaset Türkiye'yi batağa sürüklüyor. Ortadoğu'yu görün, Irak'ı görün, Suriye'yi görün. Şimdi sıra Türkiye'de. Orada kardeş kanı akıyor. Akan kanın sorumlusu Türkiye'deki yöneticilerdir kimse kimseyi kandırmasın. Bütün dünya bunun farkında. Eğer insanlar birbirlerini Allah Allah diye öldürüyorlarsa o zaman durup düşünmek gerekiyor o da Allah Allah deyip onu öldürüyor, o da Allah Allah deyip onu öldürüyor. Ne oluyor o zaman o? Kimlik üzerinden siyaset sadece bu sorunlara yol açmıyor arkadaşlar. Kimlik üzerinden siyaset toplumda belli kesimlerin ötekileştirilmesine ve gerginliklere de yol açıyor. Kutuplaşmalara yol açıyor.

Zaten AKP'nin izlediği politikada bu kutuplaştırma. Toplumu birbirine karşı güçler halinde organize etmek. Bu tuzağa bu ülkenin düşmemesi lazım. Bizde söylemlerimize bu bağlamda çok dikkat etmeliyiz. AKP'nin ülkeyi getirdiği bu noktadan, bu girdaptan çıkarmak bizim görevimizdir. Bunu yaptığımız zaman göreceksiniz ki Türkiye gerçekten de çağdaş uygarlık yolunda önemli mesafeler alacaktır.

Değerli arkadaşlarım, kimlik üzerinden siyaset sömürü düzeninin devam etmesi içindir. O vahşi kapitalizm dediğimiz 19. yüzyıl kapitalizminin devam etmesi demektir. Sömürü düzeninde inanç ayrımı, mezhep ayrımı, yaşam tarzı ayrımı yoktur. Gidin Yeni Bosna'ya, Zeytinburnu'na gidin, Siteler'e gidin, nereye giderseniz gidin, merdivenaltı atölyelere gidin. Orada başı açıkta çalışır, başı kapalıda çalışır, Laz'ı da, Kürt'ü de, Türk'ü de çalışır. Herkes çalışır. Hangi mezhepten Alevi'si de, Sünni'si de çalışır. Ama hepsi aynı sömürü düzeninin çarklarıdır. O çarklarda ezilirler. Bakın orada kimlik siyaseti değil. Sömürü düzenini sürdürmek için kimlik siyaseti yapılır. Sömürülürken farkında değil. Yapmak istedikleri de o. Senin sömüreceğim ama senin düşünmeni senin elinden alacağım. Nasıl sömürüldüğünün farkında olmayacaksın sen. Sen sadece ve sadece bana uyacaksın, benim söylediklerime uyacaksın. Aç kalabilirsin, önemli değil. İşsizde olabilirsin, önemli değil. Ama sandığa gidip oyunu bana vereceksin.

Düzeni böyle kurdular. Tam bir sömürü düzeni. Tam bir sömürü çarkı. Bundan Türkiye'nin kurtulması lazım. Kurtaracak parti biziz. Bakın söylüyorum; en zor durumda bu ülkenin bütün sorunlarını çözen parti biziz. Türkiye'yi çağdaş uygarlığa taşıyan, bütün imzalar CHP'lilerindir ve bir şey daha yapacağız; asla ve asla efendim, geçmişimizle yüzleşmeli miyiz, yüzleşmemeliyiz bu tartışmayı da bırakacağız. Bizim özgüvenimiz var mı? Var. Kendimize güveniyor muyuz? Güveniyoruz. Hatamız varsa hatamız var diyeceğiz. Korkmayacağız. Efendim, acaba geçmişi tartışırsak ne olur? Hiçbir şey olmaz arkadaşlar. Geçmişe takılıp kalan bir siyasi partiden ve gelenekten gelmiyoruz biz. Biz yönünü çağdaş uygarlığa çevirmiş, insanlığa çevirmiş, modern dünyaya çevirmiş bir gelenekten geliyoruz. Hata varsa kabul edeceğiz. Yanlışımız varsa kabul edeceğiz. Kim diyebilir ki benim hatam yoktur diye. Benim eksiğim yoktur diye. Hepimizin olabilir.

Ama bizim halkımıza sözümüz var. O sözün arkasında duracağız. Toplumu ileriye taşıyacağız. Yanlışlarımız varsa göreceğiz. Neden göreceğiz? Aynı yanlışları tekrar etmemek için zaten yapacağız bunu. Birilerinin tuzağına düşmemek için yapacağız biz bunu. Alacağınız kararları halkın çıkarları doğrultusunda alacaksınız. Sokaktaki yurttaşın derdi benim derdimdir. Öyle bakacağız biz. Bunu yapmadığımız takdirde sorunları çözmeye talip olan bir parti olmayız. Sorunları çözeceğiz ve kararlılıkla ortaya koyacağız. Bu ülkenin insanlarını sömürü düzenine teslim etmeyeceğiz. Bu ülkenin insanlarını 19. Yüzyılın vahşi kapitalizmine teslim etmeyeceğiz. Herkesin örgütü olacak. Her çalışanın sendikası olacak. Her çalışan örgütlü olacak. Ne diyorduk biz; üreteceğiz ve hakça paylaşacağız. Üreteceğiz. Alın terine değer veriyoruz biz. Büyüyeceğiz. Alın terine değer veriyoruz biz. Kazanacağız. Alın terine değer veriyoruz biz. Ama hakça bölüşeceğiz. Aç ve açıkta kimse kalmayacak. Sosyal devleti güçlendireceğiz. Sosyal devleti güçlendirirken birilerinin gidip birilerine el avuç açmasını beklemeyeceğiz. Sağ elinin verdiğini sol el görmeyecek. Sosyal devlet budur. Onun onurunu koruyacağız. İnsanlığı koruyacağız. İnsanlığının onurunu koruyacağız. Sosyal devlet budur. Eğer vahşi kapitalizm sosyal devleti yuttuysa bizimde sorumluluğumuz var arkadaşlar. Bizimde eksiğimiz var. Yeterli tepkiyi zamanında veremedik. Bunu oturup düşünmememiz gerekiyor."

    Cumartesi, 13 Eylül 2014 10:16

Bağlantılı Konular