"Gezi protestolarında 11 kişi öldü, 437'si ağır olmak üzere 8 binden fazla kişi yaralandı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu yazılı bir açıklama yaparak, Gezi protestolarındaki hükümetin tutumuna dikkat çekti.

Tanrıkulu açıklamasında şöyle dedi; "3 Haziran akşamında Antakya'daki Gezi protestoları sırasında polis tarafından başından vurularak öldürülen 22 yaşındaki Abdullah Cömert'in davası, olaydan 13 ay sonra nihayet bugün görülmüştür. Aradan geçen 13 ay sonunda adalet bekleyen herkes mahkeme salonuna gelmiş ancak dava sanıkları ve dosyası getirilmemiştir!

Türkiye'de hâlâ insan hakları ihlallerine karşı cezasızlık en üst düzeyde devam etmektedir. Davaların olayın yaşandığı yerden başka bir yere nakli de bu cezasızlığın bir süredir uygulanan yöntemlerinden biridir. Nakil demek, sanığın korunması ve adaletin gerçekleşmemesi demektir.

Gezi olayları sırasında yaşanan sayısız insan hakkı ihlallerine karşı cezasızlık sistematik bir politika olarak yürütülmektedir. Başından itibaren demokratik ve Anayasal bir hak olan Gezi protestolarına karşı hükümetin aldığı tutum insan hakları örgütlerinin verilerine göre 11 kişinin ölümüne, 43'ü ağır olmak üzere 8 bin 163 yurttaşın yaralanmasına sebep oldu. Hayatını kaybeden 10 kişi dövülerek, gaz kapsülüyle vurularak veya kullanılan biber gazından boğularak hayatını kaybetmiş, bir kişi de gerçek mermiyle vurularak öldürülmüştür. Demoktratik hakkını kullanan yurttaşlara yönelik hukuku, temel insan haklarını, anayasa'nın ilgili hükmünü hiçe sayan kolluk güçleri hakkında caydırıcı herhangi bir kovuşturmaya gidilmezken 5 bin 653 yurttaş hakkında toplam 97 dava açıldı.

Adaletin sağlanması konusunda yargı-iktidar ele ele vererek karşı duruş sergilemiş ve demokratik hakkını kullanan gençleri alenen infaz eden kolluk güçlerini korumuştur.

Ancak Gezi'de yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin hesabını her platformda, mağdur aileleriyle beraber sormaya devam edeceğiz.
Bugün Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Cömert ailesiyle dayanışmak ve adalet mekanizmasının neden işlemediğini bir kez daha sorgulamak üzere katıldık. Ne yazık ki yine yanılmadık; Abdullah Cömert davasında da sanıklar korunmaya devam edilmektedir.

Abdullah Cömert'i alenen infaz eden polis memuru hakkında yürütülen yargı sürecinin zamana yayılması ailenin ve kamuoyunun yoğun tepkisine sebep olmaktadır. Abdullah Cömert'in ölümüne sebep olanlarla ilgili hiçbir kuşkuya sebebiyet verilmeyecek şekilde bir an önce adaletin sağlanması için hukuk mücadelesini sürdüreceğiz! Cömert ailesi, Gezi’de öldürülen gençlerin aileleri yalnız değildir!"

    Cuma, 04 Temmuz 2014 16:20

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica