Öztrak: "Ekonomide alarm zilleri çalıyor"

Hükümet çok kıymetli bir zaman dilimini Erdoğan'ın kişisel ikbal tartışmalarıyla heba ediyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, üretimde düşüşün, Bütçe ve Hazine dengelerindeki bozulmanın, bölgedeki sorunların etkisiyle ekonomide riskler artarken, Hükümetin bununla ilgilenmek yerine Erdoğan'ın siyasi geleceğine odaklandığını belirterek, "Ekonomimizde çok ciddi kırılganlıklar birikmişken, çok kıymetli bir zaman dilimini Tayyip Erdoğan’ın kişisel ikbal tartışmalarıyla heba ediyoruz. Tayyip Erdoğan hükümeti rahat bırakmalı, bir an önce asli görevine dönmesine izin vermelidir" dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ekonomik ve siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaştığını hatırlatan Öztrak, Cumhurbaşkanı seçilen adayın üzerine aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücüyle çalışacağına namusu ve şerefi üzerine ant içeceğini hatırlatarak, "Adaylardan birisi, seçildiği takdirde "tarafsız bir Cumhurbaşkanı" olmayacağını peşinen ifade ederek, bu yeminin en önemli gereklerini yerine getirmeyeceğini kamuoyuna ilan etti" diye konuştu.

Erdoğan'ın vizyon belgesini açıklamasına ihtiyaç olmadığını, 12 yıllık icraatında vizyonunun açık şekilde görüldüğünü ifade eden Öztrak, Erdoğan'ın halkı etnik temelde ve mezhep temelinde bölerek, çevreye sahip çıkan gençlere TOMA'lar ve biber gazıyla saldırarak vizyonunu ortaya koyduğunu ifade etti. Erdoğan’ın önce insanları borca batırdığını, ardından ekmek parası için madenci olarak toprağın altına gönderdiğini, sonra da denetimsizlik ve istismar nedeniyle Türkiye'nin tarihin en acı maden kazalarından birini yaşadığını belirten Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Devletin imkanlarını kullanıyor, milletin adayıyım diyor
"O madenlerdeki ölümleri işin fıtratına bağladı. Millete hakaretler yağdırdı. "Beni yuhalarsan tokadı yersin" dedi. Hukukun üstünlüğüne ve yargı bağımsızlığına saldırmaktan çekinmedi. Kuvvetler ayrılığını ayak bağı olarak gördü. Milletimizin şan ve şerefini koruyamadı. 2003’de "Türk Ordusunun başına çuval geçirilmesine, 2014'de 49 vatandaşının konsolosluğumuzdan rehin alınmasına" kayıtsız kaldı, yok saydı. Türkiye'yi bölgedeki tüm komşu ülkelerle kavgalı hale getirdi, ülkemizi yalnızlaştırdı. Bu vizyonun sahibi Recep Tayyip Erdoğan, seçim sürecinde Devletin arabasını, uçağını, parasını, imkanlarını acımasızca kullanıyor. Sonra da çıkıyor "Ben devletin değil, milletin adamıyım" diyor. Arkasında valilerle, emniyet müdürleriyle, bürokratlarla milletin adayı olmaz milletin adayının arkasında millet olur."

En şiddetli kavga ekonomi yönetiminde olacak
Erdoğan'ın bir taraftan çıkmayı hedeflediği Cumhurbaşkanlığı makamını tahkim etmeye çalışmanın, diğer taraftan hakkındaki iddialar karşısında hem kendisini, hem ailesini hem de mal varlığını korumanın telaşını yaşadığını söyleyen Öztrak, "Bu hesabın hiç bir yerinde millet yok, kendini koruma kaygısı ve menfaat var" dedi. Erdoğan'ın bu süreçte kişisel savaşında kendisinde taraf olmayanlara ve "kendi bagajını taşımaya ortak olmayanlara" partisinin içinde de olsa açık şekilde cephe aldığını kaydeden Öztrak, bu kavganın en şiddetli geçeceği alanın ise ekonomi yönetimi olacağını söyledi. Öztrak, "Ekonomimizde çok ciddi kırılganlıklar birikmişken, çok kıymetli bir zaman dilimini Tayyip Erdoğan’ın kişisel ikbal tartışmalarıyla heba ediyoruz. Tayyip Erdoğan hükümeti rahat bırakmalı, bir an önce asli görevine dönmesine izin vermelidir" uyarısında bulundu.

ABD Merkez Bankası'nın para musluklarını kısmasıyla ekonomideki risklerin görünür hale gelmeye başladığını, Hükümetin ise ekonomideki sorunları çözmek yerine Erdoğan'ı Başkan yapmak için TCMB'yi ve diğer bağımsız kurumları hırpalamakla meşgul olduğunu ifade eden Öztrak, ekonomiden gelen sinyallerin giderek bozulduğuna vurgu yaptı.

