"Soma'da yaşananlar Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük iş cinayetidir"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya yaptığı yazılı açıklamada Soma'da kaybedilen 301 Madencinin vefatının ardından 57 gün geçmesine rağmen verilen sözlerin tutulmadığına ve mağduriyetlerini devam edildiğine dikkat çekti. Akkaya yurttaşlarca yapılan yardımların ise ailelere ulaşmadığı gibi, bazı ailelerin ayrımcılığa uğradığı duyumları alındığını söyledi.

Yakup Akkaya açıklamasında şöyle dedi:

"13 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da yaşanan vahim iş katliamında hayatını kaybeden madencilerin ailelerine ve madencilere verilen sözler suya yazılan yazıya dönüşmüş durumda.

Başbakan ve Bakanlar tarafından Soma'daki maden işçilerine yönelik verilen sözler unutulmakta ya da geri adım atılmaktadır. Kamuoyunda Torba Kanun olarak bilinen ve halen Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan Kanun Tasarısında yer alan yeraltı işlerinde günlük çalışma süresinin 6 saatle sınırlandırılması ve haftalık çalışma süresinin de 36 saate düşürülmesine ilişkin düzenleme AKP'li milletvekillerince verilen önergelerle yeniden düzenlendi ve sadece yeraltındaki maden işlerinde yalnızca yeraltında yapılan çalışmalar için günlük 6 saatlik çalışma düzenlemesi getirildi. Bunun anlamı açıktır. Eskiden olduğu gibi maden işçileri yine 7,5 saat çalışacaklardır. Buna benzer şekilde asıl işverenin taşeron işçilerinin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığından sorumlu olduğuna ilişkin düzenleme de Komisyon’da geri çekilirken, hayatını kaybeden maden işçilerinin ailelerine yapılacak yardımlarla ilgili düzenleme de Torba Kanun’dan çıkarıldı.

AKP'nin Soma için kanun çıkaracağız deyip halkın yerine Bakanlıkların sorunlarını çözmek için çalıştığı Kanun Tasarısı'nın yanı sıra şimdi de Soma’da maden kazasında hayatını kaybedenlerin ailelerine yapılan yardımlar konusunda oldukça ciddi sıkıntılar doğmuştur. Elim kazanın üzerinde 57 gün geçmesine rağmen yapılan yardımlar hala ailelere ulaştırılamamıştır. Bunun nedeni Başbakanlık tarafından yapılan bütün yardımların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yapılacağını belirtilmesidir. Bu kurum halen bu yardımları ailelere ulaştırmamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları, sendikalar ve hayırsever yurttaşlarımızın Mayıs ayında yaptıkları bağışlar bile halen ailelere ulaştırılamamıştır. Birçoğu kirada oturan madenci aileleri gerçekten mağdur durumdadırlar.

Bunun son örneği de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ailelere yapılan 2,000 TL'lik yardımlarda görülmüştür. Madenci yakınlarına Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla yapılması kararlaştırılan yardım, ne yazık ki Başbakanlık Genelgesi nedeniyle yapılamamış ve AFAD hesabına aktarılmıştır. Buradan da henüz ailelere aktarılan bir yardım bulunmadığı ifade edilmektedir. Yardımların ne zaman ailelere ulaştırılacağı henüz belli değildir.

AKP, Soma'ya yapılan yardımları da tıpkı 1999 depremi sonrasında yapılan yardımlar ve çıkarılan vergiler gibi duble yol yapmak için mi bekletmektedir? Derhal bu yardımlar ailelerin hesabına aktarılmalı ve bu konuda da kamuoyuna açık bilgi verilmelidir. Çünkü, Soma'daki madenci aileleri bazı ailelere para yardımlarının yapıldığı belirtirken bazı ailelerin ayrımcılığa tabi tutulduğu belirtilmektedir. Bunların araştırılarak kamuoyunun aydınlatılması elzemdir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak süreci yakından takip etmekteyiz. Soma'yı unutmayacağız, unutturmayacağız. Siyasi iktidara açık çağrı yapıyoruz. Vakit kaybedilmeksizin Somalı madencilere Başbakan ve Bakanlar tarafından verilen sözler tutulsun. Televizyonlardan halkın gözünün içine baka baka söylediği sözleri tutmayan bir başbakandan Cumhurbaşkanı olmaz. Devlet ciddiyetine, terbiyesine aykırı olan bu durum sadece Başbakanı değil devleti yalancı konumuna düşürmektedir. Başbakan buna alışık olabilir, ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kimse bu duruma düşürmemelidir."

    Çarşamba, 09 Temmuz 2014 15:58

Bağlantılı Konular