Toprak, Vergi Usul kanunda değişiklik istedi

Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifi verdi. Toprak’ın kanun teklifi ve gerekçesi şöyle:

“TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

Erdoğan TOPRAK

İstanbul Milletvekili

VERGİ USUL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin (4) numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4. Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin onaylandığı tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde Türkiye İstatistik Kurumunca her ay için belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir. Ancak, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde red ve iade edilecek tutara faiz yürütülmez.”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE

6322 Sayılı Kanunla değişmeden önceki “4.Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.” şeklindeki hüküm, idarenin görevini süresinde yapmasını ve suiistimallerin önüne geçilmesi açısından zaten mükellef lehine iken, yapılan değişiklikle fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde red ve iade edilecek tutara faiz yürütülemez şekli ile mükellefin hatası idareye yükletilmekten kurtarılmıştır.

Bilindiği üzere, mükellefler tüm beyannamelerini elektronik ortamda vermekte ve idarenin bu aşamada kontrolü söz konusu olamamaktadır. Mükellefin yanlış beyan vererek tahakkuk eden vergiyi ödemesi, daha sonra (ki bu süre 1 ayı geçen bir süre de olabilir) düzeltme beyannamesi vererek veya sair suretle fazla ödediği vergiyi iade istemesi durumunda, aylık %1 gibi bir oranda faiz alabilecektir. Yani devleti bir yatırım aracı gibi görecektir. Mükellefin müracaatı üzerine düzeltme fişi aynı gün yapılsa bile mükellefe tebliğ hemen gerçekleşmeyebilir. Bu durumda da idare görevini süresinde yerine getirmiş olsa bile tebliğ edemediği evrak nedeniyle faiz ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacaktır. (VUK.nundaki tebliğ hükümleri gereği, posta ile tebliğ esastır ve ne yazık ki PTT memurları çoğu zaman ilgili kişinin adreste bulunamaması nedeniyle posta evrakını iade etmektedir.)

Devletin, bu tür bir yaptırımla karşı karşıya kalması bütçeye artı yük getirecektir.

Personel,(mükellefin hatası olsa dahi) bu olumsuz durumla karşılaşmamak için, diğer işlerini öteleyip, sadece iade işlemleri üzerine yoğunlaşacak, vergi daireleri vergi toplayan daire olmaktan iade yapan durumuna dönüşecektir.

Değişiklik teklifimizin ana gerekçesi de yapılan düzenleme ile mükellefin hatası idareye yükletilmeyecek, devletin bir yatırım aracı olmasının önüne geçilecektir.”

    Çarşamba, 26 Haziran 2013 12:48

Bağlantılı Konular