Üretimde sert düşüş
Mayıs ayı sanayi üretiminin beklentilerin çok altında gerçekleştiğine, mevsim ve takvim etkisinden arınmış sanayi üretiminin bir önceki aya göre yüzde 1 gerilediğine dikkat çeken Öztrak, "Bu, geçtiğimiz yılın Ekim ayından bu yana, üretimde gerçekleşen en sert düşüş" diye konuştu. Öztrak, sanayi üretimindeki düşüşün ve büyüme rakamlarını da etkileyeceğini belirterek, "Mayıs ayına ait üretim verilerinin detayları ülkede yatırım iştahının hızla gerilediğini açıkça gösteriyor" dedi. Özel sektör yatırımlarının büyümeye katkısının 2012'den bu yana zayıf seyrettiğini, son 2,5 yıldır ekonomik aktörler yatırım yapmaktan kaçındığını ifade eden Öztrak, yatırım iştahındaki zayıflamanın Türkiye'nin orta vadede üretim kapasitesi ve büyüme potansiyeli açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Irak'ta yaşanan karışıklığın da ekonomiyi tehdit ettiğini belirten Öztrak, bölgeyle ticaret yapan ihracatçıların, müteahhit ve taşıma sektöründeki firmaların devlete olan sigorta ve vergi borçlarının ertelenmesi, Eximbank imkanlarının kullanılması, firmaların uygun koşullarla krediye erişiminin sağlanması konusunda bir eylem planının uygulamaya konması çağrısında bulundu.

Hükümet uyarılara kulak asmıyor, popülizme devam ediyor
Uluslararası Ödemeler Bankası(BIS) raporlarına göre bankalara borcu en hızlı artan insanların Türkiye'de yaşadığını anlatan Öztrak, reel olarak konut fiyatları en hızlı artan ülkeler arasında Türkiye'nin sayıldığını, bu nedenle Türkiye'nin finansal genişleme yani balon sürecini yaşayan ülkeler arasında sayıldığını söyledi. BIS'in finansal balonun şiştiği ülkelere uyarılarda bulunduğunu, ancak Hükümetin Başbakanın baskısıyla seçimler öncesinde bu uyarı ve önerilere kulak vermeyeceğinin görüldüğünü söyleyen Öztrak, Erdoğan'ın TCMB'ye faizlerin indirilmesi yönünde yaptığı baskıların bunun göstergesi olduğunu, Hükümetin borçlanma koşullarını rahatlatıp milleti borçlanarak tüketmeye yönlendirerek popülist politikalarını devam ettirmeyi planladığını ifade etti.

Görev millete düşüyor
Ekonomideki bu kritik dönemde Hükümetin Türkiye'nin önünde kalan çok kıymetli bir zaman dilimini Erdoğan'ı Başkanlığa oturtmak için heba ettiğini belirten Öztrak, "Tayyip Erdoğan'ın başbakanlık makamını işgalden vazgeçip Hükümeti gereken adımları atmakta rahat bırakması gerekiyor. Ancak maalesef ortada bu durumun ciddiyetini anlayacak sorumlu bir lider de, iktidar da yok. Artık görev millete düşüyor. Millet Ağustos'ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimini kendisi için bir fırsata çevirmeli ve bu iktidara ciddi bir uyarı şamarı atmalıdır" dedi.

Dolar musluğu kapandı, AKP ile ekonomideki riskler artıyor
Öztrak, Hükümetin 100 bin esnaf ve işletmeyi fişlediği ve muhalif şirketlerin tasfiyesi için plan hazırladığı iddialarının sorulması üzerine şunları söyledi:

"Ekonomi iç içe geçmiş bir yapıdır. Yıllardır bu ülkede sermayenin rengi olmadığı söylenir. İşletmeleri tasnif etmeye başlayıp bunları batırmaya kalkarsanız bunun faturası millete çıkar. İstihdam yaratan işletmeleri şuna yakındın diyerek batırmaya kalkan iktidar bunun benzerini geçmişte de yaptı. Bir noktaya kadar geldi, sonra geri adım atmak zorunda kaldı. Kendi sermayesini oluştururken, kendinden olmayan sermayeyi ciddi şekilde cezalandırmaya kalktı. Ama bir şeyin farkında değil. AKP döneminde dünya ekonomisinde uygun bir konjonktür vardı. Dünya dolara boğuldu. Yapılan hataları kimse görmedi. Görmek de istemedi. Kendi memleketinden sıfır faizle para alan yabancı, geldi Türkiye'de yüzde 9'la sattı. Nerede vardı dünyada böyle imkan? İşte şimdi bu bitti. Bu bitince sizin Türk ekonomisinde yapacağınız her yanlış millete misliyle bedel ödetir. Bunun farkında değiller. Paranın kıt olduğu dönemde ekonomi nasıl yönetilir bilmiyorlar; piyasalar neye nasıl tepki verir tahmin bile edemiyorlar. Bu ekonomi açısından çok ciddi bir risk."

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 11 Temmuz 2014 15:09

Bağlantılı Konular