Tanrıkulu: "Polise ve taraftarlarına saldırma emri veren bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan'dır"

Sezgin Tanrıkulu: Erdoğan, "Polise emri ben verdim" diyerek Gezi sırasında polis şiddetiyle öldürülen gençlerin sorumluluğunu üstlenmiştir"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu Gezi protestoları ve sonrası gelişmeler konusunda siyasi iktidarın tavrını ele alan bir açıklama yaptı.

Açıklama şöyle: "Gezi protestoları sırasında linç edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz davası skandallar eşliğinde görülmeye devam ediyor. Ortaya çıkan pek çok delil ve davanın seyri, Ali İsmail Korkmaz'ı öldürenlerin veya onları buna teşvik edenlerin korunmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır.

Başından beri ifade ettiğimiz gibi, meşruiyetini Anayasa'dan ve temel insan hak ve özgürlüklerinden alan Gezi protestoları sırasında emrindeki polise ve taraftarlarına saldırma emri veren bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan, "Polise emri ben verdim" diyerek Gezi sırasında polis şiddetiyle öldürülen gençlerin sorumluluğunu üstlenmiştir. Herhangi bir demokratik ülkede, sırf Ali İsmail Korkmaz cinayeti, bir Başbakanın bırakın cumhurbaşkanlığına aday olmasını, siyasete devam etmesini bile imkansız kılar. Buna rağmen Tayyip Erdoğan'ın ileri demokrasi vaatlerinden dem vurabilmesi utanç vericidir.

Ali İsmail'in arkadaşları tarafından dövüldüğünü iddia ederek sorumluları gizlemeye çalışan Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna'nın da, ortaya çıkan görüntülerden sonra istifa etmesi gerekirken hâlâ koltuğunda oturması, bu iddiasının hesabını vermemesi kabul edilemez!

Ali İsmail Korkmaz'ı muayene ettikten sonra evine gönderen doktorun yargılama sürecinden muaf tutulması da tam anlamıyla bir skandaldır.

Ortaya çıkan deliller gösteriyor ki, Ali İsmail organize bir linçle ölüme götürülmüştür!

Davanın "güvenlik gerekçesiyle" Eskişehir'den Kayseri'ye nakledilmesi de faillerin korunması konusundaki organizasyonun devamı olarak görünmektedir.

Ali İsmail için, adalet için kalbi çarpan herkesin, bu davadaki faillerin adaletten kaçırılmaması konusunda çaba sarfetmesi gerekir.

Gencecik bir üniversite öğrencisini karanlıkta sıkıştırıp linç edenler, onları bu linçe teşvik edenler bu yaptıklarının hesabını mutlaka yargı önünde ödemelidirler."

    Pazartesi, 14 Temmuz 2014 13:23

Bağlantılı Konular