Toprak NTV'nin canlı yayınında güncel konulara ilişkin soruları yanıtladı

Erdoğan Toprak, "Benim uyarım Türk halkına. Ey Türk halkı, Türkiye'nin bu dış politikası Türkiye'yi parçalanmaya götürür. Türkiye'yle komşularını tamamen ayrıştırır.Türkiye'nin ihracatı durur, ekonomisi durur. Yanlış dış politika tüm Ortadoğu ülkeleriyle Türkiye'nin bağını kopardı. Türkiye'nin 16 milyar dolar ihracatı bitti" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak NTV'nin canlı yayınında güncel konulara ilişkin soruları şöyle yanıtladı;

Sunucu: "Meclisten yayınımızda siyasete biraz daha yakından bakmak için Cumhuriyet Halk Partisinin yemin töreni ve önümüzdeki dönemdeki tavrını daha yakından öğrenmek için Erdoğan Toprak Genel Başkan Yardımcısı bizlerle birlikte. Hoşgeldiniz."

Erdoğan Toprak: "Hoşbulduk efendim iyi yayınlar."

Sunucu: "Hemen yemin töreniyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerini serbest bıraktı ama Genel Başkanın katılmaması şeklinde bir tavır mı benimseyecek oradan başlayalım."

Erdoğan Toprak: "Genel Başkanımız zaten Ankara'da değil İstanbul'da. Daha öncede programı vardı. Meclisimizde toplanacak kendi içinde bir karar alacak. Tabi bu süreçle ilgili endişelerimiz var. 76 milyonu kucaklamaya aday ama kucaklamamanın işaretlerini veren bir Cumhurbaşkanlığı süreci var. Kanunları yok kabul edilen bir ara dönem var. Yani bunların hepsini alt alta koyduğumuzda bu süreçleri kendi içimizde tartışacağız ve saat 13.00'teki toplantıdan sonrada meclis genel kurulundaki tavrımız netleşecek."

Sunucu: "Siz kişisel olarak görüşünüzü açıklar mısınız? Yani Cumhuriyet Halk Partisi orada temsil edilmeli mi sizce?"

Erdoğan Toprak: "Yani ben şuna bakarım. Bakın, Cumhurbaşkanlığı makamı çok önemli bir makam. Yani Türkiye'yi tek başına temsil eden bir makam. Oraya gelecek kişinin belli siyasi angajmanlardan kendisini arındırması lazım. Anayasaya saygı duyması lazım. Yani anayasayı kendisine rehber edinmesi lazım. Şimdi bu kısa sürede dahi yani seçildikten sonra dahi bakıyorsunuz ki parti kimliğinden sıyrılamamış, kendisini kurtaramamış bir Cumhurbaşkanı var. YSK diyor ki, ben 15 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı olarak şu kişinin halkın verdiği oyla seçildiğini ilan ediyor ve bunu da resmi gazetede yayınlayın ve bu süreç başlasın diyor. Peki bu süreçte YSK'nın beyan ettiği ve tayin ettiği, halkla paylaşılmasını istediği bir kararı dahi bir Başbakanın talimatıyla resmi gazetede yayınlanmıyor. Yani hukuka saygı duymayan bir süreç var. Bu kısa süreçte dahi görüyoruz ki hukuk ayaklar altına alınıyor.

Bakın bu ülkenin temel direği hukuktur. Hukuku siz ortadan kaldırdığınız zaman devleti ortadan kaldırmış olursunuz."

Sunucu: "Peki dün Sayın Erdoğan'ın AKP kongresinde son kez Genel Başkan olarak kürsüye çıkıp yaptığı konuşmada ben elimi herkese uzatıyorum bundan sonra bir tokalaşmak için. Bir anlamda yeni bir sayfa açmak için sözleri hiç karşılık bulmadı mı sizde?"

