Kart: "Fişlemeler doğrudan bir hükümet politikası haline geldi"

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, "Fişlemelerin doğrudan bir hükümet politikası haline geldiği, bu kapsamda emniyet bünyesinde yeni bir birimin oluşturulduğu anlaşılıyor. Bu noktada bir kurumsal yapı oluşturuluyor. Bu süreci Türkiye'nin toplumsal barışı açısından kritik ve kaygı verici bir gelişme olarak görüyorum" dedi.

Atilla Kart, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, kendisi de Konya Milletvekili olan Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan hayırlı olsun dileklerini iletmek ve Konya ile ilgili konuları görüşmek için randevu talebinde bulunduğunu, bugün saat 10.30 olarak verilen randevunun dün akşam saatlerinde Davutoğlu'nun programının yoğunluğu gerekçesiyle iptal edildiğini anlattı.

Yeni bir randevu tarihi belirlenmemesi nedeniyle Davutoğlu'na sunmak üzere hazırladığı 14 sayfalık genel değerlendirme metnini posta yoluyla Başbakanlığa gönderdiğini aktaran Kart, bu metindeki ilk konunun IŞİD'in Türkiye'deki faaliyetleri olduğunu söyledi. Bu konudaki uyarılarının ve elindeki dokümanların önemli olduğunu, ancak iktidarın bunlara duyarsız kaldığını ifade eden Kart, "Sayın Başbakan ile görüşebilseydik bunları yüzüne karşı ifade edecektik" dedi.

Metninde yer alan diğer konular hakkında da bilgi veren Kart, Şişli'de 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasının da bunlardan biri olduğunu kaydetti. Davutoğlu'nun hayatını kaybeden işçiler için şehit nitelendirmesi yapmasını da eleştiren Kart, şunları söyledi: "Bu gerçekten ne kadar yanlış bir değerlendirme. Şehit kavramının içini boşaltıyorsun. Şehit, inançları uğruna hayatını kaybeden insanlara denir. Onlara biz elbette saygı duyarız. Ama bu gençlerimiz hangi kutsal inanç uğruna öldü? Ortada bir kutsal inanç var mı? Orada hükümetin himayesinde olan sermaye gruplarının çıkarları uğruna öldüler. İnançlar üzerinden bu sorunların üzerini örtmek isteyenler, günü kurtarmak isteyenler aslında hangi ekonomik sınıfın, hangi çıkar gruplarının temsilcisi olduklarını gösteriyorlar."

Açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kart, fişleme iddialarına ilişkin bir soru üzerine, "Artık fişlemelerin doğrudan bir hükümet politikası haline geldiği, bu kapsamda emniyet bünyesinde yeni bir birimin oluşturulduğu anlaşılıyor. Bu noktada bir kurumsal yapı oluşturuluyor. Öyle anlaşılıyor ki 81 ilde de uygulaması yapılıyor. Bu süreci Türkiye'nin toplumsal barışı açısından kritik ve kaygı verici bir gelişme olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Atilla Kart, Suriye sınırları içindeki Süleyman Şah türbesinin korunmasına ilişkin bir soru üzerine de Türkiye'nin bu konuda kararlı bir irade sergileyemediğini savundu. Kart, "Bizim yapmamız gereken oraya dışarıdan birilerini ithal etmek, beslemek, silah ve mühimmat sağlamak yerine o bölgede her nasıl bir yapılanma olacaksa, o bölgenin yerli halkları, onlar vasıtasıyla her ne yapılacaksa yapılmalıdır. Elbette o yapılanmalarda yerli halkların, yerli siyasi otoritelerin iradelerine saygı göstermeliyiz. O otoritelerin terör örgütlerine yönelik işbirliklerine de destek vermeliyiz. Bu sebepledir ki Süleyman Şah Türbesi'nin korunmasına yönelik yerli halkların işbirliği anlayışına bizim de katkı sağlamamız gerekir" diye konuştu.

Bir başka soru üzerine TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Torba Kanun Tasarısında yer alan bazı düzenlemeleri eleştiren Kart, hukuk rejiminin, temel hak ve özgürlüklerin hükümet eliyle sabote edildiğini savundu. Kart, bu düzenlemeleri zaman kaybetmeden Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını da bildirdi.

    Perşembe, 11 Eylül 2014 16:17

Bağlantılı Konular