Tezcan: "Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye'nin sükunet, barış ortamını kucaklayacak, önemli bir fırsattır"

Cumhurbaşkanlığı Seçimi Hazırlık Bölge Toplantısı için Erzurum'a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, 18. bölge toplantısını yapacaklarını belirterek, bölge toplantısı çerçevesinde cumhurbaşkanlığı seçimine nasıl hazırlanacaklarını konuşacaklarını söyledi.

Çalışmaların, cumhurbaşkanı adayını tanıtmaya dönük değil, partiyi, örgütü seçime hazırlamaya dönük çalışmalar olduğunu ifade eden Tezcan, milletin desteğini almak üzere yola devam edeceklerini belirtti.

Türkiye'de siyasetin çok ciddi kutuplaşma içerisine girdiğini vurgulayan Tezcan, "Özellikle iktidarın ve iktidarın başındaki sayın başbakanın özel çabalarıyla Türk siyaseti çatışma kültürünün hakim olduğu bir rota üzerine geldi, yerleşti. Kendi vatandaşlarını bölen, çatışmayı tahrik eden, kendisinden olmayan herkesi küçümseyen ve hakir gören, bu iktidarın gücüne, kudretine boyun eğmeyip, özgürce düşünüp, özgürce hareket etmek isteyenleri yok sayan ve iktidar zulmüyle şiddetiyle ezen, küçümseyen bir başbakan var. Türkiye, böyle yoluna devam edemez" diye konuştu.

Türkiye'nin her zamankinden fazla daha çok özgürlüğe, daha çok demokrasiye, kardeşliğe, birliğe ve dayanışmaya ihtiyacı olduğunun altını çizen Tezcan, "Eğer bütün kesimler sağduyulu hareket ederse, cumhurbaşkanlığı seçimini bunun bir fırsatı olarak görebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti parlamenter demokrasiyle yönetilen bir rejime sahip. Parlamenter demokrasilerde sorumlu olanlar başbakanlar ve hükümetlerdir. Cumhurbaşkanlığı sorumsuz bir makamdır, devleti ve milleti temsil eder, içeride ve dışarıda, uluslararası alanda. Onun için de cumhurbaşkanlarının çok keskin siyasi kimliklerinin olması tercih edilen bir şey değildir" şeklinde konuştu.

Bülent Tezcan, "Cumhurbaşkanı adayı olarak Milliyetçi Hareket Partisi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve diğer partilerin de desteğini alarak kamuoyunun önüne sunduğumuz sayın Ekmeleddin İhsanoğlu tam da Türkiye'nin bu siyaset ikliminde ihtiyaç duyulan, 76 milyonu kucaklayan, Türkiye'nin birliğini, dirliğini temsil eden bir cumhurbaşkanı figürü olarak ortaya çıkmıştır. İlk andaki 'tanınmıyor' şeklindeki eleştirilerin ne kadar haksız olduğu gün geçtikçe ortaya çıkıyor. 57 İslam ülkesinin örgütü olan İslam İşbirliği Teşkilatı'nı başarıyla yürütmüş, Ortadoğu'da barış ve kardeşliğe hizmet etmiş, Irak ve Filistin'de çatışan tarafları barıştırmış ve barış iklimini yaratmış devlet adamıdır" dedi.

Irak'ta IŞİD'in bir terör örgütü olduğunu belirten Tezcan, şunları kaydetti:

"Dini, siyasal İslamı referans almış ama aslında dinle ilgisi olmayan bir terör örgütü. İnsanların boğazını kesen, derisini yüzen, canlı canlı katliam yapan bir terör örgütü. Günlerdir diplomatlarımızı, şoförlerimizi ve vatandaşlarımızı rehin almış durumdadır. El-Nusra, El Kaide, IŞİD gibi Ortadoğu'daki bu tip terör örgütleri, ne yazık ki uzun zamandan bu yana Türkiye'nin bölgedeki mezhep ayrılığına dayalı çatışmacı dış politikaya destek verir, teşvik eder, yanlış politikalarının sonucunda güçlenmişler ve bugün Türkiye'yi vurur hale gelmişlerdir. El-Nusra'nın, El Kaide'nin ve IŞİD'in liderleri, Türkiye'de üst düzeyde, kordiplomatik düzeyde karşılanmışlar, bunlara özel olarak devletin en üst kademeleri özel ilgi göstermiştir. Bunlara eğitim kampları kurdurulup Türkiye'de eğitimleri burada yapılmış, silah ve mühimmatları buralardan gönderilmiştir."

Bülent Tezcan, "Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye'nin sükunet, barış, kardeşlik ortamını kucaklayacak, önemli bir fırsattır. Bu fırsatı milletimizin sandıkta değerlendireceğini ve sayın İhsanoğlu'nu anayasal yetkilerine saygılı bir cumhurbaşkanı olarak sandıktan çıkarıp, Çankaya köşküne oturtacağına inanıyoruz" dedi.

"Ahlak zemininde buluşmak zorundayız. Dürüstlük zemininde buluşmak zorundayız" diye konuşan Tezcan, yolsuzluğu soruşturacak savcı, hakim, polis kalmadığını, kim üstüne giderse elinin yandığını öne sürerek, AK Parti'nin, bakanlar hakkında kurulan meclis soruşturma komisyonuna üye vermediği için soruşturmanın yapılamadığını söyledi.

Balyoz Davası'na da değinen Tezcan, "Gündemde sıcak olarak yer alan konu, Balyoz Davası'nın çökmüş olmasıdır. Balyoz kumpasının, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne kurulan tuzağın artık Anayasa Mahkemesi kararıyla çökmüş olmasıdır. Yargılama sırasında sahte delilleri ısrarla savunma makamları ifade etmiş olmasına rağmen, bilirkişi incelemesi yapın demesine rağmen sahte delilleri incelemeyen mahkemenin hukuka aykırı davrandığı Anayasa Mahkemesi kararıyla saptanmıştır" diye konuştu.

Bir gazetecinin, "Ekmeleddin İhsanoğlu, cumhurbaşkanlığına adaylığının gösterilmesinden sonra CHP'de bazı istifalar oldu. Bunun üzerine CHP'de ikinci bir cumhurbaşkanı adayı çıkması söz konusu mu?" sorusunu Tezcan, şöyle yanıtladı:

"Cumhuriyet Halk Partisi'nden hiçbir istifa olmadı, o bilgi yanlış bir bilgidir ya da arzu edenlerin beklentisini ifade ediyor olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisinde hiçbir çatışma söz konusu değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, demokratik bir partidir. Kendi içerisinde demokrasiye saygılı bir partidir. Doğal olarak ilk anda bazı arkadaşlarımız düşüncesini söylemiş olabilir ama o süreç hemen ertesi günü bitmiştir. Bütün arkadaşlarımız Cumhuriyet Halk Partisi'nin de destek verdiği Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'nu cumhurbaşkanı yapma konusunda irade birliği içerisindedir. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı açıklandıktan sonra herkes şaşırdı ama iktidar daha çok şaşırdı. Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik, zaten ilk gün şaşkınlıklarını ifade ettiler."

    Cumartesi, 21 Haziran 2014 17:28

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica