Kılıçdaroğlu, "Büyük Uzlaşı" toplantısından sonra açıklama yaptı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu İstanbul'da "Büyük Uzlaşı" toplantısından sonra, "Benim gördüğüm kadarıyla Türkiye büyük bir uzlaşmaya doğru gidiyor" dedi.

"Cumhurbaşkanlığı seçimlerine eğer Başbakan ve bakanlar girecekse bunların bulundukları makamdan ayrılmaları gerekiyor"

"Dışişleri Bakanı uyguladığı bu politikalarla Türkiye'yi Ortadoğu'da ciddi bir açmaza soktu. Terörün, bataklığın içindeyiz. Bunun bir siyasi sorumluluğunun olması gerekiyor. Birilerinin bunun hesabını verip görevinden ayrılması gerekiyor"

Kılıçdaroğlu, "Hükümet Irak'a bir askeri operasyon için tezkere isterse, görüşünüz ne olur" sorusunu, "Tezkerenin gerekçesine bakarız. Türkiye'nin lehine ise evet, aleyhineyse hayır diyeceğiz" cevabını verdi.

"Büyük Uzlaşı" toplantısından sonra açıklama yapan ve gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "Teslim olacaksınız, bayrağınız indirilecek siz hiçbir şey yapmayacaksınız. Hala ben kahramanım diye ortada gezeceksiniz. Orası bizim toprağımız mı? Evet bizim toprağımız. Orada dalgalanan bayrak bizim bayrağımız mı? Evet bizim bayrağımız. Teslim olun diyorlar teslim oluyorlar. Bayrak indiriliyor. Birilerinin bunun hesabını vermesi lazım. Onurlu insanlar bu tür durumlarda görevlerinden ayrılırlar" diyen Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Değerli arkadaşlar, çok güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Bütün arkadaşların görüşlerini aldık. Nasıl bir Cumhurbaşkanı adayı olmalı, kampanya nasıl olacak, nasıl gerçekleşecek, beklentiler nelerdir, endişeler nelerdir. Bunlar açık yüreklilikle ifade edildi. Benim gördüğüm kadarıyla Türkiye büyük bir uzlaşmaya doğru gidiyor. Büyük bir uzlaşmayı gerçekleştireceğiz. Ülkesini seven, insanını seven, hiç kimseyi ötekileştirmeyen, beraber yaşamayı temel amaç edinmiş, hukukun üstünlüğüne inanan, zarafetiyle, güzelliğiyle Türkiye'yi temsil edecek olan bir Cumhurbaşkanı adayı umuyorum belirlenecektir ve bu çerçevede geniş bir uzlaşmayla biz seçimlere gideceğiz. Önümüzdeki süreç bize bunu gösteriyor.

Soru: Efendim birçok isim geçti sanatçılar sizden önce bazı isimleri telaffuz ettiler ama en çok hangi isim mesela konuşuldu?
Kemal Kılıçdaroğlu:
İsim konuşulmadı. Sadece bazı arkadaşlarımız belli isimleri dile getirdiler. Bazıları birden fazla isim dile getirdi. Ama önümüzdeki süreçte bunları göreceğiz tabi.

Soru: YSK Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili istifa kıstasını açıkladı. Bunun içinde milletvekili, bakan ve başbakan yer almıyor bu mertebeler, bu makamlar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz etik olarak özellikle?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde eğer Başbakan girecekse, bakanlar girecekse bunların bulundukları makamdan ayrılmaları gerekiyor. Nedeni de şu; eşit koşullarda mücadele etmek gerekiyor. Eğer koşullar eşit olmazsa demokratik olmaz. Örneği var mı Türkiye'de? Örneği var. Örneğin bakanlar belediye başkan adayı oldular ve bulundukları görevden ayrıldılar. Böyle bir istifa zorunluluğu yoktu ama etik olarak görevlerini bıraktılar. Eğer Başbakanda ben Cumhurbaşkanı adayı olacağım diyorsa kendisinin uyguladığı o etik kuralları kendisi içinde uygulaması gerekiyor. Yani bulunduğu görevden ayrılıp Cumhurbaşkanı adayı olarak meydanlara çıkması gerekiyor.

Soru: Sayın Kılıçdaroğlu sizin adayınızı açıklayacağınız tarih nedir? İkincisi, rehinelerle ilgili size ulaşan bir son bilgi var mı?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Önümüzdeki hafta içinde büyük bir olasılıkla aday belirlenecektir. Rehinelerle ilgili bana ulaşan bir bilgi yok ama dün akşam kısa süre içinde rehinelerin serbest bırakılacağına ilişkin bir bilgi ulaştı.

Soru: Sayın Dışişleri Bakanıyla görüştünüz. O görüşmeden yansıyan bir takım bilgiler var. Kendisine bunun bir sorumlusu olması gerekir dediğiniz onunda işte biz hesabı halka veririz gibi karşılık verdiği şeklinde. Böyle bir diyalog oldu mu? Tam olarak nasıl oldu acaba?
Kemal Kılıçdaroğlu:
Dış politikada özellikle Ortadoğu'da büyük bir bataklığa Türkiye’nin sürüklendiğini biliyoruz. Bunu uygulayan bir siyasetçi var. Dışişleri Bakanlığı, hatta Dışişleri Bakanı uyguladığı bu politikalarla Türkiye'yi Ortadoğu'da ciddi bir açmaza soktu. Terörün içindeyiz, bataklığın içindeyiz. Bunun bir siyasi sorumluluğunun olması gerekiyor. Eğer rehineler serbest bırakılıp yani Türkiye'yi geldikten sonra birilerinin bunun hesabını verip görevinden ayrılması gerekiyor. Bundan daha doğal ne olabilir? Eğer ben bunu söylemezsem Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı olarak görevimi yapmamış olurum. Bu kadar acı bir tabloyu kim içine sindirebilir? Teslim olacaksınız, bayrağınız indirilecek siz hiçbir şey yapmayacaksınız. Hala ben kahramanım diye ortada gezeceksiniz. Orası bizim toprağımız mı? Evet bizim toprağımız. Orada dalgalanan bayrak bizim bayrağımız mı? Evet bizim bayrağımız. Teslim olun diyorlar teslim oluyorlar. Bayrak indiriliyor. Şimdi bunlar zaferle mi gezecekler ortada? Birilerinin bunun hesabını vermesi lazım. Onurlu insanlar bu tür durumlarda görevlerinden ayrılırlar. İzzeti ikbal ile babı hükümetten ayrılırlar. İşin özeti budur. Bu yıllarca önce söylenmiş bir şiirden alınmadır. Dolayısıyla bunlarında o görevlerinden ayrılmaları ve yerine yeni arkadaşların gelmesi gerekiyor.

Soru: Peki hükümet Irak'a bir askeri operasyon için tezkere isterse sizin parti olarak görüşünüz ne olur?
Kemal Kılıçdaroğlu: Tezkerenin gerekçesine bakarız. Türkiye'nin lehine ise evet, aleyhineyse ona da hayır diyeceğiz"

    Cuma, 13 Haziran 2014 15:45

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica