CHP, Erdoğan'ın Anayasa ihlalini teşhir etti

CHP Yöneticileri Tezcan, Tekin ve CHP Milletvekili Kart Anayasa Mahkemesi önünde Erdoğan'ın Anayasa İhlalini teşhir etti ve Anayasa Mahkemesi'ni de işlenen Anayasa ihlali suçuna engel olmaya çağırdılar.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve CHP Milletvekili Atilla Kart Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yaptıktan sora gazetecilere açıklamalarda bulunarak şunları söylediler;

"Bülent Tezcan: Değerli arkadaşlar, 15 Ağustos tarihinden buyana Recep Tayyip Erdoğan hukuka ve anayasaya aykırı bir şekilde hem seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanlığı, hem Başbakanlık, hem de Parti Genel Başkanlığı makamını işgal etmektedir. Bu işgalle ilgili daha önce görev yapması gereken kurumlara Cumhurbaşkanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere yapılan müracaatlarda ne yazık ki hukukun gereğini yerine getirmek yerine Recep Tayyip Erdoğan'ın arzu ve isteğini yerine getirmek üzere devlet kurumlarının hareket ettiğini görüyoruz. Bu çerçevede açık bir anayasa ihlali sözkonusudur. Açıkça parlamenter demokratik düzen daha yemin etmeden ihlal edilmeye başlanmıştır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkımızı kullandık.

Daha önce Konya milletvekilimiz Sayın Atila Kart kendisi bireysel başvuruda bulunmuştu. Bugünde Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliği adına ana muhalefet görevini parlamenter demokratik düzen içerisinde yerine getirmeyi önleyecek bu açık hukuk ihlali ve anayasa ihlaline karşı Anayasa Mahkemesine müracaatımızı yaptık, dilekçemizi verdik. Sonucu en üst hukuk kurumu yargı organı olan Anayasa Mahkemesinden bekliyoruz. Bugüne kadar Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularda uluslararası anlamda örnek teşkil edecek adımlar attığını biliyoruz. Ben bu konuda da bu açık anayasa ihlalini ve hukuk ihlalinin önüne geçecek bir karar vereceği umut ve inancındayız. Bu nedenle müracaatımızı yaptık sonucu bekliyoruz.

Atilla Kart: Değerli arkadaşlarım, bende kısa bir açıklama yapmak istiyorum. Şimdi safahatı tekrarlamak istemiyorum. Sayın Başkanımız ifade ettiler. Türkiye'nin anayasal kurumları işlevini kaybetti. Cumhurbaşkanlığı makamı dahil olmak üzere Başbakanlık makamının belli bölümleri dahil olmak üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dahil olmak üzere bu makamların büyük bölümünün görevini yapamaz hale geldiğini görüyoruz. Anayasal kurumların işlevini kaybetmesi sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak siyasi partiler yasasının 78. maddesinden doğan, yine bağlantılı olarak anayasanın 68/4'ncü maddesinden kaynaklanmış olan demokratik devlet düzeninin gereklerini yerine getirme noktasında muhalefet görevini yapamaz hale geliyoruz. Çünkü bu muhalefet görevinin etkili olarak yerine gelebilmesi için anayasal kurumların işlevini yapar halde olması gerekiyor. Oysaki Türkiye'de anayasal kurumlar seçilmiş, daha evvelde böyleydi 15 Ağustos'tan itibaren de seçilmiş Cumhurbaşkanının kanunsuz emir ve talimatları üzerine görev yapar hale geldi. İşte bu sebepledir ki siyasi parti gruplarının da, muhalefetinde gerek siyasi partiler yasasından doğmuş olan, gerekse anayasadan doğmuş olan görev ve sorumluluğunu yerine getirmesi noktasında anayasal ihlaller doğmuş olduğu için, fiili durumlar doğmuş olduğu için ve bunun sonucunda da vatandaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının etkili başvuru yollarının kaybolmuş olması sebebiyle anayasamızın 36. maddesinde düzenlenmiş olan hak arama özgürlüğüyle yine anayasanın 40. maddesinde düzenlenmiş olan temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda yurttaşlarımızın bu haklarının ihlal edilmiş olması sebebiyle yurttaşlarımızın hak ve hukukuna sahip çıkmak amacıyla Ana Muhalefet Partisi olarak bugün bu başvuruyu yaptık. Yaptığımız başvurunun hukuki anlamı budur değerli arkadaşlarım.

