Öztrak: "Babacan, 12 yıldır uyguladığı politikaları inkar ediyor"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, bugüne kadar uyguladığı ekonomi politikalarıyla Türkiye'yi sıcak paracılara teslim eden Başbakan Yardımcısı Babacan'ın dünyada sıcak para rüzgarının sona ermesiyle üretimden bahsetmeye başladığını belirterek, "Sayın Babacan'ın açıklamaları bugüne kadar izlediği ekonomi politikalarının inkarı ve reddi niteliğindedir" dedi.

Faik Öztrak son açıklanan enflasyon rakamlarının yılsonunda çift haneli enflasyona adım adım yaklaşıldığını gösterdiğini belirterek, "Memurlar, Hükümetin yandaş sendikayla imzaladığı ve memura enflasyon farkı verilmesini ortadan kaldıran toplu sözleşme nedeniyle her ay biraz daha fazla ezilmeye devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Faik Öztrak, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın dün bir TV programında yer alan ekonomideki son gelişmelere ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Faik Öztrak yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:

"58, 59, 60, 61. ve son olarak da 62. Hükümetin ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak 12 yıldır ekonomiyi yöneten Sayın Babacan'ın açıklamaları bugüne kadar izlediği ekonomi politikalarının inkarı ve reddi niteliğindedir.

Bugün gelinen noktada 12 yıldır izlenen ekonomi politikalarının elbette sahiplenilecek bir hali yoktur. Bu politikalar Türkiye'yi Dünyanın en kırılgan 5 ekonomisinden biri yapmıştır.

Şimdi bu tablonun siyasi sorumluları, ekonominin önüne bir "yeni" sıfatı takarak yitirilen 12 yılın vebalinden sıyrılabileceklerini zannetmektedirler.

CHP önce "Üretim" dedikçe, Hayır! önce "Tüketim" diyen,
CHP "Sanayi ve Tarım" dedikçe, Hayır! "AVM ve İnşaat" diyen,
CHP "vatandaşın geliri artsın" dedikçe, Hayır! "Borcu artsın" diyen,
CHP'nin "Eriyen rekabet gücüne tedbir alın" uyarılarına "Cari açık finanse edildiği sürece sorun değildir" diyerek gözlerini kapayan,
CHP'nin "Sıcak paraya güvenmeyin" uyarılarına, "Artık paradigmalar değişti" diyerek kulak tıkayan siz değil miydiniz Sayın Babacan?

12 yıldır dünyada esen sıcak para rüzgarıyla yelkenlerini şişiren AKP iktidarı, şimdi rüzgar kesilince kendini inkar ederek "üretimden", "sanayiden", "rekabet gücünden", "gelir ve tasarruf artışından" bahsetmektedir.

Bu ifadelerinin samimiyetten ve inandırıcılıktan ne kadar uzak olduğunu rakamlar açıkça göstermektedir. 12 yıldır izlenen politikalar neticesinde Türkiye'de devlet de, şirketler de, aileler de borca batmış, rekabet gücümüz erimiş, üretim tabanımız aşınmıştır.

Sayın Babacan'ın elinde;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin iç borcu 155 katrilyon TL'den 436 katrilyon TL'ye,

Türkiye'nin dış borcu 130 milyar dolardan 387 milyar dolara,

Vatandaşın bankalara borcu 4 milyar dolardan 160 milyar dolara,

Türkiye'nin cari açığı 626 milyon dolardan 52 milyar dolara,

Reel sektör şirketlerinin döviz açık pozisyonu 6,5 milyar dolardan, 170 milyar dolara,

Ülkenin döviz açık pozisyonu 85,5 milyar dolardan, 423 milyar dolara çıkmıştır.

Sayın Babacan ekonominin direksiyonundayken, 2007'den bu yana duran yapısal reformlar ve sıcak parayı yönetememenin ülkenin rekabet gücü üzerinde yarattığı ağır hasar sonucunda; imalat sanayimizin milli gelir içindeki payı % 17,6'dan % 15,5'e inmiş; şikayet ettiği AVM'lerin sayısı ise 53'ten 333'e çıkmıştır.

Bir taraftan "Bizim yaptığımız düzenlemeleri ABD yapsa, krize girmezdi" diye böbürleneceksin, bir taraftan da "Ülkenin bu hali sürdürülemez tedbir gerek", "yeni ekonomi" diyeceksin.

Bir taraftan, "Hukuk olmazsa kişi başına 25 bin dolar geliri yakalayamayız" diyeceksin, diğer taraftan bir önceki dönemin Başbakan Danışmanı banka batırmaya soyunacak, senin planlarını veto edecek, gıkın çıkmayacak.

Ekonominin manzarası budur. Ekonomiye vasi tayin ettiği sıcak paracıların baskısıyla bakanlık koltuğunda kalmanın sevinçli telaşı içinde olan Sayın Bakana "Daha önceleri neredeydiniz?" diye sormak milletimizin en doğal hakkıdır.

Diğer taraftan son açıklanan Ağustos ayı enflasyonu da "Yılsonunda çift haneli enflasyona yüzde 1 bile ihtimal vermiyorum" diyen Babacan'ın ekonomiyle ilgili öngörülerinin ne kadar isabetli olduğunu ortaya koyuyor. Enflasyon, seçimler nedeniyle ertelenen kamu zamlarına rağmen tahminlerin üzerinde geliyor. Memurlar, Hükümetin yandaş sendikayla imzaladığı ve memura enflasyon farkı verilmesini ortadan kaldıran toplu sözleşme nedeniyle her ay biraz daha fazla ezilmeye devam ediyor."

    Çarşamba, 03 Eylül 2014 12:35

Bağlantılı Konular