“Hükümet eşittir hırsızlık"

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in mahkemeye sunduğu savunmada, “Müvekkilimin açıklamaları kamuyu bilgilendirmeye matuf, delillerle destekli, gerçeğe uygun, güncel konulara ilişkindir” denildi.

Grup konuşmasında, “Şeytanın aklına bile gelmeyen hırsızlığı yapanlar ne hikmetse Başbakan’ın kankaları arasından çıkıyor” diyen CHP Liderinin yargılandığı dava Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde karara bağlandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun avukatlarından Elife Uğur’un hazır bulunduğu duruşmada yargıç, “Davacı tarafın siyasi kişiliği ile davalı tarafın siyasi kişiliği dikkate alındığından davalının kullandığı sözlerin eleştiri sınırlarını aşmayan sert eleştiri niteliğinde olduğu anlaşıldı” diye karar verdi ve tazminat isteğini reddetti.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu 21.02.2012 tarihinde TBMM’de CHP Grup Genel Kurulu’nda konuşurken Başbakan Erdoğan ile AKP Hükümeti’ni eleştirdi, yolsuzluklara, hırsızlıklara dikkat çekti ve konuşmasının bir bölümünde özetle şunları söyledi;

-       “Bu Hükümet sayesinde çok farklı hırsızlıklarla karşı karşıya kaldık.”

-       “Bu Hükümet, açıkça söyleyeyim, hırsızlıkta bir devrim yaptı.”

-       “Hükümet eşittir hırsızlık”

-       “Şeytanı bile şaşırtacak hırsızlık türlerini yaptılar. Hiç sizin aklınıza fitre hırsızlığı gelir miydi? Sadakadan hırsızlık yapmaya başladılar, kurbandan hırsızlık yapmaya başladılar”

-       “Şeytanın aklına bile gelmeyen hırsızlığı yapanlar ne hikmetse Başbakan’ın kankaları arasından çıkıyor.”

-       Recep Tayyip Erdoğan tam tipik bir bölücüdür

Bu konuşmadan sonra Kılıçdaroğlu aleyhine dava açıldı, Başbakan Erdoğan adına 50 bin, AKP adına da 50 bin TL olmak üzere toplam 100 bin lira manevi tazminat istendi.

Av. Celal Çelik Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu adına davanın açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne savunmasını sundu. Avukat Çelik’in savunmasında da özetle şu görüşlere yer verildi;

“CHP Genel Başkanı olan sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yolsuzluklar, hırsızlıklar, ayrıştırmalar, böbürlenmeler hakkında eleştirel beyanlarda bulunması temel bir hak kullanımıdır.

Müvekkilimin açıklamaları kamuyu bilgilendirmeye matuf, delillerle destekli, gerçeğe uygun, güncel konulara ilişkindir. Hayali, desteksiz ve eleştiri sınırlarını aşan ifadeler kullanmamış, kişilik hakkı ihlali boyutuna ulaşacak beyanlara kesinlikle yer vermemiştir.

Siyasi bir kişilik olan müvekkilim muhalefet görevinin gereği olarak toplumu aydınlatma ve kamu görevlilerini harekete geçirme görevini yerine getirmekten ve eleştiri hakkını kullanmaktan başka bir faaliyette bulunmamıştır. Bahse konu açıklamaların Anayasanın 26. maddesi ile güvence altına alınmış olan Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde davacının davasının haksız, yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğu kabul edileceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Tarafları dinleyen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yargıcı Yaşar Eren, Davacı Vekili Av. Burhanettin Sevencan  ile Davalı Vekili Av. Elife Uğur’un hazır bulunduğu duruşmada kararını şöyle açıkladı;

“Davalı vekilinin ara karar gereğince beyan dilekçesi ibraz ettiği görüldü dilekçesinin bir sureti davacı vekiline verildi.

Davacı vekili, davalının beyan dilekçesini kabul etmiyoruz davanın kabulüne karar verilsin dedi.

Dosya incelendi, duruşmaya son verildi.

G.D.

Davacı tarafın siyasi kişiliği ile davalı tarafın siyasi kişiliği dikkate alındığından davalının kullandığı sözlerin eleştiri sınırlarını aşmayan sert eleştiri niteliğinde olduğu anlaşıldığından her iki davacının açtığı manevi tazminat davasının reddine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı”

    Perşembe, 20 Haziran 2013 17:48

Bağlantılı Konular