Davutoğlu'nun ziyaretinin ardından Faruk Loğoğlu açıklamalarda bulundu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu ziyaretinden sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu, istifayı hatırlattı.

Faruk Loğoğlu Kılıçdaroğlu'nun Bakan Davutoğlu'na,  "Suriye, Irak, Ortadoğu bağlamında, hatta onların ötesinde Türkiye'nin giderek yalnızlaşan,  kıskaç altına girmiş dış politikanın ışığında yalnızlaşan bir ülke olduğunu" belirttiğini ve  Türkiye'nin geleceği, selameti, huzuru, güvenliği için AKP hükümetinin mutlaka bir siyasi fatura ödemesi gerektiğini söylediğini" açıkladı.

"Bu işin baş mimarı Başbakan Erdoğan'dır, onun altındaki uygulayıcı mimarda Ahmet Davutoğlu'dur. O bakımdan en azından Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun derhal istifa etmesi gerekir. Ben dün söyledim. Bugünde Genel Başkanımız bir siyasi faturadan bahsetti" diyen Loğoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun görüşme talebini Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kabul etti. Bu görüşme saat 14.00'de başladı, saat 15.00'de bitti. Bir saatlik bir görüşme oldu. Dışişleri Bakanı Davutoğlu yanında Bakan Yardımcısı Naci Koru ve Müsteşar Yardımcısı Ömer Önhon'la birlikte geldi.

Sayın Kılıçdaroğlu'nun yanında ben Genel Başkan Yardımcısı olarak, Eski Irak Özel Temsilcimiz Emekli Büyükelçi, İstanbul Milletvekili Osman Korutürk vardı.

Görüşmede Sayın Dışişleri Bakanı Musul'daki olayların daha çok arka planını temas etti. Yani bu baskını yapan terör örgütünün nerede, nasıl yeşerdiğini, nasıl bir tarihçesi olduğu konusunda ayrıntılı bilgiler paylaştı. Ayrıca Başkonsolosluğun bulunduğu mevki, oradaki son gelişmeler hakkında bilgi verdi. Bunlar tabi ayrıntılardı.

Bizim için esas olan biliyorsunuz bugün TBMM Musul konusunda özel bir oturum yapacaktı. Fakat onun şimdilik ertelendiğini anlıyorum. Çünkü bu turu tamamladıktan sonra Dışişleri Bakanı Davutoğlu siyasi partilere bilgi verdikten sonra bizim için, Cumhuriyet Halk Partisi için esas olan TBMM'de de halkın da dinleyebileceği şekilde ayrıcı bilgi verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Onun da yapılacağını anlıyorum. İnşallah yapılacaktır, yapılması gerekir.

Şimdi konunun esas özüne, çekirdeğine geldiğimiz zaman Türkiye'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin, bütün halkımızın ilk ve tek hedefi oradaki vatandaşlarımızın, Başkonsolosluk mensuplarının, tır şoförlerinin salimen bırakılmaları, özgürlüklerine kavuşturulmalarıdır. Tek hedef budur.

Bunun için Dışişleri Bakanı Davutoğlu temaslarda bulunduklarını ve bu konuda iyimser konuştuğunu söylemem lazım. Ayrıntıya girmem, giremem de. Fakat bu konuda ellerindeki bütün imkanları kullanarak bunu daha başka yöntemlere başvurma gereği kalmaksızın bu konsolosluk mensuplarımızı Başkonsolosumuz dahil kurtarmak için gereken girişimleri ve temasları sürdürdüklerini belirtti. Bunun tabi neticelerini önümüzdeki günlerde görmemiz lazım. Ümidimiz, temennimiz, beklentimiz ve hükümetten talebimiz bu konuda gereken bütün girişimleri yaparak bu vatandaşlarımızın Başkonsolosumuz ve Başkonsoloslukta görev yapan diğer arkadaşların ve tır şoförlerimizin en erken noktada serbest bırakılmalarını sağlamak.

Bizim açımızdan Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bu konuda çok özet konuşacağım, bu arada soruda almayacağım onu da söyleyeyim. Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu AKP hükümetinin Ortadoğu politikasının baştan sona yanlış olduğunu, Türkiye'ye bir bataklığa sürüklediğini, Türkiye'yi bölgede yalnızlaştırdığını ve Türkiye'nin bu nedenle çok ciddi sıkıntı ve tehlikelerle karşı karşıya bırakıldığını izlenen bu politikalar neticesinde. Bunu belirtti ve bunun bir siyasi faturasının mutlaka olması gerektiğini Sayın Davutoğlu'na ifade etti.

Yani bu bağlamda Sayın Kılıçdaroğlu ister Suriye bağlamında, ister Irak bağlamında, ister Ortadoğu bağlamında, hatta onların ötesinde Türkiye'nin giderek yalnızlaşan, giderek bir kıskaç altına girmiş bir dış politikanın ışığında yalnızlaşan bir ülke olduğunu özellikle vurguladı. Bunu dile getirdiğimizi, bu bağlamda Türkiye'nin geleceği, selameti, huzuru ve güvenliği için Cumhuriyet Halk Partisinin yaptığı önerilerin hiçbir noktada dikkate alınmadığını ve bunu dikkate almayan, bu yanlış politikalarda ısrar eden AKP hükümetinin mutlaka bir siyasi fatura ödemesi gerektiğini Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu'na açıkça belirtti.


Soru: İstifa etmelisiniz dedi mi?
Faruk Loğoğlu:
Siyasi fatura dedik yani bunun daha açık bir şeyi yok. Daha önce ben dün yaptığım yazılı açıklamada belirttiğim gibi hükümetin bu konuda gelişmeleri öncelikle TBMM'yle paylaşması lazım. Fakat oraya gelmeden öncede bu işin baş mimarı Başbakan Erdoğan'dır, onun altındaki uygulayıcı mimarda Ahmet Davutoğlu'dur. O bakımdan en azından Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun derhal istifa etmesi gerekir. Ben söyledim. Bugünde Genel Başkanımız bir siyasi faturadan bahsetti.

Soru: Davutoğlu'nun eleştirilere yanıtı oldu mu?
Faruk Loğoğlu:
Soruya cevap vermeyeceğim dedim. Sayın Davutoğlu'na verdiği bilgiler için teşekkür ettik ve görüşmeyi bitirdik.

Soru: Askeri seçenek masada mı peki?
Faruk Loğoğlu: Soru cevaplandırmayacağım. Çünkü Davutoğlu'nun şu ricası oldu buna uymak durumundayız. Kendisi basına açıklama yapmayacağını, temaslarını tamamladıktan sonra, bütün siyasi partilerle temaslarını tamamladıktan sonra bir açıklama yapacağını söyledi. Ama biz bu bilgileri en azından kendi partimiz açısından bu noktada paylaşmanın daha doğru olacağını düşündük, çünkü bu önemli bir konu. Yani sadece bizim partimizi değil bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir konu. Böyle hassas, duyarlı, önemli bir konuda elimizdeki bilgileri paylaşılabilecek ölçülerde sizlerle paylaşma gereğinden hareketle bu toplantıyı yapma talimatı aldım Genel Başkanımızdan, yaptım. Hepinize teşekkür ediyorum."

    Perşembe, 12 Haziran 2014 17:57

Bağlantılı Konular