"Başbakan ve o şekilde düşünenler, Adana tabiriyle söyleyelim, monşerlere kurban olsunlar"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, İsrail-Filistin arasındaki gelişmeleri değerlendirirken, Başbakan Erdoğan ve AKP'li Hükümet'ten bu konuda çıt çıkmadığını belirtti.

Loğoğlu, İsrail'e karşı bu kadar tavır alan Hükümet'in neden suskun olduğunun açıklanması gerektiğini belirterek şunları söyledi;

"AKP Hükümeti, Başbakan, Müslüman dünyasına, Müslümanlara işine geldiği zaman, işine geldiği ölçüde, işine geldiği noktalarda sahip çıkıyor. Bu Somali'de böyle oldu, Mynmar'da, Arakan Müslümanlar'a sahip çıkması böyle oldu. İşine geldiği zaman Müslüman dünyaya sahip çıkıyor ama her ne hikmetse burnumuzun dibinde, çok daha vahim gelişmelere gebe olacak ortam hakkında; İsrail-Filistin, İsrail-Gazze ve Gazze'nin İsrail'e yönelik karşılıklı duruş ve davranışları hakkında hiçbir şey söyleme gereği hissetmiyor. Biz buna, etikten, ahlaktan yoksun, oportünist bir dış politika yaklaşımı olarak bakıyoruz. Dış politikada ancak işine geldiği zaman, işine geldiği ölçüde araç olarak gören bir zihniyet ve onun baş mimarı Erdoğan, bu konuda sessizliğini halen koruyor."

Hükümet'in, Meclis karşısında verdiği sözleri tutmadığını belirten Loğoğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Musul, Kıbrıs ve Geri Kabul Anlaşması'na dair bilgi verecekken, Meclis'e gelmediğini hatırlattı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, IŞİD tarafından alıkonulan Türk TIR şoförlerinin serbest bırakılmasını olumlu karşıladıklarını ancak bu gelişmelerin arka planını henüz bilmediklerini, TIR şoförlerinin çok asil davrandığını, ölçülü konuştuğunu, ayrıntıya girmediğini dile getirerek, şoförleri tebrik ederek, teşekkürlerini iletti. Su konusunun, Türkiye, Suriye, Irak ilişkileri bakımından öteden beri hayati olduğunu dile getiren Loğoğlu basın toplantısında , tekrar bir su sorununun telaffuz edilmeye başlandığını kaydetti. Loğoğlu, "Önümüzdeki günlerde bu su konusu, daha ciddi şekilde, ciddi ölçülerde gündeme gelebilecektir. Gerek Irak, gerek Suriye'nin parçalanma sürecine daha fazla ilerlediği noktada, su konusu Türkiye'nin başını en fazla ağartacak, ağartmaya aday konulardan biri olarak gündeme gelecektir. Şu anda bu yoğunluğa erişmiş değil. Ama kısa sürede çevremizde, özellikle Irak ve Suriye'deki gelişmelere bağlı olarak bu konu gündeme gelebilir" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "monşer" lafı tutkusuna geri döndüğünü, karşısındaki adayları kendine göre monşer olmakla suçladığını hatırlatan  Loğoğlu, şunları kaydetti:

"Ben şundan eminim, Sayın Başbakan, AKP'nin cumhurbaşkanı adayı, monşerin ne olduğunu bilmiyor, bilse böyle konuşmaz. Sözde kendine göre monşerleri aşağılıyor mu farklı bir alana mı itmek istiyor? Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu, Yozgat, İstanbul, Sakarya'ya gitti, halk arasında rahatça gidip dolaşabiliyor. Etrafında yüzlerce koruma yok. Halktan adamlık, halkın arasında olabilmektir. Allah korusun Cumhurbaşkanı adayı Sayın Erdoğan, halkın arasına girdiğinde ya küfrediyor ya dayak atıyor veya itidalini kaybedip, çok sıkıntılı durumlara düşüyor. Hangisi monşer, hangisi halk adamı? Adana tabiriyle söyleyelim, Sayın Başbakan ve o şekilde düşünenler, monşerlere kurban olsunlar."

Musul Başkonsolosluğu çalışanların, bugün serbest bırakılacağına dair iddiaların sorulmasına Loğoğlu, "Bize ulaşan bilgiler, serbest bırakılmanın artık esas yönünden bir sorun değil, sadece zamanlama yönünden bir konu olduğu. Zamanlama, rehine işlemi yapanlar değil. Onların da kim olduğu belli değil IŞİD mi değil mi başka grup mu o bile belli değil. Bunların, Hükümet'in, AKP'nin zamanlama açısından en işine gelecek noktada serbest bırakılmalarını beklemek herhalde en doğru beklenti olur" karşılığını verdi.

    Pazartesi, 07 Temmuz 2014 11:36

Bağlantılı Konular