"Sivas Katliamı, aradan on yıllar da geçse unutulmayacak kadar derin bir acı yaratmıştır"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: "Sivas'ta aydınları diri diri yakan zihniyetin benzeri ne yazık ki şu anda Irak'ta, Suriye'de mezhebinden dolayı insanları katleden IŞİD gibi örgütlerde yeniden vücut bulmaktadır. Kişileri etnik kimliğinden, dini inancından, mezhebinden dolayı hedef almak, onları bu kimlikleri yüzünden katletmek insanlığın düşürüldüğü en utanç verici noktalardan biridir."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun yazılı açıklaması şöyle:

"2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilen Sivas Katliamı, aradan geçen 21 yıla rağmen dünkü kadar yakıcı olmaya devam etmektedir. 2 Temmuz’da dönemin tüm yetkililerinin haberi ve bilgisi dahilinde, dünyanın gözleri önünde gerçekleştirilen katliam, insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. Buna rağmen yargılanan failler ödül gibi cezalara çarptırılmış, katliamcıları övenler, savunanlar her zaman taltif edilerek çeşitli kademelere yükseltilmişlerdir!

Sivas'ta aydınları diri diri yakan zihniyetin benzeri ne yazık ki şu anda Irak’ta, Suriye'de mezhebinden dolayı insanları katleden IŞİD gibi örgütlerde yeniden vücut bulmaktadır. Kişileri etnik kimliğinden, dini inancından, mezhebinden dolayı hedef almak, onları bu kimlikleri yüzünden katletmek insanlığın düşürüldüğü en utanç verici noktalardan biridir.

Bu tür suçları işleyenleri savunmak, yargılamamak veya hak ettikleri cezaya çarptırmamak da bu utanca, bu suça ortak olmaktır.

Sivas Katliamı'nın üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen ne yazık ki hâlâ katilleri koruyan bir hukuk anlayışı, bu tür suçlar için işletilen "zaman aşımı" uygulaması varlığını sürdürüyor. Sivas Katliamı'nın zaman aşımına uğramasını "milletimiz için hayırlı olsun" diyerek alkışlayan Başbakan Erdoğan ve iktidardaki partisi, insanlık suçlarına karşı zaman aşımı olmaması yönündeki kanun teklifimizi reddederek hangi tarafta durduklarını daha önce de göstermişlerdi.

Ancak yargı önünde hesabı sorulmayan katliam, toplumun vicdanında mahkum edilmiştir ve bu utanç kuşaktan kuşağa aktarılarak unutulmaz kılınacaktır. Sivas Katliamı, aradan on yıllar da geçse unutulmayacak kadar derin bir acı yaratmıştır. Bu acının bir nebze olsun dindirilmesi, faillerden en ağır biçimde hesap sorulmasıyla belki mümkün olabilirdi. Ancak Sivas Katliamı’nın acısını esas dindirecek olan, insanların mezheplerinden, etnik köken veya dini inançlarından dolayı hedef olmadığı bir Türkiye'nin inşasıdır. Bunun için ayrımcı ve katliamcı zihniyetlere karşı hep beraber eşitlik, özgürlük, insan hakları ve demokrasi mücadelesini yükseltmemiz gerekiyor.

Bu vesileyle, Sivas'ta yitirdiğimiz otuz beş canımızı bir kez daha saygıyla anıyor, ailelerine, yakınlarına, sevenlerine 21 yıldır geçmeyen acıya katlanma sabrı diliyorum."

    Çarşamba, 02 Temmuz 2014 16:59

Bağlantılı Konular