Erdoğan Toprak: "Samimi olması lazım. Yani samimiyete bakmak lazım. Samimiyet ölçüsüyle bakmak lazım. Ben tarafsız olmayacağım dedi ondan öncede. Ben icraya müdahale edeceğim dedi. Yani şimdi biz hangi Tayyip Erdoğan'ı muhatap alacağız? Söylediği sözlerin hangisini biz kendimize diyeceğiz ki ya bak bu adam bunu söyledi evet biz buna inanalım. Şimdi hangi Tayyip Erdoğan? Ondan sonrada Başbakana ev ödevi veriyor. Yani bir tanesini tayin ediyor, o tayin değil bir atamadır. Şu gün gelecek görev alacak, şu gün bakanlar kurulunu bana getirecek. Şimdi düşünün Başbakan olarak birine görev veriyorsunuz onun bakanlar kurulunu hangi gün köşke getireceğine nasıl karar verebilir yeni Cumhurbaşkanı? Yani demek ki burada bir görevlendirme var şu şu tarihlerde şunları istiyorum diyor. Bugünkü gelinen noktada yani Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık noktasında iki tane temel hedef seçmişler. Bir; anayasayı değiştireceksiniz. İki; paralelle mücadele. Yani paralelle mücadeleyi yapın. Kimse size paralelle mücadele yapmayın demiyor. Anayasada değişiklikleri de yapalım, hep beraber gelin yapalım. Ama bugün Türkiye'nin çok önemli meseleleri var. Bugün Türkiye'de 1,5 milyon burada mülteci var. Böyle izlenen dış politikadan dolayı Türkiye'ye 1,5 milyon insan geldi ve bu insanlar Türkiye'nin huzurunu bozdular. O insanların Türkiye'ye gelişiyle beraber Türkiye ekonomisi krize doğru gidiyor. Türkiye'de dış politika sorunu var, ekonomi sorunu var, işsizlik sorunu var.

Şimdi bu kadar mesele dururken bir Cumhurbaşkanı kendi başkanlık yolunu açmak için bu kadar keyfi hareket edebilir mi? Allah aşkına soruyorum yani Türkiye'de işsizlik rakamı almış başını gidiyor. Ekonomide sanayi üretimi %14,5'lara düşmüş. Yani %14,5'la siz Türkiye'de işsizliği önleyemezsiniz, Türkiye'de yoksulluğu önleyemezsiniz. Türkiye'nin birinci meselesi bence dış politikadaki sorunlar. Türkiye'nin ikinci sorunu ise ekonomide duran çarklar."

Sunucu: "Şimdi önümüzdeki meclis takvimine baktığımız zaman hükümetin bakanlar kurulu listesinin onaylanmasının ardından hükümet programı açıklanacak ve üzerinden iki gün geçtikten sonra da güven oylaması yapılması gerekiyor yasalara göre. Bu takvim CHP kurultayına denk gelebilir mi? Gelirse sizin tavrınız ne olacak? Yani güven oylaması olduğu gün mesela kurultay olursa?"

Erdoğan Toprak: "Şimdi bizim kurultayımızın takvimi belli. Kurultay takvimimizi değiştirmek gibi niyetimiz yok. Zaten o kanunen de devam etmek zorunda. O bizim kendi iç meselemiz. Ama bence Türkiye kötü bir yere doğru gidiyor. Türkiye adım adım krize, parçalanmaya doğru gidiyor. Ben bunu sırf slogan olsun diye söylemiyorum. Türkiye'de beni izleyen tüm vatandaşlara söylüyorum. 1,5 milyon Suriyeli mülteci burada. Doğu ve güneydoğuyu geziyorum. Adana'yı gezdim, Hatay'ı gezdim, Antep'i gezdim. Olaylar almış başını gidiyor.

Bakın, öyle bir noktaya gelmiş ki Suriye'den gelen insanların çocukları dilencilik yapmaya başladı. 12 - 13 yaşındaki kızlar belli insanlara evlilikle verilmeye çalışılıyor. Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu IŞİD terör örgütüne teslim edilmiş gümrük kapılarımız var. 49 tane bizim diplomatımız rehin IŞİD'in elinde. Yani Türkiye'nin meseleleri bunlar. Bugünkü politikayla, bugünkü önceliklerle bu sorunları çözemezsiniz."

Sunucu: "Bu önceliklerden bir tanesi 2015 seçimleri sonrasını işaret ediyor hep AKP yönetimi. Yani 2015'te anayasayı değiştirecek kadar bir oy alalım ondan sonra anayasayı değiştirelim. Sizce 2015 öncesinde mevcut bir temelde var zaten yeni anayasa yapma konusunda çalışıldı, bazı maddeler ortaya çıktı ama kritik maddelerde uzlaşma sağlanamadı. Yeni bir teklif gelir mi? Tekrar oturalım yeni bir anayasa üzerinde çalışalım diye. Meclisten böyle bir uzlaşma arayışı bekliyor musunuz iktidar kanadından?"

