Çıray'dan Çiçek'e teamül resti: "Teamülleri asıl çiğneyen sizlersiniz"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çıray: "Biz samimiyetsiz yemini neden dinlemeyeceğimizi anlatmak için söz istedik"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Aytun Çıray, Cumhurbaşkanlığı'na seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM'deki yemin töreninde partisinin tavrıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. Çıray yaptığı yazılı açıklamada, "Ana muhalefet partisi olarak milletin bize verdiği denetim ve uyarı görevini yapmak için usül tartışması istedik. Ancak çoktan tarafsızlığını kaybetmiş olan Meclis Başkanı Cemil Çiçek buna izin vermedi" görüşünü savundu. Genel Başkan Yardımcısı Çıray, şöyle devam etti:

"Ana muhalefet partisi böyle önemli bir günde söz istiyor; ne var ki, Meclis Başkanı, ‘Bugüne kadar ki gelenek ve teamüller neyse, bunu hiç istisnasız bugün de uygulamak durumundayız' diyor. Cumhurbaşkanı olarak, Barolar Birliği Başkanı'nın katılacağı toplantıya katılmayarak teamülleri takmayacağını söyleyen ve bu tutumunu "Yeni teamül yaratacağız" diye açıklayan kim? Erdoğan değil mi? Buradan Çiçek'e sesleniyorum, sizin inşasında başrol oynadığımız teamül ve gelenekleri CHP'ye öğretmek sizin haddiniz olamaz. Tam aksine teamül ve gelenekleri yıllardır çiğneyen sizlersiniz."

"Söz konusu oturumda CHP sözcüsü Anayasa'yı ihlâl eden size ve partinizin Cumhurbaşkanı'na hukuku, gelenek ve teamülleri hatırlatmak ve bu yüzden bir yalan yemine şahit olmamak için oturumu terk edeceğimizi açıklamak için söz istedi. Biz CHP olarak "Afedersiniz Ermeni", "İsrail dölü" ve "Ben Sünni'yim utanma, sen de Alevi olduğunu söyle" diyen bu şahsiyetin milletin birliği ve bütünlüğü üzerine yemin etmesinin şahidi olamazdık. Bizi eleştirerek asıl gerçeği görmezden gelenler, insan hakları ve barış sözlerini kirleten nefret söyleminin ortaklarıdır."

Aytun Çıray, açıklamasında Recep Tayyip Erdoğan'ı da sert bir siyasi üslupla eleştirirken, "Erdoğan, kendisinin de inanmadığı bu yemini ettikten sonra Otarşik bir başkanlık sistemi kurmak için harekete geçmiştir" ifadesini kullandı. Erdoğan'ın, "Halkın haber alma hürriyetinin olmadığı; devletin uçaklarının, arabalarının, güvenlik bürokrasisinin ve paralarının kullanıldığı adil olmayan bir seçimle cumhurbaşkanı seçildiğini" vurgulayan Çıray, "Bu haliyle Erdoğan, kanuni olsa da siyaseten gölgeli ve adil olmayan bir seçimle cumhurbaşkanlığına oturmuştur" görüşünü savundu. Çıray, açıklamasına şu sözlerle devam etti:

"Anayasa'ya göre, ‘Üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim' diye yemin eden Erdoğan, daha yemininden bir gün önce AKP kongresine katılmış, katılmakla kalmayıp orada muhalefet partilerine veryansın etmiştir. Hukukun üstünlüğünü koruyacağına yemin edecek bir şahsiyetin, yemin töreninden bir gün önce en üst hukuk olan Anayasa'yı çiğnediği, yolsuzluk davalarını örtbas etme ön şartı ile bir başbakan atayacağını açıkça belli ettiği bir ortamda biz onun yemin törenine katılarak suça iştirak edemezdik."

"Erdoğan, birçokları gibi yürürlükte olan Anayasa'yı beğenmeyebilir, onu değiştirmek de isteyebilir; ancak yürürlükte olduğu sürece hepimiz gibi kendisi de ona uymak zorundadır. Aksi halde devlet krizi ve anarşi ortaya çıkar. Bir zamanlar "Anayasa'yı bir defa delmekle bir şey olmaz" diyenlere rahmet okutan bu zorba zihniyet, eğer Anayasa'yı delik deşik etmek istiyorsa, buna izin verilemez. Anayasa ve yasalara uymayanları uydurmak görevi, başta muhalefet partileri olmak üzere kuvvetler ayrılığının diğer unsurlarına düşer. Aksi halde yargı ve yasama görev ihmâli suçu işlemiş olur.

Erdoğan ise kendinin de meşruiyet kaynağı olan Anayasa'yı ve hukuk kurallarını tağyir, tebdil ve ilgaya teşebbüs eden biri olarak tarihe geçecektir. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Anayasa, Erdoğan tarafından ihlâl edilmekle kalmamış adeta iğdiş edilmiştir. YSK 15 Ağustos'ta geçici seçim sonuçlarını açıklamıştır. Erdoğan, bu karar ile Başbakanlık ve milletvekilliği görevlerinden muaf kalmıştır.

Ne var ki, Erdoğan bu süreçte Anayasa'yı açıkça ihlâl etmesine, hatta başbakan olmamasına rağmen kararnamelere imza atmasına rağmen Anayasal kurumlar felce uğramış gibi tüm bu yaşananlara sessiz kalmıştır.  CHP milletvekilleri Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak, Erdoğan'ın işlediği Anayasa suçunu şikâyet etmişlerdir. Mahkememizin seçkin üyelerinin en kısa zamanda Anayasamıza sahip çıkarak bu konuda bir karar vermesini bekliyoruz." Anayasa Mahkemesi'nden Anayasa'yı "Toplumsal Sözleşme" yerine, canı istediğinde çiğneyebileceği bir "kurallar manzumesi" gibi gören Erdoğan'a yeni bir hukuk dersi vermesini ümit ediyoruz."

    Cuma, 29 Ağustos 2014 10:45

Bağlantılı Konular