Hamzaçebi: "Ölen emekçiler değil, bu iktidarın vicdanıdır, insanlığıdır"

CHP İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından cevaplanması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu önergede rezidans inşaatındaki iş kazasını ele alarak "Ölen emekçiler değil, bu iktidarın vicdanıdır, insanlığıdır" dedi.

Akif Hamzaçebi, iş kazası diye nitelendirilen iş cinayetleri ile ilgili şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu; "2014 Ağustos ayında sadece inşaatlarda 40 işçisini 'kaza' adı altında iş cinayetine kurban veren ülkemizde bu kez  on emekçinin kanı bir beton yığınının temeline akıtıldı.

Sekiz ayda ihmale kurban giden 1270 işçiye 10 emekçi daha katıldı. AKP hükümeti ile onlarla beraber iş yürütenlerin kar/rant aşkına fukara halkın evlatları kurban edildi.

Soma'daki katliamda 'ölüm bu işin fıtratında var' diyerek sorumluluk üstlenmeyen hükümet bu kez de 'şehit' söylemine sığınarak aradan sıyrılmaya çalışıyor.

Soma'ya imamlar gönderip halkın öfkesini 'kader' diye bastırmayı seçen, samimi temiz dini duygular üzerinden kendisinin sorumluluğunu perdeleme yolunu tercih eden AKP'nin bu iş cinayeti karşısındaki tutumu da değişmemiştir.

Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu, adeta bağıra bağıra gelen bu facia karşısında selefini aratmamış ve "Bizim için onlar şehit" demiştir.

Bunun  'Soma şehitleri' yaklaşımından bir farkı yoktur. İnanç üzerinden sorumluluktan kaçma anlayışının yeni bir örneğidir.

Bu cinayetlerin sorumlusu sadece inşaatı yapan şirket değildir. Bu cinayetlerin sorumlusu cinayetlere cinayet diyemeyen ve iş kazası diyerek geçiştiren, denetimleri yandaşlarına kaynak aktarma aracına dönüştüren Hükümettir.

Yolsuzluklarını ört bas etmeye harcadığı enerjinin ve zamanın yüzde birini bile bu ölümlere ayırmayan Hükümettir.

Taşeronlaşmanın tümüyle yasaklanması için yıllardır ayak sürüyen, ILO'nun iş güvenliğini içeren 167 nolu sözleşmesini imzalamayan Hükümettir.

İstanbul'da düşen asansör değil Hükümetin aymazlığıdır.

Ölen emekçiler değil, bu iktidarın vicdanıdır, insanlığıdır.

Öyle anlaşılıyor ki, Yeni Türkiye'de vicdana yer yoktur.

Vicdanları nasırlaşmış olanlar, emekçinin alın terine saygı göstermeyenler, halkın hayatları üzerinde yükselttikleri gökdelenleriyle övünenler,  unutmayın ki o emekçiler bir kez öldü siz her gün öleceksiniz."

Önerge
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, Meclis Başkanlığına sunduğu önergede şu ifade ve sorulara yer verdi:

"Eski Ali Sami Yen Stadyumu'nun üzerinde Torunlar GYO tarafından yapımı devam eden rezidans projesinde, 06.09.2014 tarihini 07.09.2014 tarihine bağlayan gece meydana gelen kazada projede çalışan 10 işçimiz hayatını kaybetmiştir.

Aynı proje alanında, inşaat aşamasında daha evvel, Nisan 2014′de de Erdoğan Polat isimli işçi inşaat sepetinin halatının kopması sonucu 15. kattan düşerek hayatını kaybetmiştir.

TOKİ tarafından onaylanmış olan imar planları doğrultusunda ruhsatlandırılarak inşasına başlandığı bilinen proje ile ilgili çeşitli kereler imar planlarının da iptali için dava açılmış, yine de uygulama devam ederek imalat bu aşamaya gelmiş ve bütün ülkemizi derin bir üzüntüye boğan hadise cereyan etmiştir.

Yaşanan hadise ile ilgili, kazadan sonra firmadan yapılan açıklamada kaza sonucu düşen asansör ile ilgili olarak Makine Mühendisleri Odası'nca yetkilendirilmiş kuruluş tarafından 30.05.2014 tarihinde kontrolünün yapıldığı ifade edilmiş ise de, Makine Mühendisleri Odası tarafından aynı konu ile ilgili yapılmış olan açıklamada söz konusu muayenede verilen raporun 30.08.2014 tarihine kadar geçerli olduğu, daha evvel verilmiş olan raporda da bu hususun belirtildiği bildirilmiştir.

