"Gana'dan gelen altın yüklü uçakla ilgili dosyayı halk için, hak için kapatmıyoruz"

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, geçen yıl Gana'dan gelen altın yüklü uçakla ilgili dosyayı halk ve hak için kapatmayacaklarını söyledi.

Oran, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, İranlı işadamı Babek Zencani'nin kiraladığı ve Gana'dan İstanbul'a 1 Ocak 2013'te gelen ve 1.5 ton altın yüklü uçağın, fatura ve konşimentosu olmadığı için mühürlendiğini anlattı.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Gana'dan kalkan ve 1.5 ton altınla 2013'te İstanbul'a inen uçağa ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın istifasını istedi ve dört eski bakan hakkında kurulan komisyona işaret ederek, "Beşibir yerde burada. Yani 4'ü var da burada beşibiryerde yani burada beşinci de Hayati Yazıcı" dedi.

Oran, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Gana'dan kalkan ve 1.5 ton altınla 2013'te İstanbul'a inen uçakla ilgili takipsizlik kararı verdiğini belirterek, yargının dosyayı kapattığını, ancak bu dosyayı tekrar açtıklarını söyledi.

1 Ocak 2013 tarihinde Gana Akra’dan gelen uçağın İstanbul'a indiğini belirten Oran, "Uçakta fatura yok, gümrük çıkış beyannamesi yok, uçakta konşimento yok, gümrükteki insanlar şüpheleniyorlar, beyan istiyorlar, 1.5 ton doğal taştan bahsediliyor. İnceleme sonucunda çıkan emtianın aynı olmadığını görüyorlar. Doğal taş olarak bildirilen emtia orada külçe altın olduğunu görüyorlar. Uçağa el koyuyorlar ve mühürlüyorlar" dedi.

Bu olayın ardından Ankara'da yoğun bir trafik başladığını ifade eden Oran, "Hükümetin içinde bulunduğu bakanların içinde bulunduğu yoğun bir telefon trafiği oluyor. İşin içerisine baktığınız zaman Ekonomi Bakanlığı giriyor, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı giriyor hatta Dışişleri Bakanlığı giriyor. Burada hükümetin başındaki kişinin de bunlardan haberdar olması kaçınılmaz. Uçakla ilgili neredeyse Bakanlar Kurulunun büyük bir kısmı işin içerisine girmiş" diye konuştu.

Yazıcı bu sürede hiçbir şey yapmıyor
Tablolar gösteren Oran, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'ya, "Uçağı 1 Ocak'ta İstanbul'a geldiğini görüyorsunuz, mühürleniyor, incelemeye alınıyor, ortada sahte belge var, evrak yok fakat 17 Ocak'ta gidiyor. Hayati Yazıcı bu sürede hiçbir şey yapmıyor. Uçağın gitmesine müsaade ediyor. 15 Şubat'ta bir talimat veriyor, bu dosyanın incelenmesini istiyor. Burada hayati soru Yazıcı'ya sen neden bir ay bekledin?" diye sordu.

Bakan'ın soruşturma talimatını uçak gittikten bir ay sonra verdiğini belirten Oran, "Fakat soruşturma talimatı verirken bakan bizim bilmediğimiz birtakım şeyleri yazıya döküyor. "Uçaktaki eşya transit" diyor. "Uçak Dubai'ye gidiyordu" diyor, "İstanbul'a akaryakıt ikmali için uğradı" diyor" diye konuştu.

"İnternetten kopyala, kes, yapıştır bir dosya hazırlanıyor"
İnternetten kopyala, kes, yapıştır bir dosya hazırlandığını iddia eden Oran, "Deniyor ki uçak Gana'dan gelirken mevzuata uygun olmayan bir şekilde çıkış yapmıştır. Bu çıkışın içerisinde kaçak olarak çıkmıştır diyor, kanunsuz çıkmıştır diyor. Müfettiş diyor ki bu uçak Gana'dan kanunların dışında çıkmış ve burada bir kaçakçılık vardır diyor, raporunda yazıyor" dedi.

Oran, Bakan Yazıcı'ya, "Sen bu kadar problemli olan bir şeye neden zamanında müdahale etmedin? Sen nasıl göz yumabiliyorsun, burada bir kaçakçılık var" dedi.

Oran, şöyle devam etti: "Bir uçak eğer Gana Akra'dan Dubai'ye gidecekse İstanbul'a yakıt ikmali için uğrar mı, böyle bir mantığın da olmadığını öğrendim. Gana ile Dubai arası ise 6 bin 293 km. Gana ile İstanbul arası havadan 7 bin 354 kilometre. İstanbul'la Dubai arası da 2 bin 992 kilometre. Yani Gana'dan İstanbul aktarmalı Dubai uçuşu toplam 10 bin 346 kilometre. 4 bin 53 kilometre rotayı saptırarak uçak Dubai'ye gitmiş."

"292 kilo altın yok oluyor"
Gümrük ve Ticaret Bakanı, Ekonomi Bakanı, Dışişleri Bakanı'nın işin içinde olduğunu iddia eden Oran, "Bu demektir ki hükümetin başı da bütün bunlardan haberdar. Burada da 1.5 ton tespit ediliyor, fakat çıkış yapılırken 1208 kilo külçe altın olarak çıkış yapıyor yani 292 kilo altın yok oluyor. Bu altın yaklaşık 16.5 milyon dolar uçtu mu? Birisi mi yürüttü?" sorularını yöneltti.

Oran, "Kaybolan kayboldu. Tapeler çıkıyor. 371 gün sonra Bakan Yazıcı yeniden soruşturma talimatı vermek durumunda kalıyor. İstanbul savcılığı da diyor ki burada herhangi bir sorun yoktur, takipsizliktir diyor" diye konuştu.

"Beşi bir yerde"
Bütün bunların bakanın haberi olmadan yapılmasının mümkün olmadığını savunan Oran, şöyle dedi: "Ben iddia ediyorum, ispat etmeye çağırıyorum Hayati Yazıcı'yı bunların hepsinden bire bir haberi var, çünkü Bakanlar Kurulu olayın içine girmiş. Bakan’ın bunu ispat etmesi lazım. Bakan’ın kendisini temizlemesi aklaması lazım, bunları görmedim diyorsa görevini ihmal ediyor anlamına geliyor.

Bakın soruşturma komisyonu aşağı yukarı 64 gün sonra kuruldu, dört bakanla ilgili, istifa eden dört bakanla ilgili. Burada bir eksiklik var. Esasında bizim Türkiye'de de halkımızın da sevdiği beşi bir yerde burada. Yani 4'ü var da burada beşibiryerde yani burada beşinci de Hayati Yazıcı. Hayati Yazıcı’nın bu rüşvet ve yolsuzluk sürecinin içinde olduğunu sadece bu olayda görüyoruz. Dolayısıyla Hayati Yazıcı bu konuda kendisini aklamalı, istifa etmeli, biz bu konuda savcılığın kapattığı, hükümetin görmezden geldiği, Bakan'ın sadece baktığı dosyanın kapağını açtık. Her yolu deneyeceğiz. Soruşturma önergesiyse soruşturma önergesi, gensoru önergesiyse gensoru. Temiz siyaset için Hayati istifa diyorum."

Anahtar Kelimeler
    Perşembe, 10 Temmuz 2014 15:14

Bağlantılı Konular