Erdoğan Toprak: "Başta şunu söyleyeyim. Anayasa değişikliklerinde her zaman masadayız, masada olmaya devam edeceğiz. Ama Allah aşkına bu ülkenin hangi sorunları gelip anayasaya dayandı ki anayasada cevaz vermediği için çözemedi bugünkü iktidar. 12 senedir tek başınıza iktidar olacaksınız ve tüm kanunları burada matbaa gibi, noter gibi çalıştırıp parlamentoda tüm kanunları çıkaracaksınız ama hala anayasaya sığınacaksınız. Dış politikadaki bozulan o dengeleri komşularımızla akan o kanda anayasa değişikliğimi önleyecek? Hayır. Bugünkü Başbakan olarak gelen Davutoğlu'nun o bölgedeki izlediği yanlış politikadır. Yani biz Suriye bataklığına niye girdik? Biz Ortadoğu bataklığına niye girdik. Biz o gümrük kapılarından 11 tane ülkeye ihracat yapıyorduk ve o ihracatta bakın 2010'da geçen tır sayısı 106 bin. 106 bin geçen tırın her biri Anadolu'nun bir atölyesinde üretilen bir maldır ve biz o ülkelerle vizeleri kaldırdık. Ortak bakanlar kurulu kurduk, ortak baraj temelleri attık. Niye durup dururken komşumuzla savaş noktasına geldik? Niye teröristleri getirip o bölgeye bulaştırdık. Niye teröristlere silah verdin Türkiye Cumhuriyetinin o derin devleti."

Sunucu: "Peki bundan sonra Davutoğlu Başbakanlığında dış politika yaklaşımları açısından bir değişim bekliyor musunuz? Yoksa biz muhalefet olarak uyarıyoruz mu diyorsunuz?"

Erdoğan Toprak: "Ben uyarıyorum ama dış politikada da daha büyük batağa saplanacağız. Türk halkını uyarıyorum. Benim uyarım Türk halkına. Ey Türk halkı, Türkiye'nin bu dış politikası Türkiye'yi parçalanmaya götürür. Türkiye'nin bu dış politikası Davutoğlu'nun, şimdiki Başbakanın izlediği politika Türkiye'yle komşularını tamamen ayrıştırır. Sıfır sorun olmaz, sıfır dost ve yalnızlık politikası olur. Türkiye'nin ihracatı durur, ekonomisi durur. Çünkü Türkiye kobileriyle ihracat yapan bir devlet. Kobi ürünlerinin satıldığı yerlerde bizim gibi gelişmekte olan ülkeler veya az gelişmiş ülkeler. Bunlarda bizim Ortadoğu pazarıydı ağırlıklı olarak. Bakın oradaki yanlış bir dış politika tüm Ortadoğu ülkeleriyle Türkiye'nin bağını kopardı. Türkiye'nin ihracatı bitti. 16 milyar dolar bizim oradan ihracatımız bitti. 16 milyar dolar dediğiniz Türkiye'de çok büyük sorunları çözecek rakamlar."

Sunucu: "Ekonomik ve dış politika açısından bu eleştirileri ortaya koyup yeni hükümet öncesinde muhalefet olarak hem uyarı, hem eleştirileri ortaya koyuyorsunuz ama bir taraftan da Cumhuriyet Halk Partisinde ne olacağı da elbette merak ediliyor. Çünkü bir kurultay süreci başladı şurada birkaç gün kaldı ve Grup Başkanvekili Muharrem İnce Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun karşısında adaylığını açıkladı üstelikte sert eleştirilerle. Ne diyorsunuz, nasıl bir kurultaya gidiyor CHP ve buradan birlikle mi çıkar yoksa parti içinde kutuplara ayrılmış bir CHP mi görürüz?"

Erdoğan Toprak: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak çok seslilik bizim doğamızda var. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Biz özgürlükleri her zaman önümüze rehber eden bir partiyiz. Kendi içimizde bu tip yarışlar olabilir. Bizim yarışlarımız kendi iç meselemizdir. Toplumdaki büyük bir kesimin işsizliğini, yoksulluğunu sağlamaz. Biz onu çözeriz. Ama bizim gördüğümüz Türkiye kötü bir yere gidiyor. Şunu tekrar söylüyorum. Türkiye gerçekten kötü yönetildiği için 12 yıldır yalnızlaştı. Türkiye'de işsizlik artmaya başladı. Türkiye'nin kobi ihracatı düşmeye başladı. Böyle olunca Cumhuriyet Halk Partisi kendi kurultayını yapacak. Yapar Cumhuriyet Halk Partisi kurultayından bir şey olmaz. Kılıçdaroğlu'da olsa, Muharrem İnce'de olsa hepsine saygı duyarız. Bizim programımız, tüzüğümüz, yol haritamız belli. Bunlar bizim iç meselemizdir. Zaten Sayın Başbakan diyor ki, biraz CHP'nin iç meselesiyle uğraşın eski Başbakan pardon. Bizimle niye uğraşıyorsun bırakın gidin bakın onlarla uğraşın diye talimat verdi bir grup medyaya. Onlarda bizimle uğraşıyorlar ama merak etmesin biz alışkınız. Biz fikir zenginliğine, özgürlüklere alışkın bir partiyiz. Cumhuriyet Halk Partisi buradan da güçlenerek çıkacak. Cumhuriyet Halk Partisinin kurultay delegelerinin sağduyusu vardır. O sağduyuyla hareket edecekler."

