Loğoğlu: "Davutoğlu, dış politikayı alet ederek halkın Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu'na mesnetsiz iddia ve ithamlarda bulunmuştur"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun TRT Haber programında Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na yönelik beyanları konusunda yazılı bir açıklama yaptı.


Loğoğlu açıklamasında şöyle dedi:

"11 Temmuz 2014 tarihinde, Özbekistan'da, TRT Haber'in yine bir AKP propagandası yayınında, çanak soruların da rahatlığıyla konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, dış politikayı alet ederek halkın Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na mesnetsiz iddia ve ithamlarda bulunmuştur.

Her geçen gün yeni bir saptırmasına tanık olduğumuz Davutoğlu'nun bu yakışıksız söylemi, AKP'nin dış politika alanındaki basiretsizlik ve savurganlığını göz önüne aldığımızda, tarafımızdan tepkiyi gerekli kılmıştır. Davutoğlu birden fazla noktada kamuoyunu yanıltmaya kalkışmaktadır.

Birincisi, Davutoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin oylarıyla ve örgüt tarihinde ilk defa demokratik bir seçimle göreve gelmiş bulunan Genel Sekreter'in bir üye ülkenin baskısı ve bir başka üye ülkenin de iradesiyle görevinden alınabileceğini düşünebilecek kadar bilgisizdir. İİT kimsenin arka bahçesi değildir. Böyle olabileceğini ima dahi eden bir Dışişleri Bakanının da siyasi haddini aştığı aşikardır.

İkincisi, Türkiye'nin bölge ülkeleri arasındaki ve içlerindeki ihtilaflara taraf olmamasından kasıt anlaşmazlığa taraf olan bütün kesimlerle iletişim halinde olması demektir. Türkiye'nin bölgesinde sorun çözücü, istikrar ve huzur üretici, diplomasiyi önceleyen ve barışçıl politikalar izleyen bir ülke konumunda olması demektir. Oysa Davutoğlu, tarafsız kalmayı "suskun kalmak ve zalimin yanında yer almak" olarak takdime çalışmaktadır. Bu görüş sığ ve çarpık bir zihniyetin kasıtlı bir saptırmasıdır. AKP, destek verdiği IŞİD'in Rojava'da Kürtleri katletmesine ve onlara zülm etmesine kendi iç siyasi gündemdeki öncelikleri nedeniyle sessiz kalmaktadır. AKP aynı zamanda Filistin'i Hamas'tan ibaret sayarak Filistin halkını bölmekte beis görmemiştir. Erdoğan ve Davutoğlu izledikleri "aktif ve taraflı" politikalarla bölgeyi ölüm tarlaları haline çevirmişlerdir. Davutoğlu, Ortadoğu'da akan her gözyaşının, akan her damla kanın, yıkılan yuvaların ve dört bir yana dağılan sığınmacıların baş sorumlularından biri olarak tarihin kara sayfalarındaki yerini alacaktır..

Dördüncüsü, Ekmeleddin İhsanoğlu, ne Erdoğan'ın ne de bir başkasının lütfuyla değil, kendi engin bilgi birikimi, sakin-olgun kişiliği ve sorun çözme kabiliyetiyle İİT Genel Sekreteri olmuştur ve bu görevi de hakkıyla yaparak bütün dünyanın takdirini kazanmıştır. Genel Sekreter seçildiği dönemdeki Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün yönetimindeki AKP dış politikası tutarlı ve etkili bir politikaydı ve Türkiye'nin Genel Sekreter adayı bu nedenle itibar görmüş ve seçilmişti. Dolayısıyla Davutoğlu'nun "o beğenmediği dış politika sayesinde Genel Sekreter olmuştur!" iddiası düpedüz ucuz ve basit bir söylem olup, gerçeklere de aykırıdır. Türk dış politikası Davutoğlu'yla birlikte gerilemeye başlamış ve bugünkü çöküntü ve iflas noktasına onun sayesinde gelmiştir.

Sonuç olarak, IŞİD ve El Kaide uzantılı diğer örgütlere destek veren, bir taraftan Hamas'ın sırtını sıvazlarken diğer taraftan İsrail'le ticari ilişkilerini sürdüren AKP Hükümeti ve Davutoğlu'nun, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ve CHP'yi eleştirmeye ne bilgileri yeter ne de buna hakları vardır.

Hem Ekmeleddin İhsanoğlu hem CHP her zaman mazlumların yanında olmuştur. Kalbimiz Gazze ve Rojava başta olmak üzere bölgemizdeki bütün şiddet kurbanları için atmaktadır. Kalbimiz, Dışişleri Bakanlığı binasının 100 metre ilerisinde yalın ayak dilenen Suriyeli kardeşlerimiz için atmaktadır."

    Pazartesi, 14 Temmuz 2014 10:05

Bağlantılı Konular