Gürsel Tekin: Değerli arkadaşlar, gerek Sayın Genel Başkan Yardımcımız, gerek Sayın Milletvekilimiz bir anayasa ihlalinin nasıl olduğunu çok net bir şekilde ifade etti. Uzun süredir Türkiye kamuoyunda tartışılan, zaman zaman ekranlarda hepimizin hayretle izlemiş olduğu AKP'nin başkanlık sisteminin ne olduğunun göstergesi olduğunu da altını çizerek söylemek istiyorum. Yani Recep Genel Başkan, Tayyip Başbakan, Erdoğan Cumhurbaşkanı. Yani kendilerinin özlem duyduğu işte uzun süredir başkanlık sistemi dedikleri bugün yasadışı uygulanan modeli yasal hale nasıl çevirebiliriz uğraşı içindeler. Ama tabi burada çeşitli kurumların görev yapması gerekiyor. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Gül'ün. Yani burada anayasayı sadece AKP, Başbakan değil aynı zamanda Sayın Gül'de ihlal ediyor. Yine aynı şekilde hukukçu kimliği olan Sayın Cemil Çiçek. İnanılır gibi değil. Yargıtay Başsavcısı. Bütün bunlar suç işliyorlar.

Yine keza 10 gün önce kendisinin de anayasa profesörü olduğunu biliyorsunuz Sayın Burhan Kuzu'ya da sorabilirsiniz. Daha bu süreç başlamadan Sayın Kuzu'ya bu sorular sorulduğunda asla mümkün değil olmaz diye ifade etmişti. Şimdi bütün bunlara baktığımızda yasayı, anayasayı tanımayan bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Ben umut ediyorum ki arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi ülkenin en üst hukuk kurumu en kısa süre içerisinde bu hukuk tanımazlıkla ilgili, eşkıyalık sistemiyle ilgili gereken kararı alacaktır.

Soru: Hükümet 15 Ağustos'tan sonra hukuken yok mudur? Yok hükmünde midir diyorsunuz?

Gürsel Tekin: Kesinlikle. Biz demiyoruz anayasa söylüyor.

Bülent Tezcan: Fuzuli işgal. Şuanda Başbakanlık sıfatını kullanan Recep Tayyip Erdoğan orada fuzuli şagil durumundadır. Genel Başkanlık makamında da fuzuli şagil durumundadır. Seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak statüsü bellidir. Bir Başbakan vekilinin bulunması gerekirdi. İmzaladığı bütün kararnamelerde geçersizdir. Hukuken yok hükmündedir.

Gürsel Tekin: Bu konuda özellikle Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Çiçek'in düşüncelerini kamuoyuyla paylaşmalarını istiyoruz.

Soru: Efendim çok kısa bahsettiniz ama yani içerden Haşim Kılıç'ın son dönemde bireysel başvurulardaki tavrını siz olumlu bulmuştunuz. Yani o elektriğimi deler nasıl söylenir.

Bülent Tezcan: Sadece Haşim Kılıç değil Anayasa Mahkemesi bir kurul olarak çalışıyor ve bu konuda verdiği kararlarda gerçekten Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin tanıdığı hakları azami biçimde geliştirerek kullanılması yönünde olumlu kararları vardı. Tabi bizim görüşmemizde herhangi bir işaret vermesi mümkün değildir. Bu ihsas-ı rey anlamına gelir. Böyle bir şey olmadı. Bir nezaket ziyareti çayını içtik müracaatımızı yaptık ve ayrıldık. Mahkeme kendisi çalışmasını yürütüp kararını verecektir.

Soru: İzniniz olursa konu dışında bir soru sorabilir miyim? Bugün Taraf gazetesinin bir manşeti vardı orada Efkan Ala İçişleri Bakanının hem CHP'li bürokratları, hem de MHP'li bürokratları özellikle doğu ve güneydoğuya sürün, onlara işte kosgepten kredi dahi vermeyin tarzında ifadelerin olduğu iddia ediliyor. Bununla ilgili ne söylersiniz?

Gürsel Tekin: Aslında onu söylemesine gerek yok son 5 yıllık uygulamalara baktığınızda o uygulamaların tamamını görebilirsiniz. Özellikle AKP'li olmayan işadamlarının, bürokratların nasıl sürgüne tabi tutulduğunu, nasıl tecrit edildiği bugüne mahsus değildir. Onu söyleyip söylememesine gerek yok. Bütün uygulamalara baktığınızda göreceksiniz.

Bugün galiba bir başka şey bilmiyorum gündeminizde var mı, yok mu? Yine bir eşkıyalık sistemiyle gerek bir medya kuruluş ve gerek çeşitli işadamlarına vergi müfettişlerinin gönderildiğini duyduk. Herhalde en kısa zamanda Rıza Zarraf'a da bir müfettiş gönderilir diye bekliyoruz.

Teşekkür ediyoruz."

    Pazartesi, 25 Ağustos 2014 12:00

Bağlantılı Konular