CHP'den yolsuzluk soruşturmasının 'sıfırlanmasına' tepki

CHP yönetiminden "Dönemin Başbakanı" Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da şüphelileri arasında yer aldığı 25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk soruşturması kapsamında 96 kişi hakkında takipsizlik kararı verilmesine tepki geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, "Maalesef Sayın Erdoğan, başbakanlığı döneminde yargıya müdahale ederek bu soruşturmanın seyrini değiştirmiş ve oğlu Bilal Erdoğan'ın ön planda olduğu rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üstünün örtülmesine hizmet etmiştir" iddiasında bulundu.

CHP'li Çıray, 25 Aralık soruşturması kapsamında Bilal Erdoğan, Yasin El Kadı, oğlu Muaz Kadı, Mehmet Cengiz, Fatih Saraç, İbrahim Çeçen ve Latif Topbaş'ın aralarında bulunduğu 96 kişi hakkında verilen takipsizlik kararına isyan etti. Çıray, açıklamasında şu görüşleri ifade etti:

"Bu takipsizlik kararıyla görüyoruz ki, 25 Aralık soruşturmasında paralar değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddiaları sıfırlanmış oluyor. Üstelik bu iddialar, hukuki gerekçelerden ziyade siyasi gerekçeler üzerine bina edilerek soruşturma dosyası kapatılıyor. Yani bu dosya, hukuken değil siyaseten kapatılmıştır. Yolsuzluk ve rüşvetle ilgili iddialar, 'darbe iddiası' ile örtülmüş ve dosyayı kapatanlar bu soruşturmayı, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni cebren ortadan kaldırmaya teşebbüs' teziyle gerekçelendirmeye çalışmışlardır.

Takipsizlik kararının verilmesiyle çok önemli dosyaların silineceğini ve imha edileceğini belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, "Siz bu davayı kapatmış görünseniz de siyasi tarihimize Cumhuriyet döneminin en büyük yolsuzluk ve rüşvet davası olarak geçen bu dosyaları milletin vicdanında kapatmanız mümkün değildir"
görüşünü ifade etti.

Aytun Çıray, açıklamasına şu sözlerle devam etti:

"Silineceği belirtilen dosyalar arasında Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın başında olduğu TÜRGEV ve Urla Villaları ile Etiler Polis Okulu Arazisi hakkında ayyuka çıkan çok önemli iddialar bulunuyor. Bu soruşturmaları yürüten savcıya görevden el çektirilmiş ve dosya yeni savcılar tarafından yeniden ele alınmıştır. Bir savcı aynı dosyada ağır ithamlar ve belgelerle hareket ederek Cumhuriyet tarihinin en büyük soruşturmasını açacak, sonra dava el değiştirecek ve bu kez de söz konusu iddialarla ilgili takipsizlik kararı verilecek. Birbirine taban tabana zıt iki ayrı hukuki mütâlaa olur mu? Meseleye sadece bu şekilde bakmak bile bu soruşturmanın siyasi bir refleksle kapatıldığına işarettir"

CHP'li Çıray, yazılı açıklamasında Yargıtay Başkanı Ali Alkan'ı kutladı. Alkan'ın Adli Yıl Açılış Töreni'ndeki konuşmasının 'Hukuk Devleti'nin sesi olduğunu vurgulayan Çıray, şöyle devam etti:

"Yargıtay Başkanı Sayın Ali Alkan, yeni adli yılın açılış töreninde yaptığı konuşmada mevcut iktidara adeta bir hukuk dersi vermiştir. Kendisi yargıya müdahale girişimlerine sessiz kalmayacaklarını belirterek, hükümete hukuk devletinin adil sesini duyurmuştur. Siyasi baskı altındaki hakim ve savcılarımıza 'Başınızı dik tutunuz' diyerek, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulamıştır. Bu konuşmasından ve dik duruşundan dolayı Sayın Ali Alkan'ı kutluyorum"

    Çarşamba, 03 Eylül 2014 12:42

Bağlantılı Konular