"Ethem Sarısülük için, adalet için bugün Ankara Adliyesi'nde olacağız!"

Sezgin Tanrıkulu: "Gezi protestolarına karşı hükümetin aldığı tutum nedeniyle insan hakları örgütlerinin verilerine göre 11 kişinin ölümüne, 43'ü ağır olmak üzere 8 bin 163 yurttaşın yaralanmasına sebep oldu."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu yaptığı yazılı açıklamada; "Gezi olaylar sırasında 10 kişi dövülerek, gaz kapsülüyle vurularak veya kullanılan biber gazından boğularak hayatını kaybetmiş, Ethem Sarısülük ise gerçek mermiyle vurularak öldürülmüştü. Demokratik hakkını kullanan yurttaşlara yönelik hukuku, temel insan haklarını, Anayasa'nın ilgili hükmünü hiçe sayan kolluk güçleri hakkında caydırıcı herhangi bir kovuşturmaya gidilmezken 5 bin 653 yurttaş hakkında toplam 97 dava açıldı" dedi.

Sezgin Tanrıkulu açıklamasında şöyle dedi:

"Ethem Sarısülük için, adalet için, yargısız infazlara dur demek için, hükümetin rafa kaldırdığı temel insan haklarını talep edenlerle dayanışmak için bugün yine Ankara Adliyesi'nde olacağız!

1 Haziran 2013 tarihinde, Ankara'da gerçekleştirilen Gezi protestoları sırasında polis memuru A.Ş. tarafından başından vurulan Ethem Sarısülük için 16 Haziran 2013'teki cenaze törenine bile müdahale edilmiş ve yurttaşlar yaralanmış, gözaltına alınmıştı. Ethem Sarısülük'ün ölüsünden bile korkar hale gelen hükümet ve ilgili kolluk birimleri, şimdi de yargı önünde hesap vermekten kaçıyor. Kameraların, yüzlerce şahidin gözleri önünde Sarısülük'ü infaz eden polis memuru A.Ş. bir yıldır siyasi iktidar ve onun etkisindeki yargı tarafından korunuyor. Deliller karartılmaya, yargı süreci uzatılarak dava unutturulmaya çalışılıyor.

Sarısülük'ün öldürülmesi, iddia edildiği gibi bir kaza değil, siyasi bir infazdır. Gezi protestolarına karşı açık bir gözdağıdır.

Gezi protestolarına karşı hükümetin aldığı tutum insan hakları örgütlerinin verilerine göre 11 kişinin ölümüne, 43'ü ağır olmak üzere 8 bin 163 yurttaşın yaralanmasına sebep oldu. Olaylar sırasında 10 kişi dövülerek, gaz kapsülüyle vurularak veya kullanılan biber gazından boğularak hayatını kaybetmiş, Ethem Sarısülük ise gerçek mermiyle vurularak öldürülmüştü. Demokratik hakkını kullanan yurttaşlara yönelik hukuku, temel insan haklarını, Anayasa'nın ilgili hükmünü hiçe sayan kolluk güçleri hakkında caydırıcı herhangi bir kovuşturmaya gidilmezken 5 bin 653 yurttaş hakkında toplam 97 dava açıldı.

Ancak biz, mağduru değil gaddarı kollayan bir adalet sistemini kabul etmiyoruz! Ethem Sarısülük'ü vuran polis memurunun da "polise emri ben verdim" diyerek Gezi'deki tüm insan hakları ihlallerinin doğrudan sorumlusu olduğunu itiraf eden Tayyip Erdoğan'ın da hesap verdiği bağımsız bir yargı, tüm yurttaşların en meşru hakkı ve talebidir.

Faili ve azmettirenleri yargı önünde hesap verip adalet yerini bulana kadar Ethem Sarısülük ve diğer tüm mağdur ailelerle birlikte hukuk ve insan hakları mücadelesi vermeyi, davaları yakından takip etmeyi, adliye koridorlarını aşındırmayı sürdüreceğiz!"

 

    Pazartesi, 07 Temmuz 2014 13:25

Bağlantılı Konular