Sunucu: "Yeni bir dönemin açılması çok mu zor Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la Ana Muhalefet Partisi arasında? Mesela Tayyip Erdoğan'ın şu sözünü hatırlatmak isterim burada. Ben bir iki defa davet ederim kendilerini çeşitli vesilelerle ama gelmezlerse de kendileri bilirler dedi."

Erdoğan Toprak: "Biz gerek gördüğümüz yerde asgari bir şekilde devletin o anayasanın kurallarına uyarız. Anayasanın kurallarında ana muhalefet partisinin görevi neyse biz ona uyarız. Ama onun dışında şu kısa sürede dahi izlediği politikayı doğru bulmuyoruz. Bundan sonrada biz de kendisinin Cumhurbaşkanlığı makamındaki tavrını bir iki takip ederiz. Bakarız o tavır nasıl, tarafsız mı, hala bir partinin üstünde eli mi var, hala daha Başbakana bir parti gözüyle talimat mı veriyor, belli partililerimi kayırıyor. Bizde onun bir iki defa bakarız uygulamalarına."

Sunucu: "30 Ağustos ve 29 Ekim resepsiyonları var önümüzde Çankaya köşkünün ev sahipliğinde. Örneğin Cumhuriyet Halk Partisi temsil edilecek mi onlarda? Daha erken mi bunları konuşmak?"

Erdoğan Toprak: "Çok erken daha bunları konuşmak için. Bir görelim bakalım nasıl bir Cumhurbaşkanı olacak. Şuanda Türkiye parti devletine doğru gidiyor. Umut ediyorum bundan biran evvel vazgeçerler. Devletin bir partisi olurlar, devletin bir Cumhurbaşkanı olur, tarafsızlığını kendisi ortaya koyar. Bizde bu süzgeçten fikirlerimizi geçiririz."

Sunucu: "Davutoğlu'nun Başbakanlığında 62. hükümetle muhalefetin ilişkilerinde bir değişiklik olur mu?"

Erdoğan Toprak: "Benim kişisel olarak da, bir parti kimliği olarak da bugüne kadarki izlediği dış politikanın Türkiye'ye çok zarar verdiğini gördüm. Ben kusura bakmasınlar da deneyimli bir politikacıyım, 30 yaşlarında buraya geldim. Hiçbir dönemde Türkiye'nin bu kadar kötü bir dış politika izlediği bir dönemi hatırlamıyorum. Türkiye'nin bu kadar komşularıyla sorun yaşadığı bir süreci hatırlamıyorum. Durup dururken kendi komşularımızla kanlı bıçaklı olan bir süreci yaşıyoruz ve bunun da faturası Türkiye'ye çıkıyor. Düşünün Türkiye'nin sokaklarında dilenciler türedi. O dilencilik yapan çocukların suçu yok. Onları oradan buraya getiren o izlenen yanlış dış politikanın suçu var."

Sunucu: "Tartışılan konulardan bir tanesi de adli yıl açılışı töreni. Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan katılmayacağını açıkladı. Dün onu bakanlar takip etti Cumhurbaşkanı yoksa bizde yokuz dediler. CHP orada olacak mı ana muhalefet?"

Erdoğan Toprak: "Tabi ki. Biz yargının açılış yıllarına gideriz. Niye gitmiyor Sayın Cumhurbaşkanı veya Başbakan ve Sayın bakanlar?"

Sunucu: "Danıştay töreninde yaşananların ardından."

Erdoğan Toprak: "Ama orası özgürlük, herkes hukukun olduğu yerde özgürce fikrini ifade eder. Orası bir hukuk kürsüsü, özgürlük kürsüsü. Yani kişiler fikrini ifade ediyor diye gitmemezlik yapmakta bana yanlış geliyor."

Sunucu: "Çok teşekkürler Erdoğan Toprak."

Erdoğan Toprak: "Ben teşekkür ederim."

    Perşembe, 28 Ağustos 2014 10:32

Bağlantılı Konular