Bu bağlamda;
1- Adı geçen şirket tarafından yürütülmekte olan söz konusu projeye ilişkin imar planları hangi tarihte ve hangi kurum tarafından yapılarak onaylanmıştır?
2- Projenin inşaat ruhsatı hangi tarihte ve hangi kurumca onaylanmıştır?
3- Projenin imalatı aşamasında 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılması gerekli uygulama ve denetim faaliyetleri gerçekleştirilmiş midir?
4- 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun "işverenin genel yükümlülüğü" başlıklı 4. maddesi ve "risklerden korunma ilkeleri" başlıklı 5. maddesi uyarınca, iş sağlığının korunması amaçlı olarak alınmış olan tedbirler nelerdir?
5- Daha evvel de aynı işyerinde yüksekten düşme sonucu can kaybı ile sonuçlanan bir kaza yaşanmış olduğu bilinmekte iken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sorumluları ile ilgili olarak daha evvelden sürdürmekte olduğu herhangi bir inceleme faaliyeti bulunmakta mıdır?
6- Kazanın meydana geldiği inşaatta hangi kamu birimi hangi tarihlerde hangi denetimleri gerçekleştirmiştir? Bu denetimlerin sonuçları ne olmuştur?
7- TMMOB'den yapılan açıklamada, asansörün son kontrolünün 30 Mayıs'ta yapıldığı, bu kontrolün 30 Ağustos'a kadar geçerli olduğu ve bu tarihten sonra bir kontrol yapılmadığı belirtmiştir. Aynı açıklamada, işçilerden alınan bilgilere dayanılarak asansörün geçen hafta arıza yaptığı ve bir bakımdan geçtiği bilgisine yer verilmiş, açıklamanın devamında, bu bakım sonrasında Muayene Kuruluşumuza bilgi verilmesi ve asansör yeniden tarafımızdan kontrol edilmesi gerekirken bu işlemin yapılmadığı bildirilmiştir. Asansör arızalarına müdahale yapıldığı halde, sonradan ilgili meslek kuruluşuna bilgi verilmediği doru mudur? Doğru ise, hangi tarihlerde kimler tarafından asansörlere müdahale edilmiştir? Bu müdahaleler sonrasında ilgili meslek odasına kontrol için bilgi vermeyenler kimlerdir? Bu konuda herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
8- Kazanın meydana geldiği işyerinde çalışan işçilerin asansörlerin bozuk olduğuna ilişkin beyanları basına yansımıştır. Basına yansıyan bu beyanlar resmi kayıtlara geçmiş midir?
9- Firma yetkilileri "Elim kazanın olduğu esnada şantiyede topyekun çalışma söz konusu değildir. Bazı taşeronlar bir sonraki gün yapılacak çalışmaya esas olmak üzere birkaç personeliyle temizlik ve ön hazırlık çalışmaları yaptıkları düşünülmektedir. Soruşturma evresinde bu konunun netlik kazanacağını tahmin edilmektedir" açıklamasında bulunmuştur. Ancak çalışan diğer işçiler basına yansıyan beyanlarında mesaiye kaldıklarını ifade etmişlerdir. Kazanın meydana geldiği işyerinde mesai saatleri dışında ortalama kaç işçi çalıştırılmaktadır?
10- Rezidans inşaatının iş güvenliği danışmanın Soma Kömür İşletmeleri'nin de iş güvenliği danışmanı olan firma olduğu doğru mudur? Eğer doğru ise, anılan firma ile ilgili olarak Soma Faciası sonrası ne gibi işlemler başlatılmıştır? Bu işlemlerin sonucu ne olmuştur?
11- Son zamanlarda iş kazalarında yüzlerce can kaybının yaşandığı ülkemizde, İstanbul'un ortasında bu büyüklükte bir iş kazasının daha evvel aynı yerde ölümlü bir kaza yaşanmış olmasına rağmen meydana gelmiş olması karşısında iş kazaları ile ilgili hangi önlemler alınması düşünülmektedir?
12- TBMM'de Torba Yasa Tasarısının görüşmeleri sırasında ILO'nun 167 sayılı İnşaatlarda İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi'nin onaylanması düşünülmekte midir?"

    Salı, 09 Eylül 2014 14:13

Bağlantılı Konular