"Herkes elini vicdanına koyarak sandığa gitmeli. Ya demokrasi ya totaliter rejim"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bazı tuzu kurular var, 'Oy verelim mi, vermeyelim mi? Sandığa gidelim mi, gitmeyelim mi?' Elini taşın altına koymayacaksın, yükü getirip birisinin sırtına yıkacaksın, sonra da kalkıp ahkam keseceksin, olmaz" dedi.


"Her kuruşun hesabının sorulmasını, bu ülkede özgürce yaşayıp tatil yapmayı, hayatına birisinin gelip müdahale etmemesini istiyorsan, sandığa gideceksin, şakası makası yok Ekmeleddin İhsanoğlu'na oyunu vereceksin"

 "Gerçekleştirdiğimiz uzlaşma, Türkiye'de demokrasi tarihine yaptığımız en büyük katkılardan birisidir"

 "Deniliyor ki 'Ekmeleddin Bey yeteri kadar tanınmıyor.' İyi ya, siz öbürünü tanıyor, kim olduğunu biliyorsunuz. Elinizi vicdanınıza koyup ahlak açısından değerlendirin"

"Bir ülkenin cumhurbaşkanı adayı yalan söyler mi? Söylememesi lazım. Yalan söylüyorsa bu ülkenin vicdanı, 'bir dakika arkadaş kusura bakma, ben sana oy vermem.' Çünkü kendi halkına yalan söyleyen yarın kim bilir neler yapacaktır?' demeli, itiraz etmeli oy vermemeli"

"Geçmişinin temiz olması, kirlilik olmaması, aklanması, ak süt gibi olması lazım. Bakın Erdoğan'a yırtık ayakkabıyla siyasete girdi, şimdi dünyanın en zengin başbakanlarından birisi. Mal varlığının hesabını verdi mi? Vermedi, vermek istiyor mu? İstemiyor. 'Daha yukarı çıkacağım, orada sorumluluk yok' diyor. 'Malı daha rahat götüreceğim' diyor"

"Bu ülkenin vicdanına seslenmek istiyorum; Temiz birisi mi, kirli birisi mi yönetsin sizi?"

"Diyorlar ki; 'ne olursa olsun oyumu vereceğim.' O vatandaşlarıma şunu soruyorum; Sen evini hırsıza teslim eder misin? 'Ederim' diyorsan oyunu ver.
'Etmem' diyorsan düşün. Bakkala soruyorum; Dükkanını hırsıza teslim eder misin? 'Etmem' diyor. O zaman ülkeyi de teslim etmeyeceksin"

"Cumhurbaşkanı Batı'da ve Doğu'da saygın, güçlü bir yönetim iradesi sergileyecek biri olmalı. Bu Ekmeleddin Bey de var mı var. BM'den sonra dünyanın en büyük uluslararası örgütü olan İİT'nın, 57 ülkenin yöneticiliğini yaptı. 'Uzlaşamaz' denen ülkeleri uzlaştırdı"

"Uzlaşamaz, bir araya gelemez" denen tarafları bir araya getirdi. Eğer bugün Ortadoğu'da Türkiye yeniden bir güç olarak ortaya çıkmak istiyorsa, saygınlığı olan bir ülke olsun Türkiye deniyorsa, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun o koltuğa oturması lazım.

"Eğer bu topraklarda Yozgat'tan değerli bir insan yetişmişse ve onun adına uluslararası bir kuruluş, 'İhsanoğlu Altın Ödülü'nü düzenlemişse 4 yılda bir ödül veriliyorsa onun adına daha ne arayacağız biz? İhsanoğlu'nda, bilgi, birikim, yönetim, tevazu, yeri geldiğinde dik durma ve yönetim gücü var?"

"Herkes elini vicdanına koyarak sandığa gitmeli. Ya demokrasi ya totaliter rejim"

"Eline sopa alıp, masum insanları yıllarca hapiste tutan, yargıyı baskı altına alan, davaların savcılığını üstlenen, işkencede insanlar öldüğü zaman ses çıkarmayan, Ortadoğu'daki akan kanın bir numaralı sorumlusu olan, IŞİD denen terör örgütüne 'aman bizim rehineleri serbest bırakın' diye yalvarıp yakaran birisi cumhurbaşkanlığı koltuğuna hangi yüzle oturacak?"

"Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan ihaleleri takip edecekmiş.' Allah aşkına, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan birisi nasıl ve hangi gerekçeyle ihaleleri takip edecek?  O, 'cebimi nasıl doldururum' arayışı içerisinde. Böyle bir cumhurbaşkanı adayı olur mu?"

"Tarafsız bir cumhurbaşkanı istiyorsanız, kimler taraflı, kimler tarafsız oturup vicdanınıza sorun, eşinize, çocuklarınıza, bakkalınıza, fırıncınıza, gazete bayinize sorun; Kim bunların içinde en tarafsız olanı? Siyasi kimliği olmayan kim, oyunuzu ona göre verin"

"Çalışacağız. Nasıl çalışacağız? İnançla ve kararlılıkla. İnanıyorsak çalışacağız, inanmıyorsak hiç çalışmayalım, oturalım. İnanıyorsak, sorumluluk hissediyorsak, ülkemizin geleceği açısından kaygı duyuyorsak çalışacağız"

    Pazartesi, 14 Temmuz 2014 11:29

Bağlantılı Konular